1841 yılı Ekim ayı başlarında Vıbıh sınırında, Rusların sert bir biçimde karşılanması olayıdır. Ekim ayı başlarında yaşanmış olan bu olayları daha iyi anlayabilmemiz için, Kafkas Savaşı’nın Karadeniz kıyı bölümünde süren başlangıç aşamasını da anımsamamız gerekiyor. Rus generalleri Adıgeler ile soydaşları Vıbıhların bir an önce boyun eğmelerini sağlamak için kıyı boyunca kaleler kurmaya karar vermişlerdi. 1831-1839 yılları süresince, kıyı boyunda Gelencik, Novorossiysk, Navaginsk ve daha başka kaleler kurmuşlardı (7). Kalelerin kurulmaları öncesinde Rus birlikleri Adıge yerleşimlerini yok etmiş, evleri ateşe vermiş, sel gibi kan akıtmış ve etnik temizlik uygulamıştı.

Adıgeler Rus istilasına karşı koymuşlardı. Örneğin, 1838 yılında Ş’açe (Soçi) limanına bir çıkartma yapan General Simborski komutasındaki Rus ordusuna karşı saatlerce süren sert bir direnişte bulunmuşlardı. Ruslar sayı çokluğu ve topları sayesinde Ş’açe’yi ele geçirmişlerdi. Rus istilacılar, üzerinde askeri kaleler bulunan “Karadeniz Kıyı Hattı” (müstahkem yolu) inşaatını başlatmış, sonunda da tamamlamışlardı. Ancak bu vb. Rus başarıları savaşın zaferle sona erdiği anlamına da gelmiyordu.

Adıgeler ile Vıbıhlar 1840 yılında ordu komutanı yiğit Berzeg Hace komutasında Rus kalelerine yönelik karşı saldırılarını başlattılar. 7 Şubat günü Psışşuape (Псыш1уапэ) yerinde kurulmuş olan Rus Lazarevsk Kalesi ele geçirildi. Belgelere göre Adıgeler gün ağarmak üzereyken çok sessiz bir biçimde Lazarevsk Kalesi’ne sokuldular ve duvarlara tırmanmaya başladılar. Hemen uyanan Ruslar top ve tüfekle müdahale ettiler. Ancak Dağlıları durduramadılar, Dağlılar keskin kılıçlarıyla düşmanın üzerine çullandılar. Kale ele geçirildi, barutlar alındıktan sonra kale imha edildi(8).

Aynı yıl 29 Şubat’ta Tuapse Irmağı ağzındaki Velyaminovsk Kalesi ele geçirildi (9). 22 Mart’ta Mihailovsk Kalesi (10), 2 Nisan’da da Nikolayevsk Kalesi (11) alındı.

Kalelerin alınması için Abzah, Şapsığ, Natuhay ve Vıbıh komutanlar mükemmel bir savaş planı hazırlamışlardı. Her bir topluluk farklı işaretleri olan özel/yerel bayraklarını taşıyan kendi askeri birliklerini oluşturmuştu. Dağlılar başında en yiğit ve deneyimli komutanların yer aldığı yüzer kişilik askeri birlikler kurmuşlardı (12). Daha önce sözünü ettiğimiz Berzeg Hace ve Tığujıko Kızbeç gibi ulusu için özverili mücadele yürüten Şırıhuko Tığuj, Ş’upek’o Ş’om (Ш1упэк1о Шъом) ve daha başka yiğit komutanları da anmak gerekiyor.

Karadeniz kıyısında süren bu savaşın Adıgeler açısından bir çapul ve yağma savaşı olmadığı, aksine bir halk savaşı olduğu Rus generali P.X. Grabbe tarafından da itiraf edilmiştir (13).

Karadeniz kıyısında inşa etmiş oldukları Rus kalelerinden bazılarının Dağlıların eline geçmiş olduğu haberi başkent St. Petersburg’da bomba etkisi yarattı. Haber bekletilmeden Savaş Bakanı A.İ. Çernişev tarafından Çar’a bildirildi. Çar Nikolay I çılgına döndü, Dağlıların en sert biçimde cezalandırılmalarını buyurdu. Kırım Yarımadasından getirilen 13. Piyade Tümeni Karadeniz kıyılarına çıkartıldı. Çar, Adıge toprağına girilmesi, yerleşim yerlerinin ateşe verilmesi, ekin tarlalarının da çiğnenmesi emrini vermişti. Ateşe verilip yakılan yerleşim yerlerine çakılan kazıklar üzerine ilanlar asılıyor, Adıgelerin cezalandırıldıkları yazılıyordu (14). Generalleri Çarlarının buyruklarını eksiksiz yerine getiriyorlardı.

Rus generallerinin en çok cezalandırmak istedikleri topluluklardan biri de Vıbıhlar idi. Bunun nedeni ne olabilirdi? Vıbıhlar dil yönünden Adıge ve Abhazlara yakın olan soydaş bir topluluk idi. Karadeniz kıyısında Şahe (Шэх) ve Ş’açe (Шъачэ/Soçi) ırmakları dolaylarında ve daha doğudaki dağlarda yoğunlaşmışlardı. Ruslarla süren savaşlarda Vıbıh savaşçılar en önde saldırılara katılıyorlardı. Rus kalelerinin ele geçirilmesi sırasında da Vıbıhlar en ön saflarda yer almışlardı.

1841 yılında “Karadeniz Kıyı Hattı” komutanı General İosif Anrep, Vıbıh topraklarına büyük bir askeri birlik gönderme ve Dağlıları cezalandırma kararı aldı. General Vıbıhları ‘yola getirdikten’ sonra, öteki Dağlıların da boyun eğeceklerini düşünüyordu. Ekim ayı başında Rus birlikleri Svyatoy Duh Kalesi’nde(Kutsal Ruh Kalesi; şimdi-Adler) toplandılar. Buradan Vıbıh yöresinin içlerine ulaşmak için iki ana yol vardı. Biri dağlardan geçiyor, diğeri de kıyıboyunu izliyordu. Dağ yolundan ilerlemek hem zor hem de tehlikeliydi. Bu nedenle General Anrep kıyı yolunu izlemeyi uygun buldu. Rus Ordusu kıyı yolunu izleyerek Svyatoy Duh’tan yürüyüşe geçecek, Ş’açe ırmağı ağzındaki Navaginsk Kalesi’ne ulaşacak, oradan da Vıbıh toprağının iç kesimlerine girecekti.

Vıbıhlar Rus Ordusundan büyük bir saldırı geleceğini biliyor ve bekliyorlardı. Büyük bir toplantı düzenlediler. Toplantıda Berzeg Hace, düşmana boyun eğmenin sözkonusu bile olamayacağını söyledi ve konuşmasını şöyle bağladı: “Vıbıh toprağına tek bir Gavur girebilirse sakalımı keseceğime ve kadın elbisesi giyeceğime söz veriyorum!” Ünlü ordu komutanı kendi adına topluluk karşısında işte böylesine bir yükümlülük altına girmişti (15). Kafkas Savaşı’na katılmış olan Rus generallerinden G.İ. Filipson’un yazdığına göre, Berzeg Hace yiğit (l’eblan), akıllı/bilge (aqılışşu) ve yetenekli biriydi (ts’ıf çan) (16).

Vıbıh savaşçılar düşmanı karşılamak üzere yol boyunca toplandılar. Yardımlarına Şapsığ ve Abzah yiğitleri de koşmuşlardı. Dağlı yurtseverler bağımsızlığı koruma uğruna canlarını vermeye hazırdı. Dağlılar düşmanın ilerleyeceği sahil yolunu engellerle kapatmaya, yer yer barikatlar (ğepıtağexer) kurmaya başladılar. Barikatlar kesilmiş ağaç kütükleri, blok kayalar ve diğer malzemeler yardımıyla kuruluyordu (17). Önce iki çit çatılıyor, çitler arasına toprak konup çiğneniyor ve sertleştiriliyordu. Barikatların çoğu Mıtse (Мыцэ) ve Bzıgu (Бзыгу) ırmakları arasında kurulmuştu.

Yürüyüş, 8 Ekim 1841 gecesi gün ağarmaya iki saat kala General Anrep komutasında başladı. Rus Ordusu Adler’den/Svyatoy Duh Kalesi’nden Ş’açe’ye gitmek üzere yola koyuldu. Anrep’in asker sayısı 5 binin üzerindeydi. Tenginski Piyade Alayı tamamı ile Belotski, Bretski, Vilenski ve Litovski alaylarından birer tabur, ayrıca topçu bataryaları ve daha başkaları ile takviye edilmişti. Gurya, Mingrelya ve İmeretya’dan gelmiş 1017 süvari ve 1852 piyade de (18)harekâta katılmıştı. Gürcüler Rus yağmacıların yardımına gelmişlerdi. Rus birliklerinin ilerleyişine destek için yürüyüşü denizden izleyecek olan bir donanma da gelmişti. Ş’açe’ye, kuzeye doğru ilerleyen Rus kara birliklerine, Tuğamiral M.N. Stanyukoviç komutasındaki Rus filosu denizden eşlik ediyordu. Filoda “Trex ierarxov” adlı sahil muhafaza gemisi ile “Agatopol” adlı gemi ve daha başka gemiler de bulunuyordu. Filonun görevi Ruslara karşı direnecek olan Adıge ve Vıbıh birliklerini dövmek ve etkisizleştirmekti.

Rus birlikleri Hosta Irmağına değin yürüyüşlerini hızlıca sürdürdüler. Dağlılar Hosta Irmağı kuzeyinde Rusları karşıladılar ve çarpışmalar sertleşmeye başladı. Dağlılar barikatlardaki siperlerin, çitlerin gerisinden Rus birliklerine tüfek ateşi açıyorlardı. Rus gemilerinden de top ateşi açılıyor ve Dağlıların barikatları tahrip ediliyordu. Top atışı durduğunda Adıgeler kılıçlarını çekip düşmanın üzerine saldırıyorlardı (19). Çarpışmalar 8 Ekim’de gün boyunca sürdü. Düşman kendi topçu ateşinin desteğinde, güçlükle de olsa Agura Çayına ulaşmayı başardı.

9 Ekim günü Agura ile Mıtse ırmakları arasında 5 saat süren şiddetli bir savaş verildi. Savaşa katılanların yazdıklarına göre, top ve tüfek sesleri ile ölmek üzere olan yaralıların inilti ve bağırma sesleri hiç dinmedi. Barut dumanından koca ağaçlar bile görünmez olmuştu.

10 Ekim sabahı çarpışmalar daha da şiddetlendi. Gece boyunca takviye anlamında Adıge ve Vıbıh ana birlikleri savaş alanına gelmeye devam ettiler. General İ.R. Anrep sonradan şunları yazmıştı: “Kılıçlarını çekip üstümüze saldırmadan önce, Vıbıhlar yoğun bir tüfek ateşi açıyorlardı. Böyle bir şey o vakte değin Kafkasya’da görülmüş bir şey değildi” (20). Donanmanın destek ateşleri sayesinde, Rus Ordusu Ş’açe ırmağı ağzındaki Navaginsk Kalesi’ne ulaşmayı başardı. Sıra Anrep’in planının son aşamasına gelmişti: Hedef, Navaginsk’ten Vıbıh topraklarının içlerine girmek idi.

Anrep, Navaginsk Kalesi’ne ulaşınca harekâta son verdi. Bunun nedeni Rus Ordusunun kayıplarında aranmalıdır. Sözgelişi Syatoy Duh’tan yola çıkıldığında Tenginski Alayı’nın mevcudu 2.087 idi, Ş’açe’ye ulaşıldığında sayı 1.064’e düşmüştü. 361 muvazzaf subaydan (унтер-офицер) 141’i; 66 yedek subaydan da (обер-офицер) 35’i sağ kalmıştı. Ötekiler ise ya ölmüş ya da yaralı olarak hastanelere kaldırılmıştı. Diğer alayların durumu da farksızdı. Tuğamiral Lazar Serebryakov, üstkarargah komutanı Aleksandr Menşikov’a şöyle yazmıştı: “Bir kaleden öbür kaleye 20 verst (**) yol almak için, geride 600 ölü ve yaralı bırakmaya, 3 bin kişiyi hastaneye kaldırmaya ve 600 bin Ruble para harcamaya değer miydi?” (21).

Rus generallerinin planlarını suya düşüren ana neden Dağlıların yiğitliği idi. M.F. Federov şöyle yazmıştı: “Ş’açe’ye varınca harekâtı durdurduk. Harekâtın bize hiçbir yararı olmadı, sadece kendi gücümüzü düşürmüş olduk” (22). Dağlıların Rus Ordusunu Vıbıh toprağına sokmamış olmaları gerçeği, doğru bir biçimde Alman biliminsanı Moritz Wagner’in 1848’de Almanya’da yayınlanan “Kafkasya ve Kazakların Ülkesi” adlı kitabında da yazılıdır (23). (Psatl)

*Adıge tarihçi, Adıge Devlet Üniversitesi Adıge Filoloji ve Kültür Fakültesi Dekanı, Maykop

**Verst-1 verst, yaklaşık 1,066 km ya da tam olarak 1066,781 metredir. (HCY)

Dipnotlar:

7.Государоственный архив Краснодарского края.(ГААК) Ф.260.оп.1.Д.1014.Л.6-19;Очерк положения военных дел на Кавказе,с начала 1838 до конца 1842 года//Кавказский сборник.-Тифлис,1877.Т.II.C.9,17,18,29.
8.Акты Кавказской археографической комиссии.-Тифлис,1884.-T.IX.Часть I.-С.480-481.(АКАК).
9.Дубровин Н.Ф.Кавказская война в царствование императоров Николая I и Аександра II (1825- 1864 г.)//Обзор войн России от Петра Великого до наших дней.СПБ.,Часть IV .Книга 2-я.С.133.
10.Берже Ад.П.Защита Михаиловского укрепления 22-го марта 1840 г.//Русская старина.-СПб.,1877.-Т.XIX.Май-август.С.275-286.
11.Юров А.1840,1841 и 1842- й годы на Кавказе //Кавказский сборник.-Тифлис,1886.Т.Х.-С.248.
12.AKAK.-T.IX.Часть I.-С.252.
13.Age,s.253.
14.Ракович Д.В.Тенгинский полк на Кавказе.-Тифлис,1990.-С.229-230
15. Age,s.264.
16.Воспоминания Григория Ивановича Филипсона.-М.,1885.-С.191.
17.Федеров М.Ф.Походные записки на Кавказе с 1835 по 1842 год//Кавказский сборник.-Тифлис,1879.-T.III.C.208.
18.AKAK.-Тифлис,1884.-Т.IX. Часть I.C.514-515.Рапорт начальника Черноморской береговой линии И.П.Анрепа военному министру Российсой империи А.И.Чернышову от 16 от октября 1841 г.,Нo.279.
19.Федеров М.Ф.’nin sözkonusu kitabı,s.208.
20.AKAK.-T.IX.-Часть I.-C.517
21.Адмирал Л.М.Серебряков:Документы//Вестник архивов Армении.-Ереван,1973.No.I.-C.47.
22.Федеров М.С.Указ.соч.-С.216.
23.Der Kaukasus und das Land der Kosaken in den jahren 1843 bis 1846,von Moritz Wagner/Dresden und Leipzig,1848.Erster Band.S.12-21

Prof.Dr. Ç’IRĞ Ashad*
Çeviri: Hapi Cevdet Yıldız
jinepsgazetesi.com

 

Kabardey ve Kırım Hanlığı topraklarının Rusya’ya ilhâkı;

Çerkesya’ya Rus saldırıları, İmam Mansur ve sonrası

İlkçağdan bu yana çok zorlu bir yaşam sürdürmüşlerdir Çerkesler. Güzel ülkelerini ele geçirmek isteyen pek çok düşmanın korkunç saldırları ile bir başlarına kaldıkları durumlar çoğalmıştı. Ama yiğit Adıgeler atalar yurdunu canları pahasına savunmaktan asla geri kalmıyorlardı.

18. yüzyılda kuzeyden gelen amansız bir tehdit, ulusun karşısına dikilmişti: Rusya İmparatorluğu, Kuzey Kafkasya'yı ele geçirmek için kanlı bir istilâ savaşını başlatmıştı. 18.yüzyılın ilk döneminde bu saldırı politikasının başlatıcısı ve uygulayıcısı, acımasızlığı ile ünlü Rus Çarı I.Petro (Deli Petro; 1672- 1725) idi. Rus saldırı politikası 18. yüzyılın ikinci yarısında daha da genişletildi. Bu dönemde Rusya tahtında İmparatoriçe II.Yekaterina (II.Katerina;1729-1796) oturuyordu. Aşağıdaki dizeler işte bu kanlı ve fırtınalı dönemin olaylarına ilişkindir.

***

Kabardey ülkesinin istilâsı

1763'te Ruslar,Adıgelere ait bir yer olan Mozdok (Мэздэгу) yöresine el koydular (1) . Kabardeyler bu girişime karşı çıktılar;Ruslardan Mozdok'ta kurdukları kaleyi yıkmalarını ve buralardan gitmelerini istediler. Ancak Ruslar bunu dikkate almadılar.Bunun üzerine Kabardeyler Rus kalelerine saldırmaya ve Ruslara ağır kayıplar verdirmeye başladılar.Mozdok'u Ruslardan geri alamayan Kabardeyler,kendi beyleri (пщы) yönetiminde,1767'de Kuma Irmağı (Гум) boylarına çekilmek ve oralarda yerleşmek zorunda kaldılar.Ardından da daha batıda Kuban (Пщыз;Псыжъ) ırmağı havzasında (Batı Çerkesya’da) yaşamakta olan Adıgeler ile dayanışma içine girdiler.

Kabardey ülkesinin (Къэбэртае) Kuzey Kafkasya'da kendine özgü stratrejik bir önemi vardı. Burası Rusların eline geçecek olursa Dağ Ülkesi (-Kuzey Kafkasya-), doğu ve batı biçiminde iki parçaya ayrılmış, Parçalar birbirinden kopmuş, Rusya’nın yayılmacı politikası güçlenmiş ve mesafe almış olacaktı. 1768- 1774 Osmanlı-Rus Savaşı sona erdiğinde, bu gerçek su yüzüne çıkmış oldu. Savaşın sonunda Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı (-1774-). Antlaşmanın 21’inci maddesi Kabardiya'ya ilişkindi. 2’inci.maddeye göre, Kabardiya'nın geleceği (kaderi) Kırım Hanı'nın takdirine bırakılmıştı. Ancak çok daha önceden Kırım Hanı ile Rus Çarı arasında bir antlaşma yapılmıştı, buna göre, Kabardiya, Rusya'ya katılmış (ait) sayılmıştı! 1774'te Han, öncesinden vermiş olduğu bu sözü tuttu ve Kabardiya'nın Rusya'ya ilhak edilmiş olduğunu onayladı. Çarlık Rusya’sı, işte böylesine hileli yollarla da yeni topraklar ele geçirmekteydi (2).

