Adigeler ve tüm Kuzey Kafkasyalılar, 19.yüzyıl başlarına kadar ulusal bir bayrakları ve bir devlet anlayışları olmadan yaşamlarını sürdürdüler. Ancak, eski zamanlardan beri bayrak niteliği taşımamakla birlikte her kabile ve aile çeşitli renk ve biçimlerde bezden yapılmış değişik flamalara yaşamlarında yer veriyorlardı. 

Özellikle düğünlerde ve at yarışlarında derece alan delikanlılara, genç kızlar ödül olarak kendi hazırladıkları bu flamaları armağan ediyorlardı. Büyük yarışmalarda ise, bu ödüllere ek olarak, derece alan gençlere, her kabile başkanı o kabileyi temsilen kendi sembolleri olan flamayı veriyordu. 

"Çerkes bayrağı taşıma" suçu 
Sürgün sonrası Anadolu'ya yerleşen pek çok Çerkes ailesinin kızları, o günlerin anısına dikilmiş flamaları yıllar boyu sandıklarında sakladı ve 1920'li yıllardan sonra, gizledikleri bu flamalar yüzünden "Çerkes Bayrağı taşımak, Çerkeslik yapmak" suçlamalarıyla çeşitli baskılar gördüler. 

Adigelerin ilk bayraklarına ilişkin somut ve yazılı hiçbir belgeye rastlanamıyor. Bu konuda 19.yüzyıl başlarından beri Avrupalıların, genellikle, İngilizlerin ortaya koydukları bazı yazılı belgelerden bilgi ediniyoruz. Diplomat, tüccar, yazar, gezgin ve hatta ajan olarak Kafkasya'ya gönderilen kişilerin Çerkeslere ilişkin yazdıkları yapıtlarda, Adige bayrağı hakkında da bilgilere rastlıyoruz. 

Bazı kitapların kapaklarında yer alan Adıge bayrağının önceleri 7 yıldızlı, daha sonraları da 9 yıldızlı olanlarına rastlanıyor. Bayrakların ortak özelliği ise renklerinin yeşil ve üzerlerine serpiştirilen yıldızların da sarı renkli olması. Ancak bu bayrakların hangi kabileyi ya da kabileleri temsil ettiği ve de hangi tarihte kullanıldığı belirtilmemiş. 

1830'lu yıllardan sonradır ki, Adige bayrağının doğuşuna ilişkin detaylı bilgilere erişebiliyoruz. İngiliz politikacılarından, o dönemde küçük bir devlet memuru olan David Urquhart; İngiltere Hükümeti'nin de yardım ve desteğiyle 1834 yılının Haziran ayında Kafkasya'ya gelir. Amacı Çerkesleri tanımak, gerekirse ve olabildiği oranda Çerkeslerin Ruslara karşı sürdürdüğü özgürlük savaşımında onlara politik ve somut askeri yardımları sağlamada yardımcı olmaktır. 

12 kabile, 12 kişilik hükümet 
Adigeler, Tsemez'de (Novorossisk) karaya çıkan, oradan da Anapa'ya giden Urquhart'ı büyük bir ilgi ve sevgi gösterisiyle karşılar. Anapa'da onuruna düzenlenen bir kurultayda -ki bu kurultay Aguy ovasında düzenlenmiştir- tüm Çerkeslere seslenerek, Ruslara karşı başarılı olmak için Çerkes birliğinin kurulmasını önerir. Urquhart bayrağın rengi, amblemi hakkında Çerkeslere bilgi aktardığını, sonradan yazdığı anılarında dile getirir. Bu arada o dönemde Adigelerin lideri durumunda olan Zaniko Sefer Bey'in de onayı ile 12 kabileyi temsilen 12 kişilik geçici bir hükümet kurulur. 