Ancak Kabardeyler kendileri için biçilmiş olan bu yeni statüyü kabul etmediler. 1774 yılından başlayarak 1820'li yılların sonlarına değin bağımsızlıkları için kuzeyden gelen düşmana yiğitçe karşı koymayı sürdürdüler.

***

Rus yayılmasının sürmesi ve Çerkesya’ya karşı müstahkem hatlar kurulması

Kuzey Kafkasya'daki Rus yayılmaları gittikçe genişlemekteydi:Bu bağlamda 1777'de Ruslar Azak-Mozdok Müstahkem Hattı'ını inşa etmeye başladılar.Bu girişimin bir ürünü olarak sel gibi Kabardey kanı da akıtılıyordu. Ancak, Kabardeylerle yetinmeyen Ruslar, Kuban bölgesine de (-Batı Çerkesya'ya da-) saldırdılar. Kuban Irmağı boylarında gerçekleşen olayları daha yakından tanıyabilmek için, Kırım Hanlığı topraklarında olup biten olaylara da değinmek gerekir.

Küçük Kaynarca Antlaşması hükümlerine göre Kırım taraflarındaki Kerç,Yenikale ve Dinyeper Irmağı ağzındaki Kinburun (Kılburun) kaleleri Osmanlılar tarafından Ruslara bırakılmıştı. Böylece Rusya/ Ruslar Karadeniz kıyılarına ulaşmış oldular (1774). Kırım Hanlığı da Türk korumasından çıkarak bağımsız devlet statüsü elde etmişti. Kuzeybatı Kafkasya'da, Azak Denizi kıyılarında, Don ve Yeya ırmakları arasında kalan Azak Denizi kıyıları da Rusya’ya bırakılmıştı.

Kırım,bağımsız bir devlet olarak tanınmış olmakla birlikte, Rusların ve Türklerin siyasî entrikalarına sahne oluyordu. Petersburg ve İstanbul, Kırım'da kendi otoritelerini kurmanın peşindeydiler.

***

Kırım üzerinde oynanan oyunlar ve Kırım'ın Rusya'ya ilhakı için yapılan hazırlık çalışmaları ve Jane Adıgelerinin sürülmeleri

Kırım’a bağlı olarak çözümü gereken sorunlar arasında Kuban bölgesi sorunu da bulunuyordu. Kuban Irmağının sağ ya da kuzey yakası ya da Kuban ırmağı ile daha kuzeydeki Yeya ırmağı arasındaki topraklar, o sıralar Kırım Hanlığı’na bağlıydı. Bu topraklarda Nogaylar ile Adıgeler barınmaktaydılar. Kuban Irmağının kuzeyinde yayılan bu geniş topraklar, Krasnodarlı tarihçilerden V.N.Ratusniyak,T.M.Feofilaktova ve V.P.Gromov’a göre, Kazakların gelişinden önce boş ve insansız imiş. Son derece saçma iddialar bunlar. Cennet gibi güzel bir bölgenin insansız kalmış olması gibi bu tür iddialar tamamen asılsızdır ve akla uygun da değildir.

İmparatoriçe II. Yekaterina, Kuban bölgesini ele geçirmek için Kuban Kolordusu adı altında askeri bir birlik kurdurdu ve bu orduyu Nogay ve Adıgelerin barındığı bu toprakların içine saldı. Kolordu komutanlığı da General A.V.Suvarov’a verildi. Suvarov 1778’de Kuban bölgesine geldi. Suvarov’un görevi Nogaylara boyun eğdirmek, Adıgeleri dağıtmak, bu iki halkı – Nogay ve Adıgeleri- birbirlerinden uzaklaştırmak, birleşmelerini önlemek ve Türklerin bölgeye ilişkin planlarını boşa çıkarmak olarak belirlenmişti. Suvarov, görevlerini yerine getirmek için Kuban Irmağı kuzeyi boyunca kaleler kurmayı kararlaştırdı.

Ruslar 1778 yılı kış ve yaz ayları boyunca Kuban Irmağının kuzey (sağ) yakası boyunda 20’den çok kale kurdular. Bu oluşum Küçük Kaynarca Atlaşması hükümlerine aykırı düşen çok çirkin bir davranıştı, çünkü bu kaleler Rus topraklarında değil, bağımsız bir ülke sayılan Kırım Hanlığı topraklarında kurulmuşlardı, yani ilgisiz bir başka devlet, Rusya tarafından kurulmuşlardı.Bu oluşum nedeniyle Türk-Rus ilişkileri kötüleşti.

Suvarov tarafından kurdurulan bu Rus askeri kaleleri, Adıgeleri de huzursuz etmişti. Rusların bu davranışı saldırgan, yayılmacı ve yağmacı bir siyaseti yansıtmaktaydı. Adıgelerin her zaman için hayvanlarını yayıp otlattıkları bu yerler –ekonomik alanlar- böylece Adıgelerin elinden çıkmış oldu. Öyle ki, birkaç yüzyıl geriye gidildiğinde,15.yüzyılda Azak Kalesi (Azov) ile Kuban Irmağı arasında bulunan toprakların tamamı Adıgelere aitti ve oraları Çerkesya’nın bir parçası idiler.Nogayların ve Tatarların bu yerlere gelişi 16.yüzyılda gerçekleşmişti. Bu arada üzücü bir durum da, 1778’de bir Adige topluluğu olan Janelerin, Kuban’ın kuzeyinde yaşamakta oldukları yerlerden Suvarov tarafından kovulmaları ve Kuban Irmağının güneyine sürülmeleri olayıydı. Bu olay, Adıge ulusu açısından, onur kırıcı bir sonuç yaratmıştı.

Adıgeler,zalim bir yağmacıdan başkası olmayan A.V.Suvarov’a karşı koyuyor, karşılarında yükseltilmiş olan Rus kalelerine saldırarak misillemelerde bulunuyorlardı. Bu oluşum karşısında giderek daha da sertleşmiş olan Suvarov, Adıgelere çamur ve iftiralar atmaya başlamıştı. Suvarov, kendi üstü olan P.A.Rumiyantsev’e şöyle yazmıştı: “Adıgeler (Çerkesler) soyguncu ve hırsızdırlar”. Beyinsiz General, Nogaylara da veriştiriyordu. General’e göre Nogaylar “geri zekalı”, “yalancı” ve “ayyaş” idiler.

Kuban Irmağı kuzeyinde ele geçirdiği topraklarla yetinmeyen Suvarov, Kuban’ın güneyine (Çerkesya’ya) inmek ve oralarda da kaleler kurmak istedi. Ancak İmparatoriçe,bu isteği erken, vakitsiz buldu ve kabul etmedi. Nisan 1778’de Suvarov, Kırım Hanlığı topraklarında bulunan tüm Rus birliklerinin komutanlığı görevine atandı ve Kuban Kolordusu komutanlığını, astı General V.V.Rayzer’e bırakıp Kırım’a gitti.

***

Çerkes karşı direnişinin yoğunlaşması ve Kırım’ın Rusya’ya ilhak edilmesi

Adıgeler Rus istilâcılarla mücadele ediyorlardı. 20 Mayıs 1778’de Slaviyanski kalesi yakınlarında bir Kazak muhafız birliğini yok ettiler. Aynı yıl 23 Eylül’deDeyleko Sultan (Дейлэкъо Султ1ан) komutasında Arhangelsk kalesine saldırdılar. Bu kale,1778’de, bugünkü Krasnodar kentinin “Ekim’in 40’ıncı Yılı Parkı” denilen yerde bulunuyordu.

Adıgelere gözdağı vermek isteyen General Rayzer, büyük bir birliğin başında Kuban Irmağını geçti ve Adıge köylerini ateşe vermeye başladı, ama Adıgeleri yıldıramadı. Ekim 1778’de Adıgeler bu kez Vsehsviyatski kalesine saldırıp haydutlara okkalı bir tokat indirdiler ve ağır kayıplar verdirdiler. Haberi duyan Suvarovçok kızdı ve Kırım’dan Rayzer’e şöyle yazdı: “Kuban’ı geçip gelmiş olan bu yağmacılara gereken dersi veremediğin için seni ayıplıyorum”. İşin burasında Suvarov, kendisinin de Adıgelerden okkalı bir tokat yemiş olduğunu unutmuşa benziyordu.

1779’da mücadele yeni bir boyut kazandı. Kabardeyler de Çerkesya (Kuban yöresi) Adıgeleri ile birlikte yeniden Ruslarla mücadele etmeye başladılar. K’emuy(К1эмгуй) ve Besleneylerin (Бэслъэнэй) birlikte Stavropol’a saldırdıkları bir sırada, Kabardeyler de Alekseyevski kalesini bastılar.Sonuç olarak Azak-Mozdok Müstahkem Hattı boyunca konuşlanmış olan Rus birlikleri çok zor durumlara düşmüş oldular. Ancak Rusların büyük bir sayı üstünlüğü vardı. 1779 yılı Eylül ayı sonlarında yapılan bir çarpışmada düşman üstün geldi. Bu çarpışmada Kabardey Adıgeleri pşı ve werqler de (bey ve soylular da) aralarında olmak üzere 300 yiğit savaşçılarını yitirdiler. Bu büyük bir yıkımdı. Nitekim bu acılı olay, günümüze değin Adıgelerce unutulamadı, unutulması da olanaksızdır.

Rusların bu saldırgan davranışları Türkleri de kaygılandırmaktaydı. Türkler de Kafkasya’da egemenlik kurmanın peşindeydiler. Bu nedenle Rus politikalarına karşı bir denge kurmak gerekiyordu. O sıralarda Sucuk-Kale’de (bugünkü- Novorossiysk; Ts’emez) bir Türk kalesi vardı, kale takviye edildi. Ardından 1781-1783 yıllarında Türkler (Osmanlılar) Adıge toprağı üzerinde Anapa kalesini kurdular. Ancak bu durum Rusya İmparatorluğu’nun güçlü konumunu değiştirmeye yetmedi.Rusya, 1783’te Kırım, Taman Yarımadasını, ek olarak, Kuban ve Yeya ırmakları arasında bulunan Kırım topraklarını –resmen- ilhak etti. Türkler bu ilhakı kabullenmek –ses çıkarmamak- durumunda kaldılar. Böylece Kuban Irmağı, o zamanki Adıgey’in (Çerkesya’nın) kuzey sınırı oldu.

***

Nogayların Ruslara boyun eğmeleri ve Nogay soykırımı

Kırım Hanlığı topraklarının Rusya’ya ilhak edilmesinden sonra, II.Yekaterina, General A.V.Suvarov’u yeniden Kuban bölgesine gönderdi. General Nogayları Rus yönetimine sokma işiyle görevlendirilmişti. 1783 yılı yaz mevsiminde Nogaylar, Yeysk Kalesi önünde toplandılar, orada sıraya girerek toplu imza verdiler ve Rus yönetimi altına girmeyi kabul ettiler. Böylece, Nogay şefleri İmparatoriçe’ye/ Çariçe’ye bağlılık yemini vermiş oldular. Suvarov, bu bağlılık yeminini kutlamak için Nogay önde gelenlerine büyük bir ziyafet çekti. Bağlılık andının imzalandığı gün Nogaylara 500 kova dolusu votka sunuldu, çok sayıda dana ve koyun da kesildi.

Sorun Nogayların and içmeleri ile kapanmamış, onu yeni koşullar dayatmalar izlemişti. Rus yönetimi, Nogayları Kuban bölgesinden kuzeydeki Ural bölgesine sürme ve oralara yerleştirme kararını aldı. Kuban Irmağı kuzeyindeki topraklar ise, Kazak yerleşimciler için boşaltılacak ve Kazak yerleşimine tahsis edilecekti. Nogayların sürülmeleri ve soykırımdan geçirilmeleri görevi de Suvarov’a verilmişti.

1783 yılı Temmuz ayında Nogayların sürülmeleri programı uygulamaya kondu. Nogaylar topraklarını bırakmama kararı aldılar ve T’av Sultan (Т1ау Султ1ан)komutasında birleşerek direnişe geçtiler. Sonunda Büyük Yeya ırmağı kıyısında büyük bir savaş verildi. Savaşı silâh üstünlüğü olan Ruslar kazandılar. Savaşta Nogaylar 3.000 şehit verdiler.

Adıgeler Nogaylara yardıma hazırdılar. Güç duruma düşen ve bir felâketle karşılaşan insanlara yardım etmek, ulusumuzun köklü gelenekleri arasındadır. Ruslardan kaçıp kurtulmayı başarmış olan Nogay kalıntılarının Kuban ırmağını geçmelerine ve Adıge ülkesine sığınmalarına izin verildi.

Sadece sığınma izni verilmekle de yetinilmedi, Nogaylara askeri yardımlarda da bulunuldu. 23 Ağustos 1783’te Adıgeler ve Nogaylar birleşerek Yeysk Kalesi’ni bastılar. Kaleyi alamadılar, ama düşmana ağır kayıplar verdirdiler.

Rus otoriteleri Adıgey’e sığınmış olan Nogayları yok etmeyi planlamışlardı. Bunun için Suvarov’a Kuban Irmağını geçme ve Nogaylara saldırma emri verildi.Kuban ve Kafkas kolorduları ile Don Kazak Ordusu da Suvarov’un komutasına verildi. 1783 yılı Ekim ayının ilk gecesi, Suvarov komutasındaki Rus orduları Kuban’ı geçip Adıge topraklarına girdiler, Laba Irmağı kıyılarında barınmakta olan Nogaylara beklenmedik bir anda çullandılar. Nogaylar karşı koydular, ama yok edilmekten kurtulamadılar. Kazaklar çok acımasız davrandılar. Yaşlı, çocuk ve kadın ayırımı yapmadan önlerine çıkan herkesi doğradılar. Belgeler bu tarihsel gerçeği tüm çıplaklığı ile ortaya koyuyor. Nogaylara yardıma koşan Adıgeler de yok edilmekten kurtulamadılar.

***

Sıranın Adıgelere gelmesi ve İmam Mansur

Nogay topraklarının temizlenmesinden sonra, sıra Adıgelerin kendilerine gelmişti. Kazak tarihçi A.Leşenski, çok nesnel (gerçekçi) biçimde şunları yazmıştır: “Kuzeybatı Kafkasya’da yapıldığı gibi tüm bir halkın soykırımdan geçirilmesi ya da öz toprağından çıkartılması olayı, emperyalizmin tüm vahşetini ortaya döktüğü acımasız bir tablo, daha sonraları Rusya’da ya da Avrupa’da bir daha yaşanmamıştır. Nogay halkının ve Nogayların ardından çok daha kültürlü ve çok daha fazla nüfuslu olan Çerkes halkının da yok edilmesi olayı ve bu insanların ülkelerinden sürülmeleri, Asurlu yağmacıların, Cengiz Han ya da Timur’un yaptıkları vahşetleren farklı olan şeyler değildir”.

Dağlılar (Kuzey Kafkasyalılar) Rus tehlikesi (vahşeti) karşısında yiğitçe bir tavır aldılar. Kuzey Kafkasya’da Rusya’ya karşı verilen mücadele 1785’te iyice yükseldi. Çeçen halkı mücadele bayrağını ele aldı. Adıge halkı da bir bütün halinde Çeçenlere destek verdi. Çeçen kahramanlarının başında Uşurma bulunuyordu.Uşurma, tarihte Şeyh Mansur adıyla yer aldı. Mansur akıllı ve güçlü biriydi. Kuzey Kafkasya’nın bağımsızlığı için hayatını ortaya koymuştu. Rus yağmacılardan korkmuyor ve onlardan nefret ediyordu. Mücadeleyi Kuzey Kafkasya boyutunda yaymak (genişletmek) için İslam dininden (anlayışından)yararlanmaktaydı.

Uşurma’nın eylemleri Rusları çok kaygılandırıyordu. Uşurma’yı yakalamak için Albay Piyeri komutasında bir birlik görevlendirildi. Rus birliği 1785’te Uşurma’nın doğduğu Aldı köyünü ateşe verdi. Ortalığa dehşet saçan Rus birliğini Uşurma’nın birlikleri karşıladılar. Rus birliği bozguna uğratıldı. Uşurma bu olaydan sonra Çeçenya ve Dağıstan’ın İmamı (Devlet Başkanı) seçildi. Kendisine Mansur (Arapça: “yenen”, “zafer kazanan”, “üstün gelen” kişi) adı verildi. MansurGazavat Savaşı’nı (Din Uğruna Kutsal Savaş) başlattı. Mansur, Kafkas-Rus Savaşı’nın gerçek bir kahramanıdır. Mansur, Avar kökenli Kahraman Şeyh Şamil’in örnek almış olduğu bir önderdir.

Uşurma (Mansur), 1785’te Kizilyar kalesini ele geçirmek için harekete geçti, ama başaramadı. 1786’da Rus birlikleri Çeçenleri yatıştırdılar (-ayaklanmayı bastırdılar-). Mansur zor bir duruma düşmüştü. Ancak Adıgeler mücadeleyi sürdürüyorlardı. Çerkesya’da Ruslara karşı büyük bir savaş verilmekte olduğunu dikkate alan Mansur, 1787’de Adıge Ülkesi’ne geldi ve Adıge Ordusu’nun başına geçirildi (3).

Çerkesya’da (Kuban bölgesinde) Adıge-Rus Savaşı sürüp giderken, Ruslarla Türkler arasında da savaş başladı. Türkler Kırım yarımadasını yeniden ele geçirmek için Ruslarla savaşıyorlardı. Savaş 1787 yılında başladı 1791 yılı sonuna değin sürdü.

Osmanlı yöneticileri Dağlıları (Kuzey Kafkasyalıları) kendi yanlarına çekmek için harekete geçtiler. Türkler, Ruslarla savaşa başlamadan önce, yani 1785-1786 yıllarında Şeyh Mansur’dan hiç hoşlanmamışlardı. Çünkü Mansur Kuzey Kafkasya’nın bağımsızlığını savunuyordu. Mansur sadece Rusları değil Türkleri de istemiyordu. Bu nedenle –Çerkesya’daki- Türk görevliler Mansur için “yalancı” ve “çılgının biri” biçiminde karalamalarda bulunuyorlardı. Ancak Osmanlı-Rus Savaşı başlayınca, taktik değiştirdiler. Türkler artık İmam Mansur’u elde etmeye çalışıyorlardı. Elçiler yollayıp kendisiyle ilişki kurdular.