Adige ulusal bayrağının kabulü 
Urquhart'ın Kafkasya'dan ayrılmasından 3 yıl sonra 6 Mayıs 1837'de bu kez, yine İngiliz S.James Bell ve gözlemci Longworth'un hazır bulunduğu ünlü Adhanekum (Adakum, Atakum, Atakhum diye de geçer) kurultayda, ipekten yeşil renkli, siyah iki ok ve üzerinde 10 kabileyi temsil eden 10 adet sarı yıldızın yer aldığı Adige Bayrağı dalgalanmaktadır. 

Havidko Mensur'un (Havdiko, Havudukue diye de geçer) liderliğinde ve bütün Adige kabilelerinin temsil edildiği, bin delegenin katıldığı bu Adige tarihinin büyük kurultayında bilinen ilk resmi bayrak kullanılmıştır. Bundan bir yıl sonra ise 1838 yılında, Batı Kafkasya'daki 12 kabile, 3 liderin başkanlığında birleşir ve yeşil yüzey üzerinde 3 siyah ok ve 12 yıldızlı tarihsel Adige bayrağını ulusal bayrak olarak kabul ederler. İşte bugün Adige Cumhuriyeti'nin Maykop'taki Parlamento binasında dalgalanan bayrak budur. 

Renklerin, yıldızların ve okların anlamı 
Adıge bayrağında yer alan renkler, yıldızlar ve oklara gelince: İpek kumaşın yeşil rengi Kafkasya'nın dağ ve ovalarını; siyah 3 ok dönemin en yetenekli ve ünlü üç ailesini (Zaniko, Aytekçiko, Boleteko aileleri), siyah renk ise düşmana ölümü, sarı yıldızlar da bütün yaşamları açık havada, kır ve dağlarda geçen ve gökyüzündeki yıldızlara bakarak uyuyan kahramanların yer aldığı 12 bölgeyi temsil ediyordu. Bu 12 bölge; Natukhay(Nathkoç), Şapsuğ, Abedzah, Ubıh, Bjedugh, Temirgoy, Abhaz, Hatukay, Mahoş, Besleney, Brakiy, Karaçay ve Kabardey'den oluşur. 

Bu 12 bölgeden Abedzah, Mahoş ve Bjedughlar Ruslarla barış antlaşması imzalamış olduklarından, Kabardey ve Abhazya da Rus işgalinde bulunduğundan, birliğe ancak o bölgelerden, diğer Adige kabileleri arasına sığınanların temsilcileri ile birlik antlaşmasına katılmışlardır. Kabardey'in temsilcisi Besleniyko Aslan, Abhazya'nın ise Rustem Pe idiler. Her bölgenin genel kurulları sonucu seçilen delegeleri Zaniko Sefer'in yanında yer alıyor, bunlar arasından da askeri komutanlar, elçiler ve hakimler seçilerek işbaşına getiriliyorlardı. Zaniko Sefer hem genel başkan, hem de dışişleri ile diplomatik çalışmaları yürütüyordu.

Adige bayrağında yer alan renkler, yıldızlar ve oklar: İpek kumaşın yeşil rengi Kafkasya'nın dağ ve ovalarını; siyah 3 ok dönemin en yetenekli ve ünlü üç ailesini (Zaniko, Aytekçiko, Boleteko aileleri), siyah renk ise düşmana ölümü, sarı yıldızlar da bütün yaşamları açık havada, kır ve dağlarda geçen ve gökyüzündeki yıldızlara bakarak uyuyan kahramanların yer aldığı 12 bölgeyi temsil ediyordu. Bu 12 bölge; Natukhay (Nathkoç), Şapsuğ, Abedzah, Ubıh, Bjedugh, Temirgoy, Abhaz, Hatukay, Mahoş, Besleney, Brakiy, Karaçay ve Kabardey'den oluşur.

Bu 12 bölgeden Abedzah, Mahoş ve Bjedughlar Ruslarla barış antlaşması imzalamış olduklarından, Kabardey ve Abhazya da Rus işgalinde bulunduğundan, birliğe ancak o bölgelerden, diğer Adige kabileleri arasına sığınanların temsilcileri ile birlik antlaşmasına katılmışlardır. Kabardey'in temsilcisi Besleniyko Aslan, Abhazya'nın ise Rustem Pe idiler. Her bölgenin genel kurulları sonucu seçilen delegeleri Zaniko Sefer'in yanında yer alıyor, bunlar arasından da askeri komutanlar, elçiler ve hakimler seçilerek işbaşına getiriliyorlardı. Zaniko Sefer hem genel başkan, hem de dışişleri ile diplomatik çalışmaları yürütüyordu.

Adige Bayrağının AnlamıAdige BayrağıAdige Bayrağı Ölçüleri

Çerkes bayrağının ortaya çıkış tarihini yeterince bilmiyoruz. Bildiğimiz, İskoçyalı yazar ve diplomat David Urquart’ın tasarımıyla, Çerkes halkının ölüm kalım savaşı verdiği, topraklarını ve özgürlüğünü korumaya çalıştığı 1830’lu yıllarda Türkiye’deki Çerkes kökenli bir hanımın kendi elleriyle diktiğidir.

Bayrağımızın yeşil zemini üzerindeki sarı renkli 12 yıldızı ve birbirine çapraz 3 oku da farklı farklı yorumlanmakta. 12 yıldız, 12 ana Çerkes kabilesini ya da Çerkesya’daki 12 yönetimsel birimi ifade ederken; 3 çapraz ok ise, 3 büyük prens ailesini temsil ediyor ya da Çerkes savaşçısının barış zamanı yanına yalnızca 3 ok almasından yola çıkılarak bunun birlik ve barışçıl niyet sembolü olduğu vurgulanıyor.

Ama önemli olan bayrağı ilk yapanların ona yükledikleri anlam değil, onun daha sonraki kaderi ve Çerkes halkının tarihinde oynadığı roldür.

Bizim bayrağımız, vatan için savaşın ateşinde doğdu ve Çerkeslerin birleşmelerinin, hedef ve amaç birliğinin sembolü oldu.

Bugün yaşayan bizler için önemli ve değerli olan, bu bayrağın, çağdaşlarımız tarafından düşünülmüş olması, ithal edilmiş bir kopya ya da yeni bir şey olması değil; kanla yazılmış ulusal tarihimizle bir bağ olması, Çerkesya’nın oğullarının ve kızlarının ruhlarını ve duygularını emip içine alması ve atalarımızın bu bayrakla son savaşa girip yine bu bayrakla yabancı topraklara sürgüne gitmeleridir.

Bayrağımız zaferin mutluluğunu ve gelecek umudunu; ama yenilginin ve sürgünün acısını ifade eder. Karadeniz sahillerinden uzaklaşan son bakışı ve o bakışın içindeki baba ocağını; sevgili dağları ve ırmaklarını; akraba ve yakınların mezarlarını...

Çerkes bayrağının her santimetresi, her yeni baskısında umudu geri getiren ve güç veren muazzam bir enerji taşımaktadır.

Rus-Çerkes savaşlarından sonra, bu savaşla ilgili bütün gerçekler gibi, Çerkes Bayrağı da yasaklanmıştı. 80`li yılların sonlarında Sovyetler Birliği demokratikleşme yoluna girdiğinde Kafkasya`da Çerkes bayrağını ilk dalgalandıran Adıgekale (Adigeysk) şehri Adıge Xasesiydi.

Gençlerimizin bayrağımızı sokaklara taşımaları Sovyetler Birliği Komünist Partisi Adıgey Oblast Komitesinin paniğe kapılmasına neden olmuştu. Adıgekale Adıge Xasesi tüm günahların suçlusu ilan edilerek takibe ve soruşturmaya uğradı. Fakat ne mutlu ki, hepsi geçti. O günleri yaşayan Adıgekale Xase aktivistlerinden bu yazıyı okuyacak olanların yapacakları yorumlarda kimi ayrıntıları da anlatacaklarını sanıyorum.