Mansur, sonunda Türklerle anlaştı. Çünkü Rus tehlikesi korkunç bir boyuta ulaşmıştı. Bu arada İmam’ın bir Türk ajanı olduğu biçimindeki sahtekâr Sovyet tarihçilerinin değişik iddialarının hiçbirinin bir değerinin bulunmadığını da belirtmek isterim. Nitekim, savaş boyunca Mansur komutasındaki Adıge/ Çerkes Ordusu, Türklerden tamamen ayrı olarak kendi mücadelesini sürdürdü.

Mansur’un 8 bin kişilik Adıge birlikleri, Eylül 1787’de Urup ve Laba ırmakları boylarında konakladılar. Ruslar Adıge birliklerine baskın yapmayı planlamışlardı. 20 Eylül’de P.S.Potemkin komutasındaki Rus birlikleri Kuban Irmağını geçtiler. Adıgeler üç gün boyunca Ruslara karşı kanlı bir direnişte bulundular. Mansur geri çekilmek zorunda kaldı. Çekiliş Büyük Zelençuk ve Küçük Zelençuk ırmakları boyunda durdu. Adıgelerin yanında Nogaylar da vardı. Aynı yıl Ekim ayında, Ruslar yeniden Mansur’un üzerine yürüdüler.Saldırganların başında General P.A.Tekelli bulunuyordu. Mansur yine başarısız kaldı. Bunu fırsat bilen General Tekelli, Adıgeleri cezalandırmak için, Besleney ve K’emguy topraklarına girdi ve bir canavar gibi hareket etmeye başladı. Haydutlar çok sayıda insanı katlettiler ve köyleri ateşe verdiler. Bu gelişme üzerine Mansur dağları terk edip bir Türk kalesi olan Anapa’ya sığınmak zorunda kaldı. 

anapa-savunmasiAnapa savunması ve Battal Paşa Harekâtı

Türkler Kırım’ı ele geçirmek için 1787’de bir ordu hazırlamaya başladılar. Buna karşılık Ruslar da, Kırım’da yaptıkları gibi,Türkleri Kuzey Kafkasya’dan da kovmak için cepheyi genişletme planları hazırladılar. Aynı yılın sonbaharında General Tekelli komutasındaki bir Rus ordusu Anapa üzerine yürüdü, ama kaleyi ele geçiremedi. Ruslar tehditler savurarak Kuban’ın kuzeyine,geldikleri yere geri döndüler.

İlkinde başaramamışlardı, ama Ruslar Anapa’yı ele geçirmeyi kafalarına koymuşlardı. 1790 yılı kış mevsiminde büyük bir Rus ordusu Kuban’ı geçip Çerkesya topraklarına girdi. Rus birliklerinin başında General Y.B.Bibikov bulunuyordu. Adıgeler Bibikov’un birlikleri ile kahramanca çarpışıyorlardı. Düşmanın ilerleyeceği yollar boyunca savunma kaleleri kuruyor, Rusların eline geçmemesi için sürüleri uzak yerlere götürülüyorlardı. Hayvanların yiyebileceği herşey ateşe verilip yakılıyordu. Ancak ne denli zor da olsa, Bibikov sonunda Anapa’ya ulaşmayı başardı, ama kaleyi ele geçirmeyi başaramadı. Geri çekilişi sırasında da ağır kayıplar verdi.

Bibikov’un başarısızlığı Türklerin aşırı sevinmelerine (hayal kurmalarına) yol açtı (4). Bu geçici Rus başarısızlığını, Türkler Rus gücünün kırılmış olduğuna yordular. Büyük bir ordu hazırlayarak Kuzeybatı Kafkasya’yı ele geçirmeyi planladılar. 1790’da Anapa’da büyük bir ordu oluşturuldu. Hazırlanan bu ordunun Kuban toprakları üzerinden geçerek Kabardiya’ya varması,oradan da Dağıstan’a ulaşılması hedeflenmişti. Ordu komutanı da Battal Paşa idi. Osmanlı birlikleri 8 bin yaya ve 10 bin atlıdan oluşuyordu. Türklerin refakatinde ayrıca 15 bin Adıge savaşçısı da vardı. Adıgelerin Türklerle birlikte hareket etmekte olmaları, Türk egemenliğini tanımış oldukları anlamına gelmiyordu. Adıgeler Rusya’yı asıl düşmanları olarak gördükleri için böyle hareket ediyorlardı. Ayrıca P.S.Potemkin, P.A.Tekelli ve Y.B.Bibikov’un toplu kıyımlarından geçirilen Adıgelerin öcünü de almak istiyorlardı.

28 Eylül 1790’da Battal Paşa Kuban’ın sağ yakasına (Rus egemenlik alanına) geçti ve Kabardiya sınırına ulaştı. Orada İ. İ. German komutasındaki Rus ordusu ile karşılaştı. 30 Eylül’de bugünkü Çerkessk (Şerceskale) kenti yerinde iki ordu savaşa tutuştu. Savaş Rusların zaferiyle sonuçlandı, Battal Paşa Ruslara tutsak düştü. Türklerle birlikte hareket etmiş olmaları nedeniyle Ruslar, Adıgeleri çok acımasız bir biçimde cezalandırmaya başladılar. 1790 yılı Ekim ayında Baron Rozen komutasındaki Rus birlikleri Mart ve Pşış ırmakları boylarında bulunan 36 Bjeduğ (Бжъэдыгъу) köyünü yok ettiler.

***

Anapa’nın düşmesi, Mansur’un yakalanması ve 1792 Yaş Antlaşması

Battal Paşa harekâtının hezimetle (yenilgiyle) sonuçlanması üzerine, İ. V. Gudoviç komutasındaki bir Rus ordusu Anapa üzerine yürüdü. Şiddetli çarpışmalardan sonra 22 Haziran 1791’de Anapa Rusların eline geçti. Anapa’da bulunan Dağlıların önderi (-Hakim-) Mansur tutsak düştü. Mansur Şlisselburghapishanesine konuldu ve orada 1794’te öldü.Mansur öldü,ama onun adaleti arayan haklı davası ölmedi. Gazi Muhammed, Şamil, Muhammed Emin ve Zaneko Seferbey (5) adları önderliğinde bu dava 19.yüzyılda da sürdürüldü.

Osmanlı-Rus Savaşı 9 Ocak 1792’de imzalanan Yaş Antlaşması ile sona erdi. Antlaşma maddelerine göre Kırım ve Taman yarımadaları ile Kuban Irmağının sağ(kuzey) yakasının Rusya’ya ait olduğu, yeniden onandı. Böylece Kuban Irmağı Rusya’nın resmi güney sınırı oldu. Ayrıca bu antlaşmanın yorumundan Adıge Ülkesi’nin bir Osmanlı toprağı olduğu biçiminde bir anlam da çıkarılabilme durumu doğdu (6). 1792 antlaşması gereğince Kuban Irmağının güneyinde bulunan Anapa ve Sucuk-Kale, Ruslar tarafından Osmanlılara geri verildi.

Antlaşma hükümlerine karşın Adıgeler Osmanlılara boyun eğmemişlerdi ve Rusya’ya da boyun eğmek istemiyorlardı.

***

Kuban’ın kuzeyinde bulunan topraklara Kazakların yerleştirilmeleri

Rusya İmparatorluğu savaştan sonra, (-daha önce Nogay ve Adıgelerden temizlenmiş olması nedeniyle insansız ve boş olan-) Kuban bölgesine Slav nüfusunu yerleştirmeyi kararlaştırdı. II. Yekaterina, 1792’de Taman yarımadası ile birlikte, Kuban ırmağının kuzeyinde kalan toprakları Karadeniz Kazak Ordusu’na bağışladı. 1792-1793’te Kazaklar toplu gruplar halinde gelip (göç ederek) bu yerlere yerleştiler. 1793’te Yekaterinodar (şimdi- ‘Krasnodar’) kentinin temeli atıldı. Kuban Irmağı boyunca yeni Rus kaleleri inşa edildi. Rusya Kazakları kendi yayılmacı (kolonyalist) politikasının öncü bir gücü haline getirmişti.

Kazakların Kuban bölgesine yerleştikleri ilk dönemlerde Adıgelerle Kazaklar arasındaki ilişkiler dostça idi. Aralarında canlı bir ticari alışveriş bulunuyordu. Ancak Çarlık yönetiminin yayılmacı politikaları gereği, yeni doğmuş olan bu iyi ilişkiler, çok geçmeden bozulmaya ve kötüleşmeye başladı. Kuban’ın sol (güney) yakasında bulunan Adıge Ülkesi’nde olup biten şeyler Rusya’nın ilgisini çekmeyi sürdürdü. Rusların gözü Adıgelerin üzerindeydi, durmadan Adıge yaşamına karışıyor ve her şeye burunlarını sokuyorlardı. Örneğin Bzıyıko Savaşı (1796) sırasında Kazak ordusu Adıge beylerine (pşı ve werqlere) yardım etmişti. Bu durum Adıge köylülerinin(fekol’larının) kaygılanmalarına yol açmıştı.

Kuzeyden gelen bu yeni komşunun gözü artık Adıge toprağındaydı. Kazak yağmacılar Bzıyıko Savaşı’ndan sonra da fırsat buldukça Çerkesya’yı talan etmekten geri kalmıyorlardı. 1796 yılında Ataman Z.Çepega’nın gönderdiği bir Kazak ordusu Şapsığ (Шапсыгъ) toprağını kana buladı.

18’inci yüzyılın son yıllarında Adıgeler çok güç, çok ağır koşullar altında bir yaşam sürdürüyorlardı. Rusya İmparatorluğu’nun süreklilik kazanan saldırı tehditleri ve politikaları altında sürdürülen bir yaşamdı bu yaşam.

Ulus yeni mücadelelere hazırlanmaktaydı…

Prof.Dr.Ç’ırğ Ashad

Kaynak: Adıge maq,7-8 Şubat 1992

Çeviri: Hapi Cevdet Yıldız

 

Not: Prof. Dr. Ç’ırğ Ashad,1992’de Krasnodar’daki Kültür Enstitüsü’nde görevliydi. Ardından Maykop’taki “AC Tembot K’eraş Sosyal Bilimler Araştırma Enstitüsü”nün müdürü oldu. Şu sıralar Adıge Devlet Üniversitesi Tarih Fakültesi dekanıdır. Yazı, ilkin “Kuzey Kafkasya Kültürel Dergisi”nin 1992 yılı, 85-86 sayısında “Tehlike Hep Kuzeyden Geliyordu” başlığıyla yayınlanmıştı. Yazı yeniden gözden geçirilmiş olup, alt çizmeler, parantez ve tire içi yazılar ve ara başlıklar çevirmene aittir. - hcy

Dipnotlar:

(1) - Büyük ve Küçük Kabardey bölgeleri, 1739 Belgrad Antlaşması hükümlerine göre, Osmanlı ve Rus devletleri arasında tarafsız bölgeler, yani bir tür bağımsız bölgeler olarak tanınmıştı. 1763’te Rusya’nın Küçük Kabardey bölgesine ait olan topraklarda Mozdok Kalesi’ni kurması ise, hukuk dışı ve saldırgan bir siyaseti yansıtıyor. - hcy

(2) - Rusya aynı küstahça politikayı, Çerkesya işlerine Osmanlı Devleti’ni de katarak (müdahil ederek) sürdürmüş ve buna dayanarak, 1829 Edirne Antlaşması ile Çerkesya’yı henüz işgal bile edememişken, uluslar arası toplum önünde, hileli yollarla hukukuna geçirmeyi ve uluslar arası toplumu kandırmayı (ya da etkisizleştirmeyi) başaracaktı. 1792 Yaş ve 1812 Bükreş antlaşmaları bu yoldaki ön hazırlık ya da bir alt yapı oluşturma çalışmaları idiler. -hcy

(3) – Osmanlı kalesi Anapa, Çerkesya’nın da başkenti konumundaydı: “Çerkesya’yı oluşturan bölgelerin meclislerince seçilen temsilciler Anapa’ya gönderilir ve onlar aracılığıyla önemli kararlar alınırdı. Diplomatik, idari ve askeri işler buradan yürütülüyordu. Dış ülkelere gönderilecek elçiler, bölge askeri komutanları ile yargıçların seçilmeleri yanında, savaş zamanında ve gerektiğinde Hakim denilen ve sınırsız yetki tanınan bir önder de (hem yönetici ve hem de üst komutan) belirleniyordu” (Bkz. “Adıge Cumhuriyeti”, “Anapa” ,Vikipedi). Sakarya Savaşı sırasında (1922) BMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa’ya da parlamento tarafından öyle bir yetki verilmişti. O da konumunu güçlendirmiş, güvendiği kişileri önemli yerlere ve komutanlıklara getirmişti. - hcy

(4) - Napolyon ve Hitler gibi Rusya’yı hafife alan ve seçilmiş Çeçenya Devlet Başkanı Aslan Maşadov’u dinlemeyen,Şamil Basayev ve Ürdünlü Hattab’ın peşinden giden disiplinsiz Çeçen dinci militanlar da aynı hataları yinelediler, sonunda Çeçenya’ya ve kendilerine ölüm ve yıkım getirdiler. - hcy

(5) - Muhammed Emin, sonunda Ruslarla anlaşmış ve Ruslar tarafından maaşa bağlanmıştır. Bu arada Adıgelerin gizli savaş planlarını, gizli bilgileri Ruslara ulaştırdığı da söyleniyor (bkz. - Cennetin Kılıçları).Zaneko Seferbey de,Kırım Savaşı (1853-1856) sırasında Osmanlılar tarafından Çerkesya Askeri Valisi olarak atanmış eski bir Rus subayı idi. - hcy

(6) - Bu durum,1812 Bükreş Antlaşması ile pekiştirilmiş,1829 Edirne Antlaşması ile de Bağımsız Çerkesya’nın,sanki bir Osmanlı toprağı imiş gibi, Osmanlılar tarafından Rusya’ya bırakılmasına fırsat yaratmış, bu da Çerkesya’yı hukuksal ve siyasal anlamda savunmasız bırakmış ve dış dünyadan tecrit edilmesine yol açmıştı. - hcy

M.Ö V.yy.- Meot boylarından olan Sindler, kıyıda Anapa ve Taman yarımadası arasındaki alanıda kapsayan aşağı Kubana yayılan büyüleyici Sindika uygarlığını kurdular. (Strabon-(Geography, 11.2)

M.Ö 480- Doğu Kırımda başkenti günümüzde Kerç olan Panticapaeum olmak üzere, Grekler Bosporan Krallığını (Kimmer Boshpor)kurdular. Bu biricik devlet Grekler ve yerel Çerkes ve sonrasında İskit hanedanları tarafından yönetilmiştir.( A. M. Leskov and V. L. Lapushnian (eds), 1987) 200 yıldan daha fazla(M.Ö.438-M.Ö.108) Boshpor krallığını yöneten Spartakid Hanedanının yerli Meot hanedanlarından olduğu birçok bilimci tarafından kabul edilir (M.I. Artamonov, E.I. Krupnov)

M.Ö. 450- Çerkes-Sindika Krallığı Grekler tarafından kurulan Bosporan Krallığı hakimiyeti altına girdi.

M.Ö. 438- Çerkesler Meotlardan olan Spartakidler eliyle Bosporan krallığı yönetimini ele geçirdiler.

M.Ö III. yüzyıl- Meotida-Meot Gölü (Azak Denizi) çevresinde yaşayan Mıvıt’lar (Meotlar) “mert, usta ve çalışkan çiftçiler olarak biliniyor, güç yönünden de İskitlerden sonra  gelen topluluk olarak  sayılıyorlardı. (Eskiçağ Tarihi Bülteni, 1948, N 1, s. 249 (Вестник древней истории, 1948, N 1, н. 249)

M.Ö 108/7- İskitlerin istila girişimleri neticesinde Çerkesler tarafından yönetilmeye devam eden Bosporan Kırallığı çöküşe girdi ve Boshpor Çerkes Kralı Perisat Anadoludaki müttefiki Pontus kralı Mithradates VI’e çağrıda bulunarak krallığı ona devretti.

M.Ö 2.yy/150 İskitlerin ardılları olan Sarmatlar Çerkes topraklarına yayılmaya başladılar.

MÖ I. Yüzyıl- Çerkes(Sind- Mıvıt) toplulukları ittifak halinde köleci Greklere karşı koyuyorlar.(Strabon. 17 Bölge Coğrafya (Страбон. География в 17 книгах)

M.S.I.yy- Çerkesler(Boshpor Krallığı), Sarmatlar’ı  Maniç ırmağının kuzeyine sürmeyi başardılar. Batı Kafkaslarda Çerkes liderlerinden Stakhemfak önderliğinde Zixhia kabile birliği kuruldu.

M.S.II.yy- Zixhia Kralı Stakhemfak Roma İmparatorluğunun egemenliği tanıdı.

M.S.III.IV.yy- Gotlar Karadenizin kuzeyine yerleştiler. Çerkes krallıkları ile sürekli savaşlar oldu.

M.S.IV.yy- Pşı Baxsan,Adığe feodal beylerinden Dawıy’ın oğludur.Gotlara karşı savaşır ve seksen savaşçısı ile birlikte hayatını yitirir.

370-  Got Krallığı Hunlar tarafından yıkıldı.

374 – Çerkesyanın Hun saldırılarına uğramaları ve ülkenin yakılıp yıkılması. Boshfor krallığı çöktü, Alan ülkesi dağıldı. Çerkesler büyük bir direnişten sonra dağlık bölgelere çekilip savunmaya geçtiler.(*)

453- Hun lider Atilla öldü. Hunların Avrupa’ya akınların da Çerkes ve Alan savaşçılar ile olan müttefiklik sona erdi ve Hunların çekilmesinden sonra Çerkesler eski topraklarını geri aldılar, kuzeyde Ukrayna ve Kırım’a değin yayıldılar.

VI.yy. -Çerkes Kralı Lawristan’ın, Avar(Lezgi kabilesi) yönetimi altına girmeyi kabul etmemesi üzerine, Avar Hanı Baykan’ın 60 bin kişilik bir ordu ile Karadeniz kıyıları ve Kuban ağzından Baksan ırmağına kadar olan yerleri yakıp yıkması.( Lawristan’ın Avar Hanına cevabı meşhurdur:” Kim bizden özgürlüğümüzü alabilir? Bizler topraklarımızı geri almaya alışığız ama bizim olanı düşmana vermeye değil.Dünyaya savaşlar ve kılıçlar hükmettiği müddetçe bu böyle olacak. Tek kılıcımız ve tek canlı kalana dek özgürlüğümüzü teslim etmez, kimseye toprak,haraçta vermeyiz.”)  Baykan Han Anapa’dan ayrılıp ordusu ile birlikte Tsemez’e giderken Çerkesler Abın nehri üzerinde Avar odusuna saldırırlar ve savaş Çerkeslerin zaferi ile sonuçlanarak topraklarının büyük bölümünü geri alırlar. ( Ancient Circassian History, K.I.Natxho)

VII.yy.- Hazarlar Çerkesya topraklarına vardılar, fakat Çerkeslerin(Kasogların) direnişi ile karşılaştılar. Kuban yöresi Adıgelerini köleleştirmek amacıyla Hazarlar sık sık saldırılarda bulunuyorlar.(Kuban Derlemeleri. 1918 yılı) .Dağıstan’ın Semender şehri bu devletin başkenti olmuştu.

VIII-IX.yy.- Bazı Çerkes kabileleri tarafından Kuzey Kafkasya’da “Kasog Kabile Birliği” kuruldu.(Kasogia).

VIII.yy- Kasog kralı Weche’nin oğlu Prens Hapach binlerce atlı ve müttefik prensliklerden oluşan ordusuyla Hazar şehri Sarkel’e saldırdı.Onu karşılayan Hazar ordusu hezimete uğradı ve Sarkel prensi ile sağ kalan ordusu ayaklarından prangalanarak tutsak edildi. Güçlü yayı ve kavisli kılıcı ile Çerkes prensi Shawelin kahramanlığı Çerkes ozanı Yakhutl’ı Shaban’ın “Sarkel Savaşı” adlı şiirinde söz edildi. (Zenkovsky, Medieval Russia’s Epic,Cronicles and Tales, 58-59 )

821- 823 yılları-  Zihlerin (Adıgeler-M.Ö. Kerketler) de katıldığı büyük bir kitle/ ordu  Bizans İmparatoru II. Mihailin ordusunda çarpışıyor.(“Rusya Tarihi Derlemesi”. 1843 yılı.)

X.y.y.- Çerkesler bölgede güçlü bir siyasi güç haline gelerek gerçek ve tek dilli birleşik bir ulus haline geldiler. Zixhia ve Kasogia Krallıkları birleşti.

951- Khivin Khan Kasog topraklarına saldırdı.Fakat bu savaş yenilgi ile sonuçlandı ve tutsak edilip başı kesilerek öldürüldü.Mezarına konan bir kalkan üzerinde şu ibareler geçiyordu: ” Bu, ülkeleri istila etmeye kalkanlara bir ödüldür”- (Ancient Circassian History, K.I.Natxho)

964-972- Kiev Prensi Svyatoslav’ın Kırım’daki Hazar ordusuna saldırması ve ardından Çerkesya(Kasogia) topraklarına girmesi.

965 yılı- “Bir pagan (мэджусый)  olan  Rusya Büyük Prensi  İgor oğlu Svyatoslav (942-972)Taman’a saldırıyor ve üstün geliyor, ardından Tmutarakan Prensliği kuruluyor. Çerkeslerin türediği Kasogların ve Alanların bir kısmıda Tmutarkan’a bağlanıyorlar.(K. Marx, F. Engels. “SSCB Tarihi”.)

1022- Çerkes Prensi Redade ile Kiev Prensi Vladimir’ in oğlu Tmutarakan Prensi Mistislav arasında silahsız yapılan ikili güreşi Mistislav’ın bıçak kullanarak hile ile kazanması. Prens Mistislav’ın Tmurtokan’a yerleşmesi. Anlaşma gereği Çerkes Kraliçesi Ayner, iki oğlu Dzepş ve Zefes’i beraberinde götürmesi için Mistislav’a izin verildi. Onlarla beraber Şıwupaş ve AghbanTum-Tekhaşşe’ye gittiler. Meşıkhu, Çeçan,Khodan, Temrıkhu Kasogya’da kaldılar.Bir kıyı keşif koruma akıncı atlı birliği, Meot beyi Khayit, Hakuç ordusu komutanı Temur Mistislav emrinde hizmete girdi.

1023- Mistislav kutsal Tanrıça Meryem adına Tum-Tekhaşşe’de bir kilise inşa ettirmişti. Bu mabette Reded’in oğulları vaftiz edilerek Hıristiyan yapılmışlardı. Hıristiyan olduktan sonra Dzepş’e Yure, Zefes’e ise Roman adı verildi. Roman Mistislav’ın kızıyla evlenip ona damat oldu.(А.В. Пьянков. Народ Касоги и страна Каса (К этнополитической ситуации на Северо-Западном Кавказе в VIII-X вв.)

10. ve 13.yy- Tüm Adıgeler Rus kroniklerinde Kasog olarak anılmaya başlandı.

1023-Mistislav Adıge(Kasog) birlikleri ile beraber kardeşi Yaroslav’ın bölgesini (mirasını) elinden aldı. Kiev’e ulaşıp orayı zapt etti. Çernigov’da müstahkem bir şehir kurdu. Sonraki yıllarda Adıge-Rus süvarilerinden oluşan ordu Listven’de Yoroslav’ın ordusunu darmadağın etti.

1024- Reded’in oğlu Yuri/Yure(Dzepş) ünlü All Floor savaşında öldü.Evlenmemiş ve çocuklarıda olmamıştı.(Onun soyu diğer oğlu Roman’dan devam etti.)

1024 yılı yaz mevsimi- Kasoglar (Adıgeler), Tmutarakan Prensi Mstislav Vladimir’in ordusu ile, Çernigov kenti (şimdi- Ukrayna kuzeyinde) yakınlarında  karşı karşıya geliyorlar. Çarpışmada  Yaroslav  üstün geldi ve  savaş yapılmadı. ( «Полное собрание русских летописей» (Rus Kronikleri), cilt. 1. 1962, s. 147 – 140.)

1026-Gorodtse’de Mistislav ve Yaroslav barış antlaşması yaptılar. Bu antlaşmaya göre, Dinyep’in sol tarafında kalan topraklar Mistislav’ın eline geçti. Başkent olarak Çernigov’u seçerek ailesi ve ordusunu oraya taşıdı.

1030- Çerkeslerin 6.000 kişiden oluşan Alan(Osetin) savaşçılarının yardımıyla Tmutarakan Kalesi’ni kuşatması, kaleyi ele geçirerek yakıp yıkmaları, Çerkes Prensi Redade’nin öcünün alınması.(*)

1035- Mistislav ölünce bütün toprakların hakimiyeti Yaroslav’a geçti. (Karamiz’in yazdığı “Rus Devlet Tarihi” adlı eserde, Moskovalı 4 ailenin kendilerini büyük prens Reded’in soyundan geliyor saydıklarını yazıyor. Bunlar: Dobrinskeler, Belewtovlar, Sorokowmov-Glebovlar, Lopuhinler.)

1090- Kıpçaklar Tmutarakan’ı ele geçirdiler, Bölgenin Slav nüfusu Adıge Prensliği hakimiyeti altına girdi.

11.yy- Kasogia Gürcü Prensliği etkisi altına girdi, Hristiyanlık yayılmaya başladı.

1223-Altın Orda saldırıları sırasında topraklarının büyük bir bölümünü yitiren Çerkesler, buna karşılık Alanlar’ın bazı topraklarını ele geçirdiler.

1230- Çerkeslerin bir kısmının Kuban ovalarını aşarak liderleri Abdun-Khan  önderliğinde Kırım yarımadasını işgali. Çerkesya(Circassia) Karadeniz’in doğu sahilindeki birçok Çerkes kabilesini içine alan büyük bir ülke haline geldi.

13,yy- Rusya‘nın içlerine ve Kafkasya bozkırlarına ilerleyen Moğol kabileleri, göçebe yaşamlarını bırakarak Kırım‘a yönelmeye başladılar.

1230-1233: Çerkesya’ya Moğol istilası. Moğollar güçlü bir direnişle karşılaştılar, fakat Çerkes ve Alan ülkesi büyük zararlar gördü. Moğollar Çerkesleri “Serkesut” olarak adlandırdılar.

1236-1242: Batu and Mengü Han Çerkesya’nın Kırım topraklarını işgal etti, fakat Moğollar “Beyaz Çerkesler” olarak adlandırdıkları Karadeniz bölgesi Çerkeslerine(Zikhia) karşı egemenlik kuramadılar.(Rubruk)

1237 yılı sonbaharı.- Adıgeler Tukar(Tukaram) komutasında, Tatar-Moğol ordularına karşı sert bir direnişte bulundular. Mengühan ve Kadan komutasındaki düşman ordularını darmadağın ettiler ve çetin bir ceviz olduklarını kanıtlamış oldular. Tukar savaş meydanında hayatını kaybetti. (L.İ. Lavrov. “Kuzey Kafkasya’da Moğol İstilası” ve Historian Rashid-ad-Din in the Persian Chronicles)

1260- Ünlü Mamluk Sultanı Bibars, Kutuzu öldürüp Mamluk Sultanlığının başına geçti. ( Bibars Moğollar tarafından Çerkesya topraklarından kaçırılarak esir olarak Bizans tüccarlarına  satılmış ve köle olarak Kahire’ye getirilerek Eyyubilerin hassa ordusuna katılmıştı.)

1260- Bibars komutasındaki Mamluk ordusu (Çerkes ve Türklerden oluşuyordu) Ayn Calut’ta  Moğolları hezimete uğrattı ve Bibars atalarının öcünü almış oldu.

1277-Bibars İlhanlı Moğollara tabi olan Anadolu Selçuklu Devleti‘ne hücum etti. Ordusunun başında Elbistan‘da Moğol ordusunu tekrar yendi.

1277- Bibars hayatını kaybetti, yerine Baraka(Biz Çerkes kabilesinin adıdır) adını verdiği oğlu geçti.

1277: Moğol Hanı Mengü-Timur bir türlü diş geçiremedikleri Çerkeslere karşı büyük ölçekli bir savaşa girişti. Savaş ovalarda yaşayan Çerkeslerin mağlubiyeti ile sonuçlandı ve bozkır topraklarının bir bölümü ile Kırım toprakları Taman’a doğru Moğol etkisi altına girdi. (Zikhia bölgesi,Azak denizi doğu kıyıları ile Karadeniz kıyıları ve Kerç boğazı egemenliğini korudu.- “C.Rubruk ve S.Brunovski-1823”)

XIII.-XIV. y.y.- Birçok Çerkes beylikleri Terek Irmağına doğru doğuya göç ettiler(İlerde Kabarda olarak anılacak bölgeye). Çerkesya Batı Avrupa, Orta Asya ve Çin arasında bir ticaret merkezi haline geldi ve genelde ticaret işini Cenevizliler ellerinde tutmaya başladılar. Altın Orda devleti çöküşe girdi. Orta Kafkaslarda Balkar ve Karaçay halkının ataları zuhur etti.

1333- ÇERKESYA KRALI FERZAHE’YE ROMA İMPARATORLUĞU RUHANİ LİDERİ PAPA DAN(Papa John XXII) TEŞEKKÜR MEKTUBU ULAŞTI.Taman’da yaşayan Adığe kralı Ferzahe doğudan gelecek olan Barbar Turanilerin tehlikesini görerek Roma’yı uyarmış ve yardım istemişti. Uyarı dikkate alınmış ancak yardım gelmemişti.

1345: Timur Moğol-Altınordu Devletine savaş açtı ve Çerkesler Altınordu devletine destek verdiler.Timur Kuban Irmağını geçerek Çerkesya topraklarına girdi. Timur ordusu büyük kayıplar vermesine rağmen Çerkesleri mağlup etti ve Çerkes Ülkesine çok büyük zararlar verdi.

Nisan 1346- Önlenemeyen bir bulaşıcı  hastalık olan veba salgını Kuzey Kafkasya’da hızla yayıldı . Veba 1353 yılına değin Karadeniz kıyılarını kırıp geçirdi. (K. Marx ve F. Engels, Toplu Eserler, cilt XIII.)

14,yy. Çerkeslerin Rusları ilk yenilgiye uğratmaları.

1380- Ünlü Çerkes Kral İnal Nekhu dünyaya geldi. ( Atası 13.yy’da Kırımı da Çerkes topraklarına katarak Çerkes ülkesini yöneten Abdunkhan olduğu ve İnal’ın onun torunu Xurifelhey’in oğlu olduğu bazı kaynaklarda geçmektedir.)

1380,8 Eylül – Moğolların(Altın Orda) Ruslara karşı savaşlarında Çerkeslerin Moğollara yardım etmeleri.

1382- Mısır Kahire’de Malihuk (Çoban) lakaplı “Emir” Berkuk İbn Anas el Çerkasi sultanoldu.Ondan sonra başa geçen sultanların tamama yakını Çerkes olduğundan Ülke Çerkes Memluk sultanlığı olarak anılmaya başlandı.

1390- Mingrel Kralı Daoban Wamek Cristav’ın Kral VI. Bagrat adına Çerkesya’ya akın düzenlemesi, Mingrel kralı akında başarılı olur.

1395,15 Nisan- Çerkesler Tokhtamış ile birlikte  Topal Emir Timur’un ordularına karsı savaşması ve yenilgiye uğramaları (Terek Savaşı).Bu dönemler Çerkes Memluk sultanı Berkuk’un yardımları olduğu bir kaç kaynakta geçmektedir.

1395 yılı Ekim ve Kasım ayları- Timur büyük bir ordunun başında  Adıgelere saldırdı.Düşman ordusunun izleyeceği yolları belirleyen Adıgeler, Ğumade bölgesinde tüm çayırları ateşe verdiler ve düşman ordusunun büyük kısmı yanarak can verdi.Bu tarihten sonra Timur Çerkesya toprakların da büyük ölçekli bir savaşa bir daha girişemedi. (Altın Ordu Tarihi)

XV.yüzyıl- İçlerinde Adıgelerin de yer aldığı Kuzey Kafkasyalılar ateşli silahları kullanmaya başladılar. (Y.İ. Prupnov. “Kuzey Kafkasya halklarının arkeoljik kültürü konusunda sorular”)

1426- Çerkes Mamluk Devleti Sultanı Baresbi iktidarında Emir İnal komutanlığındaki donanma Kıbrıs Adası’nı işgal etti, Çerkes ordusu Kral Jean de Lousignan’ın son haçlılarına karşı galip geldi.

1428- İnal Nekhu birçok savaş ve Çerkes beyleri ile yaşanan çatışmalar sonucunda Çerkes devletinin en büyük kurumu olarak kabul  edilen Xase’de, Prenslerin Prensi yani Kral olarak seçildi.

1428- Kral İnal devletin daha iyi hizmet yapması için devleti yetmis ayrı bölgeye ayırdı, her bölgede de kendi yönetimini oluşturdu.

1429- Çerkes devletinin de başkenti Temen yarımadasının yukarı kısmına kurduklariŞancır şehri oldu.

1431- İnal Cenevizlerin Xhumeren kalesinden başka bütün kalelerini ele geçirdi.

1431- Çerkes orduları bir cok saldırıdan sonra Cenevizleri Xhumeren kalesinden de kovalamayı başardı.

1433- Abhazlarin prensi Ozdemir, İnal’ın hükümranlığına girmek istemediği icin İnal’a karşı savaş açtı.Ozdemirin ölmesiyle birlikte savaşta sona erdi.Ardından İnal Abhaz topraklarına girdi.

1433-34-Megrel kralı Abhazyayı işgal etmis,Abhazları hükümranlığına almak istiyordu.İnal, Megrellere saldırıp Megrelleri Abhaz topraklarından tamamıyle temizledi.

“Yınal’ın dört oğlu oldu. TEMRUK,JANE,TOBILE,BESLEN ( Tobıle’nin oğlu ilerde büyük Kabardey pşısı “Yinarmaz Temruk Mirza” olarak kayıtlara geçecektir.Onun oğluda Yidar Temruk’tur.)”

1438, 8 Haziran- Çerkes Mamluk Sultanı Barasbi’nin ölümü.

1439- Çerkes Kralı Yınal’den, Gürcü kroniklerinde, dehşet verici ve korkunç bir hükümdar olarak söz etmesi(1509). Yinal Çerkesya’ya saldıran Gürcü ve Mingrel ordularını durdurur. Bu savaşta Gürcü Prensi Dadian yaşamını yitirir. Diğer Gürcü Prensleri ve komutanlarının çoğu Çerkeslere tutsak düşer. Bu tutsakları Abhazya Patriği Malakia Gürcüler adına satın alarak özgürlüklerine kavuşturur.

1441- Moğol İmparatoru Cengiz Han’ın oğullarından Cuci’nin küçük oğlu Toka Temür soyundan gelen ve Moğolları(Tatar) yöneten Hacı Giray tarafından Kırım Hanlığı kuruldu.

1460- Doğu Çerkesya (Kabardey), “Büyük Kabardey” ve  “Piyatigorsk Kabardey” olarak ikiye ayrıldı.Prens Konukue önderliğinde Besleney Prensliği kuruldu.

1462- Kral Yınal’in ölümü. Arşivlere göre mezarı , Urup ırmağı güneyinde, şimdiki K.Çerkesya cumhuriyetinin batı sınırına yakın Pedova bölgesinde bulunuyor.

1465- Asetinlerin bir bölümünün Kabardey yönetimi altına girmeleri. Abhazya’nın Osmanlı yönetimini tanıması.

1470- Sultan Yinal oğlu İnarmaz Temruk oğlu Çerkes Prensi İdar Temruk Mirza dünyaya geldi.

1475- Kırım Osmanlı himayesine girdi.

1485-1491- Çerkes Mamluk sultanlığı- Çerkesler 6 yıl süren savaşlarda üç kez Osmanlı ordularını Türkiye topraklarında yendiler. 

1488- Çerkes Prensi İdar Temruk Mirza, 18 yaşında iken Osmanlılar ile akrabalık kurmak ve gerek Çerkesya, gerekse Çerkes Memluk sultanlığı ile Osmanlı arasındaki ilişkileri düzeltmek adına Kırım Giray Prensesi Nazcan Hatun ile evlendirildi.

1491- Tunus hükümdarının araya girmesiyle Osmanlı Devleti(Sultan Bayezid) Kaytbay yönetimindeki Çerkes Memluklularla barış imzaladı.

1491, 24 eylül- Çerkes Mamluk Sultanı Kayıtbi’nin ölümü.

1496- II. Bayezid kardeşi Cem Sultan’ın kızı ile yeni Çerkes Memluk sultanı Nasir Muhammed’i evlendirmek suretiyle barışı güçlendirdi.

1497- Prens İdar Temruk Mirza’nın kızı Malhırup Baharay Kırım Çerkes topraklarında dünyaya geldi.(Mahidevran Haseki sultan)

1497- Cenevizlilerce yapılan Kafkasya haritasında, bu tarihlerde Adigelerin sınırının bugünkü Taganrog kentine kadar uzandığı görülebilmektedir.(1592 yılına kadar)

1498-  Çerkesler  altın ordu üzerine saldırdı ve birçok tatar savaşçıyı öldürdü. Düşman ve Khan Maakhmat Don nehri ötesine Kırıma doğru toprakları terketmek zorunda kaldılar. (Rus elçisi B.Chelishev )

1501- Khaffi Mehmet komutasındaki bir Osmanlı ordusu Çerkesya’yı işgal etti ancak ordusu tamamen bozguna uğratıldı. Kırım Hanı Mengli Giray’ın Çerkesya’ya saldırısı.

1501- İnarmaz Temruk Mirza oğlu Çerkes Prensi İdar Temruk Mirza, Kaytuko Hanedanından Malyakurh Hatun ile evlendi.

1502- Ünlü Çerkes prensi Temruk İdarov/İdar Temruko dünyaya geldi.(Annesi Malyakurh Hatun-Kaytuko Hanedanından)

1502- Bu yıllara rastlayan Ceneviz kaynaklarında Azak Denizi’nin doğu yakası ve Don Nehri’nin doğu yakasına kadarki yerlerde Adigelerin oturdukları yazıldı.

1508- Prens İdar Temruk Mirza Kırım Giray Prensesi Nazcan Hatundan olan kızı Prenses Baharay’ı Şehzade Süleyman ile Kırım Kefe sancağında evlendirdi.İsmi önce Baharay olmuş, 1514 yılında evlendikten sonra Kanuni ona Mahidevran adını vermişti.Erkekkardeşi Prens Mustafa Temrukodur.

1515- Mahidevran Sultan’ın oğlu Şehzade Mustafa dünyaya gelir.

1516- Mercidabık Savaşı: Suriye Valisi Hairbey’in ihaneti yüzünden Çerkes Mamluk Sultanı Kanşav el Gauri ordusu Dabik Çölü’nde Sultan Selim’e yenildi.15 yıllık bir saltanattan sonra Sultan Gauri, Yavuz Sultan Selim’e Suriye’yi kazandıran Mercidabık Meydan Savaşı’nda öldü.

1516- Yavuz Sultan Selim Çerkes Memluk Sipahi bölüğünden eline geçen bir grup Çerkes savaşçısını Kudüs’e yerleştirdi. Osmanlı Şövalyeleri olarak adlandırılan bu askerlerin vergi toplamak gibi görevleri de vardı(Osmanlı Belgeleri). Şimdilerde Abu Ghoş olarak anılan kasaba da onların torunları yaşamaktadır(nüfusları yaklaşık 5.000).Ruth Kark and Michal Oren-Nordheim (2001). Jerusalem and its Environs. Hebrew University Magnes ve Nahit Serbes, “Abu Goshtaki Çerkes Memlukleri”

1517- Ridaniye Savaşı: Osmanlı ile Çerkes Mamluk Devleti..Kahire Osmanlı birliklerince kuşatıldı.Memlukların birkaç topu vardı.Osmanlılar saldırmak yerine birliği iki yandan kuşattı.Memluklar süvari saldırısına geçtiler ve Osmanlının bir topçu kanadını yendiler fakat savaşı kaybettiler.7.000 kadar Memluk savaşçı bu savaşta öldü,geri kalanı Kahire’ye savunmaya geçti.

1517- Tumanbay kenti yiğitçe savundu ve düşmanı geri çekilmek zorunda bıraktı. Ama sonunda ilgisiz bir suçlamayla hain (qumal-къумал) sayılarak Kahire’de Züeyl kapısı denilen yerde idam edildi ve Çerkes hanedanlığı dönemi bitti.

1518- Kırım hanı Bahadir Giray’ın Çerkesya’ya akını ve başarısız oluşu.

16.yy. Çerkes Prensi İdar Temruko’un kızı Melxhurıb Büyük Altın Orda hanının oğlu Tinehmat ile evlendirildi. (Kızı Altınçaç ta Astrahan veliahtı Bekbulat ile evlendirilmişti.Bu vesileyle Çerkesler Astrahan ve Büyük Altın Orda devletleri ile akrabalık kurmuştu.Temruko’nun 4 oğlu vardı- Demınekhu, Mamsırıkhu, Beghlayrıkhu ve Sultan. Kızlarının adları- Altınçaç, Melxhurıb ve Goşenay)

1520- Osmanlı Sultanı I.Süleyman(Kanuni) iktidara geldi.1566 yılına kadar 46 yıl iktidarda kalan Sultan Süleyman’ın anne tarafı Çerkes kökenliydi.Eşi Çerkes Prensesi Mahidevran’da bu vesile ile İstanbul’a gelir.

1530- Büyük Çerkes Prensi İdar Temruk Mirza vefat etti.( İdar Temruko ve Mahidevran sultanın babası)

1532- Çerkesler Astrahan’a sefer düzenleyerek şehri ele geçirdiler ve hanı tahtan indirerek beyleri ile birlikte esir aldılar. Hanlığın başına Çerkeslerin damadı olan Yakup Han getirildi.

1532- Psıfabe (Pyatigorsk) yöresinde oturan Kabardey Çerkeslerinin varlıklarını Tatarların baskı ve vahşetinden koruyabilmek için gönüllü olarak Rus Çar’ı İvan Vasilieviç ile birleşmeleri ve Çar ordusuna gönüllü asker olarak katılmaları.

1535- Nogay ordularının Çerkesya(Kabarda)’ya akını

1540-Jane Prensi ŞŞebekhu  Rusya’ya yöneldi. Hıristiyan oldu. Yanında oğulları Aleksandır ve Vasil olduğu halde Rusya’da yönetim görevi üstlendiler ve Livon savaşına katıldılar. Aynı dönemlerde Adige Prensi Şşebekhu, Meşukh, Temrukh, Rusya’ya açılan yolları buldular

1544- Prens İdar Temruko’nun kızı Goşenay Temruko dünyaya geldi.(Rus Çarı Korkunç İvan’ın eşi oldu.)

1545-47- Kırım hanı Sahip Girayın Kabardaya akını.

1551- Cenevizli gezgin İnteriano Giorgio’nun Adige ülkesi üzerine gezi notlarını yazar ve Adıgelerden Kirkas adı ile bahseder. Bu notlarda Adigelerin sınırının Kuzeyde Don Nehri kıyıla­rından Abhazya’ya kadar uzandığı yazılıdır.

1551- Kırım Hanı Sahib Giray’ın Batı Çerkesya’ya akını ve Janey Çerkeslerinin Türk ve Tatarlara karşı başarılı isyan mücadelesi.

1552- 200 atlıdan oluşan bir gurup Adıge elçisi anlaşma yapmak üzere Moskova’ya gitti.Gurubun liderleri meşhur Adıge prenslerinden Kanovko Meşıko ile Yelbezuvko Alkılış idi.(Bu Adıge atlılar, Kırım hanı Dolet -Ceriyin Ruslarla yaptığı savaşta, Rus ordusunda görev almış, hanın ordusunun saldırılarını önlemişlerdi.)

1553- KABARDANIN BÜYÜK VE KÜÇÜK KABARDA OLARAK İKİYE BÖLÜNMESİ

1553- Çar ilişkileri düzeltmek için kendi elçilerini de (meşhur diplomat Şepotev Andrey) Adıgey’e gönderdi. Heyet 1555 yılına kadar Adıgey’de kaldı.

1553-Sultan Süleyman, Konya’da bulunan oğlu Şehzade Mustafa‘yı kendisini tahttan indirmeyi planladığı inancıyla boğdurttu. Mustafa’nın cenazesi Bursa’ya gönderilirken, Mahidevran ile Mustafa’nın kızı ve cariyeleri de Bursa’ya sürüldü.

1555-Sepotev Andrey Moskova’ya dönünce beraberinde bir gurup Adıge elçisi de gitmişti. Bu gurubun lideri Siybeko Kanşavko idi. Moskova Kremlinde, Siybeko ile IV. Yivan arasında bir antlaşma yapıldı.

1556- Ukrayna-Polonya-Belarus-Litvanya Prensi Dymitro Wisniowiecki, Çerkesler ile birlikte Kırım Tatarlarına karşı savaşmak için Rusya’ya geldi. Kabarda’nın valisi olarak atanarak Çerkeslerin güvenini kazandı.

1556 – İvan Grozni Altın Orda Hanının oğlu Tinehmat Prensine elçiler göndermiş ve eşi Çerkes prensi Melxhurıb Çerkasske’ye değerli hediyeler verdirtdi.(Onlar daha sonra Moskova’ya yerleştiler. Onların nesli asil Wrusovlar olarak devam etti)

1556-Rusya, Astrahan Hanlığı’nı ilhak etti ve Çerkeslerle ilk defa komşu oldu.(Temruko Kızı Altınçaç Astrahan veliahtı Bekbulat ile evliydi.). İvan Grozni Olga nehri önündeki toprakları Bekbulat ve Altınçaç’a verdi.

1557- Kırım hanı Dolet- Geri Çerkes yurduna saldırmak için 60 bin kişilik bir orduyla harekete geçti. Çar, on üç bin kişilik ordusuyla Şeremetev Yivan komutasında hanın ordusunu arkadan kuşatarak, Tula şehri yakınında büyük bozguna uğrattı.

1557- Kabardey Prensi İdar Temriyuko’nun Şamhal Beylerine karşı korunabilmek için Çar IV. İvan’ın himayesi altına girmesi.

1557- KIRIMA KARŞI BÜYÜK KABARDA-RUSYA İTTİFAKI GERÇEKLEŞTİ.

1557- Çerkesler Çarın ricasıyla Osmanlının Karadeniz sahilinde elinde tuttuğu Taman ve Temruk kalelerini yakıp yıktılar.

1558- Sibeko Kanşavko ve Kanoko Meşıko kumandasındaki Adıge süvari ordusu Çarın hizmetine girdiler(1557) ve Rus ordusuyla beraber Livon savaşına katıldılar.Rıngen kalesini işgal ettiklerinde Adıgeler büyük bir Alman süvari birliğini yok etmişlerdi.(Bu aile soyundan daha sonraları Rus kroniklerinde Cherkasky ailesi olarak bahsedilecektir.)

1558- Adıge elçileri Moskova’ya gidiyorlar. Onların liderliğini Temrıkho’nun iki oğlu Beghlayrıkhu ve Sultan yapmaktadır.Sultan Moskova’da kaldı. Hıristiyan olarak Mihail Çerkasske adını aldı.

1559- Temrıkonun oğlu Goşeneyin (Marie) meşhur ağabeyi Çerkaskiy Mihail  Rus ordusunun en büyük kumandanı oldu.

1561- Prens Temruk Mirza’nın oğlu Kabarda Prensi İdar Temruko’nun kızı Goşeney (1545-1569)  Rus Çarı 4. İvan’la evlendi. Makariy Metropolitinde Rus Çarı İvan Grozni ile Adıge Prensi Prenses Goşewnay Wupenske kilisesinde nikahları kıyıldı.

1561- Çar İvan Polonya’ya saldırmaya karar verdi.Prens Dymitro’da ülkesini savunmak için geri döndü.

1561- Çar İvan’a karşı gelerek Tatarlara karşı savaşan Ukrayna-Polonya prensi Dymitro Wisniowiecki Moldova’da ele geçirilerek  İstanbul’a getirilir ve İstanbul’da idam edilir.

1562,Ağustos- Polonya Kralı Çerkes savaşçılarını ülkesine kabul edeceğini “demir mektuplar” ile bildirir.(Kralın kitabında yazdığı üzere)

1562- Rus düşmanı 5 Kabardey prensi ailelerine de yanlarına alarak 300 kişilik bir kafileyle Çerkesya’dan Polonya’ya göç etti ve Polonya ordusunda Prens Solgien ve Prens İdar Temruko komutasında bir Çerkes alayı kuruldu.

1564- Çar İvan Çerkes prensleri tekrar kazanmak için Aleksiej Kulobukov’u elçi olarak Polonya’ya gönderir ama prensleri ikna edemez.

1569- Çariçe Çerkes Prensesi Goşeney(Prens İdar Temruko’nun kızı) , Vasilliy adındaki oğlu ile birlikte zehirlenerek öldürülür.

16.yy.- Osmanlı-Polonya(Leh) Savaşı. Polonya ordusunda kurulan Çerkes alayının komutanı Prens İdar Temruko ve Çerkes savaşçıları kaçışan Leh askerine rağmen savaş alanını terk etmeyerek Lehlerin savaşı kazanmasında büyük rol oynadılar.Polonya Meclisi ve Kral onu İndygenat Polski soyluluk nişanı ile ödüllendirdi.

1569- Kırım Valisi’nin Osmanlılar ile birlikte Astrahan’a sefer açması, Yedi Adige Bey’i de bu sefere askerleri ile katılmaları için çağırılır. Beyler bu çağrıyı kabul etmezler.Osmanlı-Kırım ordusu Rus ordusu tarafından geri püskürtüldüğünde, İdar Temruko ordusuyla onlara baskın düzenleyip onları bozguna uğrattı. Pek çok ganimet ve esir aldı.

1571- Batı Çerkesya Afips ırmağı yakınında Adil Giray komutasındaki Kırım Tatarlarıyla Çerkesler arasında savaş yapıldı. Temrıkho oğullarına yardım etmek amacıyla bölgeye hareket etti. Ancak Kırım kuvvetleri karşısında tutunamadı ve yenildi. Oğulları Mamsırıkhu ve Beghlayrıkhu esir düştü. Aldığı savaş yaralarının etkisiyle de Prens İdar Temrıkho öldü. Temrukonun eşinin soyundan Kaytukolar bölgede söz sahibi olmaya başladılar.

1570- Pyatigorsk (Psihuabe) yöresinde oturan Kabardeylerin Nogaylarla yaptıkları savaşlardan güçsüz düşmeleri Kırım Hanlarının baskılarına karşı, onlarla anlaşma yoluna gitmeleri.

1577-Kazi Mirza(Kazi Giray) komutasındaki Nogayların Kabarda’ya saldırısı. Kazi Mirza bu savaşta öldürülür.(Nogay Bey ve Mirzaların listesi-Khodarkovsky,Michael “Russia’s Steppe Frontier’, (2004))

1578- Osmanlı İran’a karşı yeni bir sefer başlattı ve Çerkesya prenslerinin neredeyse tamamı , Osmanlı ordusundaki Çerkes paşalar ile birlikte bu sefere askeri destek verdiler. Kaytuko Aslanbek’ten Kabarda ülkesinin hükümdarı olarak Osmanlı belgelerinde söz edildi.

1583, 8-9 mayıs- Ünlü Meş’ale Savaşı(Osmanlı-İran Savaşı): Başkumandan Özdemiroğlu Çerkes Osman Paşa.Osmanlı ordusunun sağ kanadında Rumeli Beylerbeyi Çerkes Haydar Paşa.Tiflis savunmasında Çerkes Kasım Paşa vardı..Savaş Osmanlı zaferi ile sonuçlandı.Bu savaşlarda yer alan Çerkes prensleri,beyler, ve soylularının isimleri Osmanlı belgelerinde açıkça yazılmıştır.

1578-1591, – Osmanlı-İran savaşında Tatarlarla beraber Çerkeslerden oluşan ordu, Özdemiroğlu Osman Paşa komutasında kuzeyden dolanarak Dağıstan üzerinden Derbent’i geçerek Kuzey Azerbaycan’a girdi.

1604-Kuban Çerkeslerine karşı yürüyüşe geçen bir Rus ordusunun Şetkale (Stavropol)’de durdurulması.

1613-Şetkale’nin Ruslarca Fethi

1615- KABARDANIN RUSLAR TARAFINDAN YAKILIP YIKILARAK YAĞMALANMASI. Çerkes Pşi Şenceley’in Ruslarca Kabardey Bölgesi Prens’i olarak tanınması.Kalmuk ve Kazaklardan oluşan bir ordunun Ka­bardey’i yakıp yıkarak yağmalamaları.

1619- İdar Temruko oğlu Mamsırko’nun oğlu Kanşav (Çerkeskiy Dimitriy) Rus ordusunun en üst komutanı ilan edilerek “boyar”  unvanını aldı.

1621- Kudenet’in oğlu Kabardey Prensi Vurıshan(Yakov adını aldı)  Moskova’yagitti.Rusya, Almanya ve Polonya ile savaştığı zaman Çerkaskiy Yakov genel kurmay başkanıydı

1633- Çerkaskiy Borisin(Hureşey) oğlu Çerkaskiy Yivan Rusya adalet teşkilatının başına getirildi.

1644- Büyük Kabarda’da Kalmuk ordularının bozguna uğraması.

1645, 2 Şubat-General Rechter’in Temruk’a Karşı Seferi, Temruk ve Hacı Efendi Yerleşimlerini Yıkması (F. A. Cherbin-Kuban Kazak Kuvvetleri Tarihi,Cilt 2 Sayfa 476)

1652- Çerkes beyi Koca Derviş Mehmed Paşa Osmanlı Donanması hizmetinde Büyük Amiral(Kapudan Pasha) ünvanı aldı.1653’de Büyük Vezir oldu.

1658-Sunjeske kalesinin Kabardey Çerkeslerince fethe­dilerek yıkılması.

1661- Çar Alexej’in İdar Temruko’nun erkek kardeşi Kabardey Pşi’si Kambulat Mirza’ya tüm Çerkeslerin Bey’i unvanını vermesi.

1666- Çerkaskiy Yakov (Vurıshan) 1666 da vefat etti, cenazesi Novospaske manastırı yakınındaki, meşhur soydaşları Kambolat’ların oğlu Ç.Boris, Mamsırko’nun oğlu Ç.Dimitri, Ç.Boris’in oğlu Ç.Yivan yanına defnedildi.

1667-Çar’in Osmanlılarla yaptığı anlaşmaya dayanarak Kabardey ülkesinin kendisine ait olduğunu ilan etmesi.

1672-Kırım Han’ının Kabardey’i işgal etmek için büyük bir ordu göndermesi. Prens Çerkes Kaspulat komutasındaki Rus birliklerin Çerkesler ile birlikte Tatar-Kalmuk birliklerine karşı birleşmesi

1679- Rus ordu komutanı Çerkes prensi Çerkaskiy Kaspulat Muçaloviç Kırım Hanlığı ile yaptığı savaşta ordu komutanı olarak hanın kuvvetlerini büyük bozguna uğrattı.

1689-Çerkes Prensi Reded’in soyundan Fedor Lopuhin’in kızı Evdokiye, I. Petro ile evlenerek Rusya kraliçesi oldu.

1689- 50 bin Kumuk, Nogay, Çerkeslerden oluşan güç, Kırım Hanı Salim Girey Hanın yardımına gidiyor ve Golitsinanın orduları püskürtülüyor.(Bammat Ataev,Dağıstan Yoldaş Gazetesi)

1695,14 Aralık – Çerkaskiy Mihail Alegukoviç Rus ordusunda Genel Kurmay başkanı oldu.(Mihail Besleney prensi Konoko’nın soyundandı)

1696- Karadeniz Kıyısındaki Tsemez’de kıyı Adigeleri tarafından Suyuk kalesinin kurulması.

1700,1701- Kaplan Giray emrindeki orduların Çerkesya’ya akını.

18,yy- Rus dostu Çerkes Prens Kurgokin Muhammed ile şeriat karşıtı Kazaniko Jabağı’nın birleşerek, Kırım Hanının dostu ve taraftarı olan Roslan Bek Kaitoko’ya karşı savaşmaları. Birbirlerine düşerek iç savaşı başlatmaları.

1703- Cherkaskiy Mihail’in oğlu Cherkaskiy Aleksy Çar I.Petro’nun kız kardeşi ile evlendi.

1707-Rus-İsveç savaşını fırsat bilen Kırım Hanı Kaplan Girey’in Osmanlı sultanıII.Ahmet’in de onayı ve desteğini alarak içinde yeniçerilerin ve topçu birliklerininde olduğu 80-100 bin kişilik(bazı kaynaklara göre 50-60 bin) bir ordu ile Kabardey yurduna saldırdılar. Ancak bu savaşta Kurhako Atajukin önderliğinde ki Kabardey Prensliği Tatar-Osmanlı ordusunu Kanjal adı verilen savaşta bozguna uğratırlar.

1708-Tatar Hanının Çerkeslerden kendisine itaat etme­lerini isteyerek yeniden Çerkesya’nın güçlü eyaleti olan Kabarda’ya saldırması.Çerkesler yenilgiyi kabul etmiş gözüküp gece ani bir baskınla Tatar komutanları ve ordusu­nu imha ederler.

1708,Kasım- Osmanlı padişahı II.Ahmet’in yaşanan hezimetten dolayı Kırım hanı Kaplan Giray’ın tahtan indirilmesi için fermanı.(İstanbul-Osmanlı Devlet Arşivi)

1711- Çar I.Peter’in(Petro) Çerkes generali Alexander Bekoviç Cherkaskiy’nin Çerkeslerin de Türk-Rus savaşına katılmalarını istemesi. Çar Petro Bekoviç Cherkasskiy aracılığı ile Kabarda Beylerine şöyle dedi:” Bize karşı savaş açan Osmanlı sultanı ve Kırım Hanına karşı bize yardım etmenizi ve ittifak halinde olmanızı diliyorum.Vatandaşımız olmanız halinde sizlerden vergi de alma niyetinde değiliz.”

1711,26 Ağustos– Çar Peter I. , Astrahan hanı Araksin ile anlaşma yaparak 30.000 kişilik bir ordu ile Çerkesya’ya saldırıya geçti.Kuban ırmağı nın 100 km kuzeyindeki Kopıl kasabasını (şimdiki Slavianski) ele geçirdi.86 km ye kadarki tüm köyleri yağmalayarak yaktı.Çerkesler 7,000 Çerkes süvarisi ile Chalou nehri yakınında saldırıya geçtiler ancak, silah bakımından üstün rus güçleri karşısında hezimete uğradılar. Bu işgalde Çerkesler erkek ve kadın olmak üzere toplam 43,247 kayıp verdiler.39,200 at,190,000 sığır ve 227,000 koyun düşman tarafından yağmalandı.

1712- Adige elçilerinin Çar I.Peter’e gitmeleri ve dostluk istemlerini bildirmeleri.

1717-Kırım Hanı Devlet Girey ve Gazi Girey’in yeni­den Kabardey’e gitmeleri. Kırım Hanının Çerkesleri yeniden islam dinine girmesi için zorlaması. Kabul etmeyenlerin kılıçtan geçirilmesi. Papazların ve Hıristiyan Adigelerin kiliselere doldurularak canlı canlı yakılmaları.

1720- Kırım hanı Saadet Giray’ın Kabardey’e akını.Rus Çarı Petro Astrahan Valisi Graf Valinski’yi büyük bir ordu ile Çerkeslerin yardımına göndermesi.

1725-Kabardey Prensi Ruslan Bek Kaitoko’nun Kırım Hanı Bahtiyar Girey’in Kabardey’e saldırmasını desteklemesi.

1728, Mayıs-Mikhail Nikrassov tarafından idare edilen Kazak ve Çerkeslerden oluşan 600 kişilik yaya bir birlik Çar birliklerine karşı harekete geçti.(Kuban Birlikleri ve Kuban Eyaleti Tarihi Arşiv Toplayıcısı S. 38)

1732-Tatar ve Kalmuklarca kuşatılan bir Rus birliğinin Kabardey kuvvetlerince kurtarılması.

1735-Kırım Hanının Kabardey’de egemenlik kurması. Kabardey Çerkeslerinin de Rusların yanında katıldıkları Rus-Türk Savaşının başlaması.

1739- BELGRAD ANTLAŞMASI- 6. madde ile KABARDANIN(DOĞU ÇERKESYA) BAĞIMSIZLIĞI OSMANLI VE RUSLAR TARAFINDAN RESMEN KABUL EDİLDİ. Ruslar Kırım’dan çekilmeyi kabul ettiler. Haliyle Çerkesya’dan da çekilmiş oldular.

1745-Wuşakov soylu bir aile ferdi olarak dünyaya geldi. Yaroslavske yönetsel bölgesine dahil Romanovske mıntıkasına bağlı Burnakove köyündendi. 16 yaşında denizcilik eğitimi veren harp okuluna girdi. 20 yıl sonra tuğamiral rütbesine yükseldi ve 10 yıl sonra da filo amirali oldu.

1752- Kabardey Prensi II. Teymurza’nm Gürcü Krallığının yeniden kurulmasında Gürcü Kralına yardımda bulunması.

1754-Dameley önderliğindeki Çerkes köylülerinin Pşı-Beylerine karşı ayaklanmaları.ÇERKESYADA İÇ SAVAŞIN YAŞANMASI.

1758- Boletıko Memetbıy, Kırım- Giray’ın (Къырым-Джэрые) maliye bakanı oldu(1764’e kadar), daha sonra özel danışmanı oldu.

1761- Çerkesya’ya akan Kırım Tatarlarının Temirgoy prensliği tarafından bozguna uğratılması.

1763- Belgrad Anlaşmasının hükümlerini ihlal eden Rus güçleri 4 yıl önce kurulan Kabardey’in Mozdok(Mezdeghu) kasabasını ele geçirdi, onu bir kaleye dönüştürdü ve güçlendirilmiş bir hatla Kızılyar’a bağladı.( 100 yılı aşkın sürecek Çerkes-Rus savaşlarının başlangıcı )

1764- Yeni Rus ordusu generali De-Medem, Kabardey beyi Jhankot Sidokov ve Uzden Sahbaz Giray’ı Rus tebası olmalarına ikna etmek için Kuban Çerkeslerine(Besleney,Chemguy) gönderdi.Ancak beyler, ömür boyu vatandaşlığı kabul etmediklerini,ama Ruslara karşı savaşmayacaklarına dair söz vermeye hazır olduklarını bildirdiler.

1765, 21 Ağustos- II.Katherina tarafından bir ultimatom verildi. ” Çerkesler ya Rus tebalığını kabul edecekler ya da Rus ve Kalmuk ordularına boyun eğmek zorunda kalacaklar.”

1765-Kızlar Kalesi’nin Çerkeslerce kuşatılması.

1767-Her iki Kabardey’in birleşerek Psıj (Kuban) Tatarlarını da yanlarına alarak Çarlık Rusyası’na karşı savaş ilan etmeleri. (Kabardeylerin bir kısmı Kuma nehrinin yukarı kısımlarına, ittifaka girdikleri Trans-Kuban Çerkeslerine yakın bir bölgeye göç etmişlerdi.)

1768-Osmanlı-Rus savaşında, Rus ordularının Kabar­dey topraklarını istila etmeleri.

1769- Nartsane Savaşı: Ruslar bütün güçleri ile Kabardey’i işgal etti ve Peştu dağları yakınlarına mevzilendi. Çatışma Kabardeylerin yenilgisiyle sonuçlandı ancak Bemate Misost’un kahramanlıkları sayesinde Kabardeyler, General De Medem’in ordusunu geri çekilmeye zorladılar. Bundan sonra, General Medem güçlerini Kabardeylerin ittifak içinde oldukları Kuban Çerkeslerine karşı yolladı. (V. A. Potto, Kafkas Savaşı–Cilt 1, Sayfa 60)

1770-Abdzax bölgesi Adıgeleri asillere (pşı ve verk) karşı ayaklanırlar. Diğer feodal Adige kabile beylerinin ve Rusların yardımıyla, devrim hareketi bastırılır.((Vorlesungen von Prof. Dr. M. Sarkisyanz. SAI- Heidelberg . Trubetykoy, Nikolaj Sergejewitsch Fürst Erinnerungen an einen Aufenthalt bei den Tscherkessen des Kreises Tuapse. In: Caucasica, 1934, 11, S. 1-39)

1770-Abazalar Abhazya’nın Gagra yöresinden kalkarak, Kabarda beylerinin izniyle günümüzdeki yerleşim sahaları olan ve Adıge-Abdzax bölgesine komşu olan Kuban ovalarına göç ettiler.

1771- Soqur Karamirza komutasındaki Kabardey ordusu birçok Kazak köyünü ve Rus kışlasını yaktı.

1772- Karasu anlaşmasına göre, Kabardeyler kendilerine sorulmadan Rusya’ya tabii olarak kabul edildi.

1774-Osmanlı-kırım ile askeri bir ittifak gerçekleştirildi.Kırım Hanı Çerkes, “Nekrasov” Kazakları, Türkler ve Kırımlı kuvvetlerle Kabardey’e yardım etmek amacıyla Mozdok’a doğruilerledi.Ancak başarı sağlanamadı.

1774- KÜÇÜK KAYNARCA BARIŞ ANTLAŞMASI İLE RUSLAR TARAFINDAN KIRIM HANLIĞININ BAĞIMSIZLIĞI KABUL EDİLDİ.O DÖNEME KADAR TARAFSIZ VE BAĞIMSIZ KABUL EDİLEN KABARDA TOPRAKLARININ RUSLARA AİT OLDUĞU OSMANLININ DA ONAYI İLE KABUL EDİLİR. Ancak Çerkesler ve Kırım Hanlığı Rusların Kabardey üzerindeki haklarını tanımaz ve kabul etmezler.

1776- Kabardey Çerkeslerinin/Beylerinin Rusların politika icabı desteği ile tüm komşu Kafkas halklarından vergi ve haraç aldıkları dönem. ( Rusya bir sene önceki kaynarca anlaşmasına uygun olarak bu toprakları elinde tutmak ve bunun içinde beyleri yanına çekmek zorundaydı. Ancak Kabarda’da bir iç savaş başladı ve Ruslarla savaşa devam kararı alan prensler güçlenmeye başlayarak Ruslara savaş ilan ettiler.)

1777- Çerkes aslanı lakaplı Hacı Khızbeç Çerkesya’nın Şapsığ bölgesi Atakum(Adagum) ırmağı Nasha Köyünde doğdu.

1778-Osmanlı imparatorluğunun kıyı Adigelerine ilgi duymaya başlaması. Canikli Hacı Ali Paşa’nın Çerkesler hakkında bilgi toplamak görevi ile Soğucak’a gönderilmesi.

1778, Şubat – A. V. Suvarov, P. A. Rumyantsev- Zadunayski’ye gönderdiği yazıda, Adıgelerde bol miktarda yiyecek, atlar için de yetecek kadar yem bulunduğunu belirtiyor. ” Ruslara saldıracak gibi görünmüyorlar ama çok geçmeden saldırıyorlar, yiğit kişiler”.

1778,20 Mayıs – Çerkesler Slaviyanski kalesi yakınlarındaki bir Kazak muhafız birliğini yokettiler.Eylül ayının 23’ünde Deyleko Sultan komutasında Arhangelsk kalesine , ardında da Vsehsviyatski kalesine saldırıp ağır kayıplar verdirerek kaleleri ele geçirdiler.

Ağustos 1778- Nekrasov Kazakları** ve Adıgeler , Albay Kulbakov komutasındaki Rus birliklerine karşı birlikte çarpıştılar.(İ. İ. Dmitriyenko.)

1779,10 mart – Aynalıkavak Antlaşması (10 Mart 1779)imzalandıktan sonra Rus birlikleri Kırım’dan ve Kuban’ın sağ kıyısından çekildiler.(www.nlr.ru)

1779,29 Eylül- Kabardeyler ve sayıca çok üstün olan Gen.Yakobi komutasındaki Ruslar arasında Balka nehri yakınında savaşların en kanlısı gerçekleşti. Hazırlıksız yakalanan Kabardeylerin pek çoğu öldü. Yaklaşık 50 prens ve 350’den fazla soylu teslim olmayı reddederek bu çatışmada öldü.Kuma, Psifabe, Dzeluko çayırı, Tambukan ve Psikhuray rus ordusu tarafından yağmalanarak ele geçirildi.Çerkesler tarafından “Kabardey kâbusu” olarak bilinen bu bozgun için ulusal olarak yas tutulmaktadır.

10 Ekim 1779- Kemguy(Çêmguy) ve Besleneyler birlikte Stavropol’a saldırdıkları bir anda, Kabardey bölgesi Adıgeleri de Alekseyevski kalesini bastılar. 3,000 kişilik Çerkes süvarilerinin kahramanca direnmeleri üzerine Rus birlikleri Çerkesya’dan geri çekilmek zorunda kaldılar.  

1780-Çarın desteği ile Çerkes Prensi Reded’in torunu Wuşakov Çar özel filosunun liderliğine getirildi.

1780-Osmanlı-Çerkes ittifakının ve Anapa kalesinin(Bığurkhale) temeli atıldı. Natuhay prensi Şıvpeka Ahmed (Şıvpeke Ahmed/ Шыупэкъэ Ахьмэд)  kalenin kurulacağı yerin Osmanlılara verilmemesi için çok direndi. Bu nedenle daha önce kurulan(1724) Soğucak kalesine birkaç kez baskın yaparak Osmanlı birliklerine zararlar verdi.Ancak bir diğer Natuhay prensi Muhammed-Girey Zan Osmanlılarla ittifak ederek kalelerin kurulmasına destek verdi.(Dubrovin, 1887,s. 701; Çirg, 2009, s. 185). Bu nedenle ona “Khalevubate/ Къэлэубатэ” (Kale yıkan/ Крепость-разрушитель)  sanı veriliyor.“Adıgey Tarihi Konusunda Makaleler” (Сборник статей по истории Адыгеи).

1782- Tatar Hanı Şahin Giray ve ordusu ile Çerkesler arasında savaş yaşandı. Tatarların perişan edildiği bir gece baskınında Şahin Giray Çerkesler tarafıdan kaçırılarak Çerkes ülkesine götürüldü. (Osmanlı arşiv belgesi- Dosya No:23 Gömlek No:1111)

1782-Gürcü kökenli Osmanlı Paşası Ferah Ali’nin Çerkesleri Müslümanlaştırmak, Osmanlı tabiiyetine sokmak, imparatorluğun doğu sınırlarını bu yolla güvence altına almak amacı ile Soğucak Kalesine gelmesi.

1783-Nogaylar Yeysk kalesi önünde toplanarak toplu imza verdiler ve Rus yönetimi altına girmeyi kabul ettiler. Gürcüstan Kartli-Kakheti Krallığı Rus korumasına altına girdi.

1783-19 Nisan- Rus imparatorluğu çariçesi II. Katerina’nın “Kırım Yarımadası’nın, Taman adalarının bütün Kuban tarafıyla Rusya’ya ilhakı hakkında” manifestosu yayınlandı.

1783- KIRIM 1713 EDİRNE ANLAŞMASINDAN BERİ RUSLAR TARAFINDAN BAĞIMSIZ BİR DEVLET OLARAK TANINMASINA RAĞMEN RUS ÇARLIĞI TARAFINDAN İLHAK EDİLDİ.Osmanlı Devleti’nin Ruslara Kafkasya sınırı olarak Çerkesya’yı(kuzey sınırı Kuban ırmağı) göstermesi.

1783-Kırım Hanlığı’nın 1783 yılında ilgasından sonra Girayların bazı temsilcileri kendi bağlılarıyla birlikte Çerkesya’ya sığındılar.”Anzor Kushhabiev-Osmanlı belgelerinde Çerkesya-Batı Kafkasya”

1783, 23 ağustos- Çerkesler ve Nogaylar birleşerek Yeysk Kalesini bastılar. Kaleyi ele geçiremediler ama düşmana ağır kayıplar verdirdiler.

1784- Çerkeslerin Jane ve Hatukuay kolları Antahir ovasında toplanarak bundan böyle Rus saldırılarına karşı birlikte hareket etmek için antlaşma imzalarlar. Bu antlaşmaya Ferah Ali Paşa da katılır. Antlaşmayı imzalar, ancak antlaşmanın önemli maddelerinden biri olan silah yardımı vaadini yerine getiremez. Çerkesler ve Nogaylar Ruslara karşı birlikte savaşırlar.

1784-Kırım Hanı Şahin Girey’in Ruslardan tamamen ayrıldığını Osmanlı’ya hizmet etmek islediğini açıklaması. Adigeler Kırım Hanı Şahin Girey’in bu açıklamasına inanmayıp onun askerlerini yok etmek için harekete geçerler. Ancak Ferah Ali Paşa bu harekete mani olur.

1788- RUSLARIN ANAPA KALESİNE SALDIRISI.BAŞARISIZLIKLA SONUÇLANDI. 

1788-1787 de Osmanlı-Rus savaşı başladığında Fidanos adası yakınlarında sayıca daha üstün Osmanlı donanması yenilgiye uğratılırken en öndeki savaş gemisinin komutanı Çerkes Prensi Reded’in soyundan Amiral Wuşakov oldu.

1788-Kutais’li Mehmet Bey’in 25 000 kuruş ve başka hediyeleri Kabardey Pşılarına göndermesi.

1790-Osmanlının Kabarda seferinde bugünkü Çerkessk şehri yakınlarında Battal Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Rus ordusu tarafından
bozguna uğratıldı ve Battal Paşa Rusya’ya iltica etti. Battal Paşa komutasındaki Osmanlı ordusuyla çarpışan Rus birliklerinin komutanı olan Geyman, Çerkes ve diğer Kuzey Kafkasyalı çok sayıda savaşçının (10 bin kadar) Osmanlılar safında çarpışmalara katıldığını belirtmektedir. (Vevskaya, Şamanov, 1985, s. 128).

1790- Büyük bir Rus ordusu Kuban’ı geçip Çerkesya topraklarına girdi. Rus birliklerinin başında General  Y.B.Bibikov bulunuyordu. Bibikov Anapa’ya ulaşmayı başardı, ama kaleyi ele geçirmeyi başaramadı. Geri çekilişi sırasında da ağır kayıplar verdi. 

1790- Çerkes kraliyet ailesinden Amiral Wuşakov Karadeniz filosu komutanı olarak, Kerç Boğazı yakınlarındaki Tende adası ve Kaliakra’de deniz filosunu üstün bir şekilde idare ederek, Osmanlı deniz kuvvetlerini yenilgiye uğrattı.

1790- Abdzax bölgesi Adıgeleri ikinci kez başarılı bir ayaklanma yaparak beylerini öldürürler. Hayatlarını kurtarabilenler diğer Adige kabilelerine sığındıkları gibi pek çoğu da Moskova’ya giderek Ruslara sığınırlar. Verk(soylu)’lere de bazı şartlar sunularak, Abdzax bölgesinde yaşamalarına izin verilir ve canları bağışlanır.(Vorlesungen von Prof. Dr. M. Sarkisyanz. SAI- Heidelberg . Trubetykoy, Nikolaj Sergejewitsch Fürst Erinnerungen an einen Aufenthalt bei den Tscherkessen des Kreises Tuapse. In: Caucasica, 1934, 11, S. 1-39)

1791-İmam Mansur Çerkesya’nın başkenti Anapa’da Ruslar tarafından tutsak edildi. Anapa Rusların eline geçti. Şlisselberg kalesine hapsedildi ve orada öldü.

1791- YAŞ ANTLAŞMASI- Çerkesya’nın kuzey sınırı olan Kuban ırmağı Osmanlı ve Rusya arasında sınır olarak kabul edildi.Antlaşmaya göre Osmanlı hükümeti Kırım Hanlığı, Taman’ın, Kuban’ın sağ kıyısının ve Kabarda’nın Rusya’ya ilhakını kabul ediyordu.

1794-Kabardeyler, Rusların ortaya çıkarttığı mahkemelere ilişkin memnuniyetsizlikleri sebebiyle büyük bir isyan başlattılar ve birçok prens Ekaterinoslav’a sürgün edildi.

1794- Anapa Muhafızı Mustafa Paşa’nın Natukhay, Şapsug ve Abdzax isimli Çerkes kabilelerinin beyleriyle Devlet-i Aliyye’ye müttefik olmalarını temin maksadiyle 9 maddelik bir taahhütname imzalandı.(Osmanlı arşivleri-Dosya No:197 Gömlek No:9895)

1795- Polonya işgal edildi ve Çerkes alayı ortadan kaldırıldı. Prens soyları asimile olarak Cherkazki adı ile soylarını devam ettirdiler.

1796- Kalmuk lider Dukdukunba komutasındaki 50 000 kişilik bir Kalmuk ve Kazak askeri gücü, Ruslarla ittifak halinde Doğu Çerkesya’ya saldırdı. Kuban ve Terek nehirleri civarındaki bütün köyleri yakıp yıktılar, Çerkesleri kadın çocuk demeden katlettiler. Ama Çerkesler bu saldırıyı da püskürtmeyi başardılar.

1799- Napolyon -Mısır savaşı. Osmanlı himayesinde ki Çerkes emirleri komutasındaki Çerkes süvarileri ile karşı karşıya gelir. “Piramitler savaşı” denilen savaş başlar. Fransız ilerleyişini durdurmak isteyen Çerkesler piramitlere yakın Embaba bölgesinde süvari saldırısına geçerler, fakat yenilirler. Fransız topçusu, saldıran Çerkes süvarilerini daha yaklaşamadan paramparça etmiştir

1800’ler – Temirgoy prensliği federasyonu kuruldu.Prenslik Xase adı verilen bir meclise sahipti ve Temirgoy, Adamey, Hatukay, Yecerukay ve Hajret (*) Kabardeylerinin bölgelerinden oluşturuldu. Abdzax,Şapsığ bölgesi liderleri de destekliyordu.Nogaysavaşçılar ve Ermeni tüccarlar da bu federatif yapıda yer almaktaydılar.

1801- Rus Çarlığı Gürcistan’ı işgal etti.Koruması altındaki Kartli ve Kakheti krallığını ele geçirdi.

22 Şubat 1802-  Karakuban Adası yakınında Çerkesler Karadeniz’deki teknelerden içinde 400 pud barut bulanan birini yakaladılar. Çarpışma sırasında 2 Rus subay ve 14 Kazak öldürüldü. (Vestnik Vladikavazkoyjeleznoy dorogi.)

30 Mayıs 1802.- Kazaklar bunu Çerkeslerin yanına bırakmadılar. Kazak Atamanı F. Bursak 6000 Kazakla birlikte  Bıcıkopşı’nın dört köyünü bastı, Bıcıkopşı dahil 500 tutsak aldı, ayrıca hayvan sürülerini yağmaladı. (Vestnik Vladikavazkoyjeleznoy dorogi.)

1803- Psıçetıko Irmağı sırtında, Psıçetıko zefes (Psıçetıko Toplantısı) adı altındaki bir halk toplantısında, 1791- 1796 yılları boyunca savaşlardaki Şapsığ kazanımları konusu ele alınıp görüşüldü, değerlendirildi. (Sbornik statey poistorii Adıgei.)

1806-1812- Rus-Osmanlı savaşı yeniden başladı.

1807- Anapa yeniden Rusların eline geçti.

1809- Kazak Atamanı Bursak Şapsığlara saldırdı, 18 köyü yok etti, bin kişi öldürdü, otluk alanları ve buğday tarlalarını ateşe verdi. 

1809- Jankhot Dokhshukin and Atazhuko Atazhukin Kabarda’da yapılan kurultay sonrası prens olarak seçildiler.

1810- Abhaz Prensi Hıristiyanlığı kabul ederek, bir prenslik olarak Rusya’nın gönüllü koruması altına girdi.

12 Ocak 1810- Çerkesler İvanovskaya ve Stebliyevkaya Kazak yerleşimlerini bastılar ve yağmaladılar. Olginsk Kalesin’de kale komutanı Albay Tikhovski ile 146 Kazak’ı öldürdüler. 40 Rus askerini de tutsak aldılar, Çerkesler de 500 kayıp verdiler (-Bu yerleşimler Kuban Irmağı sağ yakasında ve hâlen şimdiki Krasnodar kentinin batısındadır- hcy). (Vestnik Vladikavazkoyjeleznoy dorogi)

1811- Petesburg’a bir delegasyon gönderildi. Delegasyon barış olmasını ve II. Katerina döneminde 1771 yılında Kaberdeylere verilen hakların iadesini talep etti.

1812- Reded soyundan Petre Lopuhin’in oğlu  Pavel Oteçestvenne savaşında kahramanca savaşarak, General-Teğmen rütbesine yükseldi.

1812- Bükreş Antlaşması: Napolyon-Rus savaşı. Ruslar Çerkesya’da ki çoğu birliklerini geri çekti.Osmanlı ile Bükreş antlaşması imzalandı.Batı Çerkesya prenslikleri ile Rus anlaşmaları fesh edildi ve Çerkesya’nın bağımsızlığı bir kez daha tescillenmiş oldu.(Anapa ile birlikte, kuzeyde Kuban Irmağı ağzından başlayıp güneyde Bzıb (Psıb) Irmağına ulaşan Çerkesya kıyılarının denetimi Osmanlı müttefiki Çerkeslerde kaldı.)

1812-7 eylül- Çerkes savaşçı Boletıko Kaybıy (Болэтыкъо Къэйбый)Borodino Ovasında yapılan savaşta bir atlı grubunu yanına aldı grubu Fransız toplarının üzerine vardı; topçuları dağıttılar ve topları bir bir ele geçirmeye başladılar.

1812-Boletıko Kaybıy’a tuğgeneral rütbesi (генерал-майорыцIэр) ve 4. dereceden – Hıristiyan- Aziz Georgi nişanı verildi

1812- Şapsığ soylularından (werq) Dolet- Cerıye (Devletkeri) (3) oğlu Meğureko PşıkuyTürklerle Fransızlar arasında yapılan dört savaşa da katılmıştı. 1812 yılında Fransızlara karşı büyük bir yiğitlik gösterdi, savaş tarihine adını yazdırmayı başardı.

1813- Abdzax liderler Boletoko’ya destek için Türklere Rusların hareketlerinden rahatsız olduklarını bildiren bir heyet gönderdiler.

1814 Mart- Rus generali Kuban Irmağını geçerek Prens Misost Bolotoko’ya desteğini gösterdi.

1814- Chemguy(Temirgoy) Federasyonu iki parçaya ayrıldı.Biri Ruslarla savaşı savunan Prens Janbulat Boletoko  tarafından diğeri ise Ruslar ile iyi geçinen büyük prens Misost Boletoko tarafından yönetilmeye başlandı.(1)

1815-Ruslar Osmanlı ile olabilecek yeni bir zıtlaşmadan çekinerek Misost Bolotoko’yu yalnız bıraktılar

1818- Çeçen başkenti Grozniy işgal edildi.

1820- Çerkesya’da “Çerkes(Adige) Aslanı” namıyla ünlenen Hacı Guzbeg (Kuzbech Tughuzique)’in Hac dönüşü Kahire’yi ziyareti.

1823- General Yermolov,  Rus yönetiminde kabul edilen Kabardeydeki başkaldırıları bastırdı.Rus Çarlığı tarafından Çerkes köylerine saldırılar düzenlemeye başlandı ve 25 bin ailelik Rus kolonisi buralara yerleştirildi.Kabarda büyük oranda işgal edildi.

1823 Nisan- Prens Boloteko ve Skhum emrindeki 300 Çerkes süvarisi Rus askeri sathına saldırdı.(2)

1823 Mayıs- Çerkes süvarileri 320 rehine alarak Kruglolesskoe’daki büyük bir Rus kalesini yaktı.

1823, 8 Ağustos- 30 prens Boloteko Janbulat’ın Belaya Nehri ardındaki köyünde toplandı.(3)

1823,Eylül- Janbulat önderliğinde 800 süvari Rus topraklarına yöneldi(4)

1823,Ekim- Kazak alayı, Barsuk Nehri yakınlarındaki Sabl köyünde, Çerkeslerle karşılaştı. Janbulat’ın ordusu Kazakların tamamını yok etti.

1824-Nisan- Fransa kralının temsilcisi olarak Tiflis’te bulunan Chevalier Gamba’nın ricasıyla, daha önce, 12 yıl boyunca  Napolyon Bonapart’ın yakın  korumalığını yapan Adıge Memlûku Hozat Ali (doğ. 1778)  Rusya’nın Kuban yöresi yöneticilerince yaman bir savaşçı ve bir kahraman olarak ilan edildi.

1825- Adıgey’in şimdiki Tulski beldesinin bulunduğu yerde bir Rus askeri kalesi kuruldu. (Кубанский сборник, т. 17 (Kuban Koleksiyonu, s. 17)

1825, Temmuz- Maykop’a uzakça olmayan Mıyeko Irmağı kıyısında Pşı F. A. Bekoviç- Çerkasskiy (*) komutasındaki Rus Khersonskiy Alayı ile Abdzaxlar çarpıştılar. (Kabardey beyi, daha sonra general olacak ve 1828- 29 Osmanlı- Rus Savaşı’nda üstü General Paskeviç tarafından  Erzurum’a askeri vali olarak atanacaktır.)

1825,18 ağustos- General Veliaminov Abdzax Çerkes direnişçisi Hajı Tlam ın ikametini yaktı.Ruslar geri çekilmeye vakit bulamadan Çerkeslerden cevaben gelen saldırı karşısında kaçmışlardır.(5)

1826,Ocak – Janbulat Marevskoye kalesini yakar.

1826- Akkerman ticaret antlaşması – Rusya Karadeniz’de gemi bulundurmak hakkını elde etti.

1827- Temirgoy Federasyonun’un büyük prensi Missost Bolotoko öldü ve Janbulat Bolotoko bu unvanı aldı

1827- General A.R.Yermolov(1777-1861) görevinden ayrıldı.

1827,Aralık- 40 refakatçileri ile iki İranlı prens (pşı) Kuban yöresi Çerkesya topraklarına geldiler, Adıgeleri Rusya’ya karşı durmaları konusunda teşvik ettiler. Кубанский сборник (Kuban Derlemeleri)

1828- 28 Nisan- İran’la olan savaşı bittikten sonra Rusya Osmanlı ile tekrar savaşa girdi.

1828 -Çerkes beyi Pecıde (Begidov) Adılcerıye (David Grigoryeviç), Rus ordusunda dağıtılmış 3 atlı alayın birleştirilmesiyle oluşturulan bir birliğin komutanı olarak Tuğgeneral rütbesi ile Osmanlıya karşı savaştı.Ardından Moldova ve Eflak’da 5 alaydan oluşan ordunun komutanı yapıldı.

1828, Mayıs- Çerkes prensleri Urup Nehri kıyısında Janbulat başkanlığında bir araya geldiler.

1828,Mayıs- Kuban bölgesi komutanı General Emmanuel, Çerkesya’nın içlerine doğru kat ederek  Janbulat’ın kuzeni Heaolei Bolotoko’nun köyüne saldırdı fakat gece Çerkesler tarafından kuşatıldığı için geri çekilmek zorunda kaldı.

1828,4 Haziran-  Janbulat Bolotoko 5 Çerkes prensliği ve Türklerden oluşan 2000 süvariyle Rusya’ya olan seferlerine başladı

1828,6 Haziran- Janbulat Kuban bölgesindeki en büyük alaylardan biri olan, Khopyor Kazak alayına saldırdı. Ruslar paniğe kapılıp kaleye çekildi.

1828-Haziran- Rusların Kafkasya komutanı Earl Paskevich, İran’la olan savaştan dönerken, Gürcistan yolunu keserek Kabardey’in izole edilmesi emrini verdi. Kırkıncı Eğer taburu Kabardey’den Janbulata doğru ilerlemeye başladı.

1828-Haziran- Janbulat Khopyor alayının önündeki Podkumok Nehri’ni geçer ve izini kaybettirir. Volga Nehri civarındaki korumasız Rus köylerine doğru hareket etti. Sabahına Ulan emirlerinin ve Belgorodsky alayının yönetim merkezi olan Nezlobnaya kalesini yaktı.

1828-Haziran- Çerkes ordusu , Mariskaya kalesine uzak yüksek bir tepede tekrar konuşlandı. Rus ordusu gruplar oluşturmaya ve iki ana hat oluşturmaya başladı fakat çok dağıldı. Jembulat Rusların zayıf noktalarını keşfetti ve Volzhskiy alayının sol cenahına tüm gücüyle saldırdı. Donskoy alayı aceleyle oraya yetişmeye çalıştı fakat çok geçti. Sol cenah çoktan geri çekilmişti. Çerkes güçleri yaklaşan Rus güçlerini pala ve mızraklarıyla karşıladılar.Paniğe kapılan çoğu subay ve komutan geri çekilirken katledildi.

1828-Haziran- Sultan Aslan Giray, Aslan Roslanbek, Abdzax soylusu Jankhot Aşe isimli 3 prens öldürüldü ve Hajı Mirzabek Hamurzin ağır yaralandı.

1828-9 Haziran- Janbulat Baksan Vadisi’ne doğru ilerledi.

1828- Bjeduğ köylüleri kendilerine baskı uygulayan PşıHacemıko ile Pşı Axecego’ya (Akhecego) karşı baş kaldırdılar, ama başarılı olamadılar. П. Аутлев. Апэрэ Бжъэдыгъу пщы-оркъ зау (P. Avtlev. İlkBjeduğ Pşı- Verk Savaşı)

1829- Osmanlı-Rus savaşı Osmanlının yenilgisi ile sona erdi. Edirne  antlaşmasıimzalandı.Adige Beylikleri Rus İmparatorluğu’na bağlı sayıldılar.Osmanlılar Çerkesya’nın kıyı, yani Kuban ve Bzıb ırmakları arasında bulunan kıyı kesiminin denetimini Ruslara devrettiler. Ruslar bunu, tüm Çerkesya’nın uluslararası hukuka göre kendilerine bırakılmış olduğunu ilan ettiler. Çerkesler ise, Osmanlı yönetimine bağlı olmadıklarını, örneğin vergi vermediklerini, sadece müttefik olduklarını öne sürerek,1829 Edirne Antlaşması hükümlerini tanımadılar(6) Ruslar  işgal için sadece Kuzey Kafkasya’da 280.000 kişilik bir orduya sahipti

1832- Çerkesler, 12 topu bulunan bir Rus savaş gemisine saldırdılar.

1830- Bell, James Stanislau,  Lord Palmerston’un Çerkesya dağlılarına gönderdiği politik ajan. Görevi Çerkeslerin savaşa devam etmelerini sağlamaktı ve başarılı da olur. Takma adı Yakup Bey’dir.

1834- Çerkes Aslanı Hacı Khızbeç  komutasındaki Çerkes ordusu Abın Irmağı boyunda 700 Çerkes atlısı ile, 12.000 kişilik ve silah,top bakımından donanımlı Rus,Kazak ordusunu yendi.

1834,Mayıs- Çerkeslerin Bombory’e(Gürcistan) yakınlarına gerçekleştirdikleri başarılı deniz çıkarma harekatı, Rus komutanlığını şaşkına çevirdi.

1836,26 Ekim- Çarlık savaş gemisi Nartsiss, Soçi Nehri ağzı yakınlarında,  7 Çerkes kadırgası tarafından saldırıya uğradı. Sonrasında Rus kaptan Varnitskiy raporunda, Çerkesler’in organize şekilde savaştıklarını, saldırı sırasında Çerkes komuta gemisinin, uzun yelken direği ile diğer kadırgalara yerini gösterdiğini, şiddetli çarpışma sonucunda Rusların kaçtığını bildirdi.

1836- Janbulat Boletoko bir suikaste uğrayarak şehit edildi.(Eurasia Daily Monitor Volume: 8 Issue: 206)

1838- Ruslar Çerkeslerle çarpışarak, Soçi ve Tuapse ırmakları ağızlarını ele geçirip kıyı boyunca kale ve karakollar kurmaya başladılar. 4 Çerkes kadırgası ile Rus yelkenlisi Glubokiy arasında şiddetli bir çarpışma yaşandı.

1839/36?-ANAPA-Afepsip Bölgesinde Ubın nehri kenarında Havdıko Mansur (Kral Mansur) Başkanlığında büyük Çerkes Kurultayı toplandı. Çerkesya Bayrağı resmi bayrak olarak kabul edilerek karara bağlandı ve Anapa tekrar Çerkesya’nın Başkenti ilan edildi.

1840- BÜYÜK ÇERKES SALDIRISI VE BAHAR ZAFERİ-ABIN KALESİNİN HAVDIKO MANSUR(1766- 1846) KOMUTASINDAKİ ÇERKESLER TARAFINDAN RUSLARDAN GERİ ALINMASI. 24 Şubat- Çerkes Aslanı Hacı Khızbeç hayatını kaybetti.

1840-Kıyı boyundaki bir çok Rus istihkamlarını yerle bir eden Ubıh lider Degumuko Hacı Berzec kılıcını General Heimann’a vererek teslim oldu.

1840-Çerkesler Karadeniz kıyı hattı ile ülke içinden geçen Gelencik Hattı’na saldırarak bu hatları yıktılar ve kalelerin çoğundan (Şapsığ kıyısındaki kalelerden) Rusları atmayı başardılar.

Mart 1842- Ruslar, düzlüklerde bulunan köylere karşı saldırıya geçtiler. Bunun üzerine dağlarda yaşayan Abzehler,Şapsığlar, Wubıhlar, Hatukaylar, Yecerukaylar, Cemguylar, Besleneyler düzlüklerde Rus saldırılarına maruz kalan Adıgelere yardım için dağlardan indiler. Ferz nehri önünde ünlü zalim Rus komutan Zaas’ın ordusu ağır kayıp vererek geri çekildi.

Ekim 1842– 8000 Gürcü ve Mengrel süvarisi ile 10-12.000 Rus askerindan oluşan ordu Scotcha kalesine 8 mil uzakta olan Hamish gecidinde 5.000 kişiden oluşan Çerkes süvarilerinin saldırısına uğradılar. Rus ordusu 3500 kayıp verdi ve birçoğu sahilde onları bekleyen gemilere kaçtılar. Bir kısmı da Scotcha kalesine çekilerek savunmaya geçtiler. 400-500 kadarı da atları ve techizatları ile birlikte tutsak edildi.( Osmanlı devri, İstanbul ve İngiliz Gazeteleri.bknz.Belgeler)

1842-İmam Şamil’in ilk kez naibi Hacı Muhammed’i Abdzax bölgesi Çerkeslerine göndermesi. Abdzax Adıgeleri bu çağrıya destek verdiler. Adıge Beylerinden Daur Hashmaxuo İmam Şamil‘in Naibi Muhammed Emin‘in çağrısına cevap verdi ve 1849 yılında Laba bölgesine geçti.(M.A.DAUROV “Khabez. Aile Ansiklopedisi “, 2004)- bugün Karaçay-Cherkess ülkesi sınırlarında ki Çerkesler içinde Abdzaxlar, Besleneyler, Kabardeyler v.b. Adıge boylarının bir arada olmasının nedeni büyük oranda bundandır.

1843-44- Besleney prensliği Şamil’in Naibi Muhammet Halşi ile birlik olup savaşmaya devam ettiler. Yurtlarını terk ederek Labe ardına göç ettiler. Bir yıl sonra beyleri Kanoko  Ayteç vefat edince yeniden alıştıkları yurtlarına geri döndüler.

1845- Besleney Prensi Kanoko Ayteç 1845 yılında Kazak saldırısında şehit oldu.

1846- Çerkeslerin Kral olarak adlandırdıkları ünlü komutan Havdıko Mansur (İmam Mansur) hayatını kaybettti.

1846- İmam Şamil Çerkeslerle birleşmek için Kabardey bölgesine yürüdü, ama o dönemler Rus işbirlikçisi olan Kabardey beylerinin destek vermemeleri üzerine birleşme girişimi başarısızlığa uğradı.

1851- Nalçik’te ilk Çerkes okulu açıldı.

1853- Çerkeslerin silah devrimi yaptığı bir eserde gün yüzüne çıktı.”Yivli mekanizmalı kendi tüfeklerini yapmaya başladılar.İngiliz Ordusunda o yıllarda 40.000′in üzerinde misket tüfeği bu şekilde geliştirilmiş ve buna uygun olarak üretilir olmuştu.”(By captain L. E. NOLAN  (Lewis Edward)(1818-1854)–GENERAL CHARLES SHAW‘ın eserlerine dayanılarak)

1853-56- Kırım Savaşı. Çerkesler, Müttefik Avrupalı devletlerin baskısı nedeniyle Rusların elinde bulunan kıyı kalelerini, bu arada Navaginsk (şimdi Soçi), Novorossiysk ve Anapa kaleleri ile Taman Yarımadası’nın bir bölümünü geri aldılar

1854- Pşı Kanoko Adilgeri ,  dönemin Osmanlı Padişahı ile çeşitli yazışmalardan sonra beraberindeki  akraba ve bir grup seçilmiş tam teçhizatlı Besleney Şovelye ile birlikte İstanbul’a geldi.

1856- Paris anlaşması: Antlaşmaya göre, Karadeniz’in doğu kıyılarının (- Çerkesya-)Rusya’ya ait olduğu kayıt altına alındı.

1856-Temmuz; Rus birlikleri Anapa’ya yaklaştıklarında, Çerkes beyi Zaneko Seferbey, Anapa’dan ayrılıp  daha güneydeki Novorossiysk’e çekildi, ardından Natuhay ve Şapsığlara, Osmanlı Padişah’ına bağlılık  (фэшъыпкъэн) yemini ettirdi.“Tsuvıç Anjel (Цуук1 Анжел),Adıge tarihçi, Adıge Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi, Maykop”

1857 -Ocak- Tuapse Irmağı boyunda Seferbiy’in oğlu Karabatır ile Muhammed Emin arasında bir çarpışma yaşandı. Karabatır üstün geldi. “Tsuvıç Anjel (Цуук1 Анжел),Adıge tarihçi, Adıge Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi, Maykop”

1857-ABIN’DA TOPLANAN BÜYÜK ÇERKES KURULTAYINDA 60 ÇERKES BÜYÜĞÜ TARAFINDAN RUSLARA KARŞI SAVAŞA DEVAM KARARI ALINDI.

19.yy- Khelewıbat savaş yerine barışı öneren komutan. Osmanlı ve İngilizlerin kendi çıkarları için Adığeleri Çarlara karşı savaş için kışkırttıklarını, yalan söylediklerini ve yardım da etmeyeceklerini halk meclisinde açıkça söyleyerek uyaran ileri görüşlü büyüğümüz. Kale yıkan unvanını hakkıyla halkından almıştır.

1858,Haziran- Bletz, Mr. İstanbul/Pera’da yaşayan İngiltere elçiliğine mensup bir diplomat. Çarlık Rusya’sı askerlerinin geçerli sözleşmeleri ihlal ederek Çerkesya’ya yaptıkları saldırıyı Times gazetesinde yayınlayıp, kamuoyunun dikkatini çeker ve bu tür olayların tekrarlanmasını azda olsa önler.

1859- iMAM ŞAMİL GUNİB’DE RUSLARA TESLİM OLDU. Aralık 1859’da Zaneko Seferbey öldü, bir yıl sonra Natuhay Çerkesleri Rusya’ya boyun eğdiler.

1860- KABARDANIN İŞGALİ VE NÜFUSUNUN 1/8 İNİN OSMANLI TOPRAKLARINA SÜRGÜN EDİLMESİ.

1861- BATI ÇERKESYA VE KABARDA-BESLENEY TOPRAKLARI ÇERKESYA ADI İLE BAĞIMSIZLIĞINI TEKRAR İLAN ETTİ,MİLLİ MECLİS KURULARAK SOÇİ BAŞKENT İLAN EDİLDİ.1862-Çerkeslerin üç önemli kişisinin (л1ышъхьэ)- Hasan Efendi, Hacı İsmahil Efendi ve Hacı Mıhamod’un da  (Хьаджэ Мыхьамод) yer aldığı bir Adıge grubu İstanbul’a gitti

1861,18 Eylül- Çar II.Aleksandr büyük bir törenle Çerkes ileri gelenleri ile görüşmek için bizzat Taman’a gitti ve Çerkeslerin teslim olmalarını isteyerek barışçı teklifler sundu.Çerkesler çoğunluk olarak bu teklifleri kabul etmediler ve savaşa devam kararı aldılar.

1862-Ağustos- Dağlıların üç önemli kişisinin (л1ышъхьэ)- Hasan Efendi, Hacı İsmahil Efendi ve Hacı Mıhamod’un da  (Хьаджэ Мыхьамод) yer aldığı bir Adıge grubu İstanbul’a gitti.

1862- Çerkesya Bağımsızlık Meclisi binası kıyıdan gizli bir çıkarma yapan bir Rus komando birliği tarafından yıkıldı. Başkent Soçi ele geçirildi ve yakıldı.

1683, 26 Ekim- Şapsığlar ateşkes istemek zorunda bırakıldılar.

21 Şubat 1864- Rus Daho Birliği  General Kont Yevdokimov’un komutasında harekete geçti ve Kafkas Dağları üzerinde bulunan geçidi buldu ve geçti, 23 Şubat’da kıyıya, Tuapse ırmağı ağzına vardı ve eski Velyaminov (Tuapse) kalesi ele geçirildi. (St. Petersbourg Gazetesi Kafkasya Bülteni, 19 Mayıs 1864)

1864. Mart- “L’Invalide Russe” dergisinin 78 ve 90′ncı sayılarında, Tümgeneral Heymann’ın komutasındaki bir birliğin Wubıhları bozguna uğrattığı ve bu topluluğa yıldırıcı bir darbe indirdiği bildirilmektedir

1864,MART- ŞUBEŞKH NEHRİNDE 100’Ü AŞKIN ÇERKES SAVAŞÇISI KANLI BİR ÇARPIŞMAYA GİRERLER. HAYATTA KALANLAR TESLİM OLUR VE ÖLDÜRÜLÜRLER.

1864-MAYIS- Ruslar Kafkas Savaşı’nın kendi zaferleriyle sona erdiğini Mzımta Irmağı yukarısındaki Çerkesce ismi ile Atkuace Yaylasında (şimdiki Krasnaya Polyana; Abhazca Kbaada) bir dini ayin ve askeri tören düzenleyerek ilân ettiler.

1864, HAZİRAN- OSMANLI TOPRAKLARINA SÜRÜLEN ÇERKESLERİN SAYISI 400.000’E ULAŞIR.

1865,Haziran- Dağlı Hakuç Çerkesleri teslim olmayarak direnişe devam ettiler.Ruslar kıyıdaki Aşe, Psezuape, Tuapse, Soçi ve Mzımta Irmakları havzalarını koruma altına almak ve Hak’uçlara boyun eğdirmek için Hak’uç Hattını kurdular.

1865,Ekim- kapsamlı bir askeri harekât yürüten Ruslar Hak’uçları yok ettiler. Ancak Hak’uç direnişi yer yer 1870’li yıllara, direnişçiler ölene ya da anlaşmalar yapılana dek sürdü.

1877, 1 Aralık- Plevne Savaşında Osmanlı ordusundaki gönüllü Çerkes süvarileri adıyla bir haber yapılmış ve başarıları anlatılmıştır.- Harper’s Weekly gazetesi.

1878, 11 Mayıs- Osmanlı topraklarındaki Çerkes göçmenleri beyleri aracılığı ile İngiltere parlamentosuna yazı yazdılar ve Ruslara karşı İngilizlerle beraber savaşmaya hazır olduklarını bildirdiler.(Osmanlı arşivleri)

19.y.y. sonları- Rus deniz savaş filosu için imal edilen ilk geminin adı “Reded –Kasogya Prensi” olarak konuldu.(Adığe Makh 26.09.2007-Meşbeş’e İshak’ın “REDED” isimli tarihi romanından bölümler)

*- Çerkesya Kronolojisi-1- Dr.Yedic Batıray Özbek 

**- Nekrasov Kazakları, Rusya’ya başkaldıran, yenilgi üzerine Osmanlı Devleti’ne sığınan Kazaklardır.

(1)Ama her iki prens de Temirgoy’u bir iç savaştan uzak tutmuş ve kişisel çekişmelerden kaçınmıştır.

(2)Savaş o kadar şiddetliydi ki Prens Skhum yanağından ,iki yanından birer mızrak ve omurga civarından bir mermi ile yaralanmıştı. Ruslar geri çekilerek Çerkeslere 19 adet de tutsak bırakmışlardı

(3)Kabardey’den işgaller sonucu batıya kaçan Çerkeslerin “otonktonluğu” Çerkes Direnişi’nin yeni ideolojisi olarak deklere edildi. Rus topraklarına saldırmak ve Kabardeyleri kurtarmak üzere karar kılındı

(4) Müfrezenin yarısını 18 yaşındaki Kabardey Prensi İsmail Kasey’in emrindeki Hajretler oluşturmaktaydı.Ruslar kumandanları Pobednov ve Isaev adlarındaki albayları Jembulat Bolotoko’yla savaştan kaçtıkları gerekçesiyle cezalandırmış ve bu subayların rütbelerini düşürmüştür.

(5) Rus belgelerinde bu olayla ilgili, Abadzekh savaşçılarıyla kamalar kullanılarak göğüs göğüse geçen çok kanlı bir muharebe denilmektedir

(6) Edirne antlaşmasının 7.Maddesi:  Osmanlı Devleti Çerkesya’nın Kuban Irmağı ile Bzıb Irmağı arasındaki Karadeniz kıyı kontrolunu Rusya’ya devretti .Çerkesya’daki Anapa ve Sucuk-Kale(şimdiki Novorossiysk) Limanlar/Kaleler dışında, Poti Limanı,Ahıska ve Ahılkelek de Rusya’ya bırakıldı. 

-Rus deniz subayı N.N. Sushev’e göre, “bir ticari gemiyi ele geçirmek için yapılan saldırı sırasında, Çerkesler ilk önce, üst güverteden yivli tüfekleriyle ateş açarlar, ardından kamalarıyla borda ederler, birkaç dakika içinde de herşey bitmiş olurdu.” Dubua de Monpere bu konuda şöyle aktarmıştır. “Eski çağlardan beri deniz soygunculuğuyla ünlü olan Mamay körfezi, Çerkesler için  merkezi bir üs konumundaydı.”

KAYNAKÇA:

-Compiled by WH Kazharov, JH Mekulov, Of Adyghe (Circassian) encyclopedia – Çeviri= Soner DAUR

-Nogmov, Sh.B. Istoriya Adyheiskogo Naroda. Ed. T. Kumykov (Nal’chik, 1994), p. 45.

-Akty Kavkazskoi Archeograficheskoi Komissii (AKAK). Ed. A. Berge (Tiflis, 1873), v 5, p. 857.

-James Stanislaus, Journal of Residence in Circassia during the Years 1837, 1838 and 1839, London: Edward Moxon, 1840 (2 vols).

-Jaimoukha, Amjad, The Circassians: A Handbook, London and New York: Routledge; New York: Palgrave, 2001.

-Khan-Girey, Sultan, Zapiski o Cherkesii [Studies on the Circassians], St Petersburg, 1836; reprinted: Nalchik: Elbrus Book Press, 1978.

-Longworth, John Augustus, A Year among the Circassians, London: Henry Colburn, 1840 (2 vols).

-Nogmov, Sh. B., Istoriya adikheiskogo [adigeiskogo] naroda [History of the Circassian Nation], Tiflis (Tbilisi)

-Adığe Makh 26.09.2007-Meşbeş’e İshak’ın “REDED” isimli tarihi romanından bölümler.

 

Araştırma-Derleme-Çeviri : S.DAUR

Hakkımızda

ÇerkesyaCerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.

Çok Okunanlar

Çerkesler Türk mü?

Çerkesler Türk mü?

Ara 02, 2018 Rate: 0.00

Kafkasya Neresidir?

Kafkasya Neresidir?

Ara 10, 2018 Rate: 0.00

Kabardey Aile Armaları

Oca 25, 2019 Rate: 0.00

Son Twetler

Değerli büyüğümüz Yismeyl Özdemir Özbay'a Allah'tan Rahmet ailesine ve camiamıza baş sağlığı dileriz. https://t.co/568Ue3bIPa
RT @profdrhalukkoc: Rusya Fed.Ank B.elçisi Aleksey Yerhov;1820-1870 yıllarında her türlü eziyet,baskı ve zorla topraklarından sürdükleri Ka…
https://t.co/z2AVKFGjVf
Adıge Cumhuriyeti'nin Kuruluş Yıl Dönümü Kutlu Olsun https://t.co/10PUan3hJA
Follow Çerkesya on Twitter

Post Gallery

Çerkes Parası ve Kaffed'in Kozmik Aklı

Çerkeslerin Mitolojik Kahramanı Nart Sosruko Mobil Oyun Oluyor

Eski Kafkas halkları, Amerikan yerlileri ve Sibirya halklarıyla akrabaymış

Belgesel Film Gösterimi-Çerkes Atının Öyküsü Şağdi

Hayriye Melek Hunç Anısına Kitap Günleri

Adıgey Halkı Anadilde Eğitim İstedi

Sarıkamış’tan Bir Şehit Öyküsü

Efsanevi Kabardey Atları Dörtnala Geri Dönüyor

Çerkes Kültürüne Son Bir Yaşam Alanı