Daha sonra, 90’lı yılların başlarında ise Çerkes bayrağı Rusya Federasyonu’nda Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkes Cumhuriyetlerinden farklı olarak “subjekt”i (yönetim birimini) oluşturan tek etnik ulus olan Adıge Cumhuriyeti’nin resmi bayrağı oldu.

Bugün Çerkes ulusal bayrağı Adıge Cumhuriyeti’nin devlet kurumlarında ve yerel yönetimlerin binalarında gururla dalgalanmakta ve RF Devlet Duması ile Federasyon Konseyinin duvarlarında diğer federasyon birimlerinin bayraklarının yanında 1. sırada bulunmaktadır. Çünkü RF anayasasında yer alan resmi sıralamaya göre Adıgeya 1. bölgedir.

Ve bu bayrak, RF Olağanüstü Hal Bakanlığının uçaklarıyla Kosova’dan Minvod’a getirilen “geri dönüşçü” soydaşlarımızı Maykop’a getiren otobüslerin pencerelerinde asılıydı.

İnanılmaz ama gerçek! Ve bu, belki de kötülükleri unutmamamızı; ama iyiye de güvenmemizi öğreten bir ibret tarihidir.

Son 20 yıl içinde ise Çerkes bayrağı tüm dünya Çerkesleri için gerçek bir ulusal sembol haline geldi. Dünyadaki milyonlarca Çerkesin bir kimlik işareti oldu. Onu artık yalnızca binalarda değil; özel arabalarda, evlerde, dolmuşlarda, uzun yol otobüslerinde, giysilerde, saatlerde, internet sitelerinde, düğünlerde... kısaca mümkün olan her yerde görüyoruz.

Kabardey-Balkar ve Karaçay-Cerkes Cumhuriyetlerindeki ve Krasnodar eyaletindeki kardeşlerimiz bayrağımızın resmi devlet bayrağı olmamasından şikayet ediyorlar. Evet, resmi dairelere RF’nun diğer bir biriminin bayrağı asılmıyor olabilir; fakat bayrağımızı bahçemize, evimize asmamıza veya spor müsabakalarında çocuklarımızı kendi ulusal bayrağımızla desteklememize kimse engel olmuyor. KBC, KÇC ve Krasnodar eyaletindeki herhangi bir Çerkes köyünün merkezine Adıgey resmi bayrağı statüsünde değil; ama ulusal tarih ve kültür anıtı olarak asmamıza hiçbir engel yok.

Çerkes gençlik örgütleri “Çerkes Bayrağı Günü” yapılması için tartışmışlardı. Herhangi bir karar aldıkları duyulmadı.

Tüm dünyada meydanlarda ellerinde fethedilemez, yok edilemez, batırılamaz, asırlarca ve sonsuza kadar yasayacak Çerkes halkını sembolize eden Çerkes bayraklarıyla binlerce yaşlı, genç, çocuk Çerkesin toplandığı bayramları hayal ediyorum.

Son olarak size bir sırrımı söyleyeyim: “Ben Çerkes bayrağını dünyadaki en güzel bayrak sayıyorum”.

Arsen Khaşkhanoko – Miyekuape

Kaynak : Elot.ru, 09.03.2010

Kaynak: Cherkessia.net

Adıgey Cumhuriyeti Adıge Xasesi 2010 yılında 25 Nisan gününü Ulusal Adığe Bayrağı günü olarak kutlama kararı almıştır. Bu tarihten itibaren, Adığey Cumhuriyeti’nde ve diasporada yaşayan insanlarımız için bu gün Adığe Bayrak Günü olarak kabul edilmiştir.

Hakkımızda

ÇerkesyaCerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.

Çok Okunanlar

Çerkesler Türk mü?

Çerkesler Türk mü?

Ara 02, 2018 Rate: 0.00

Kafkasya Neresidir?

Kafkasya Neresidir?

Ara 10, 2018 Rate: 0.00

Kabardey Aile Armaları

Oca 25, 2019 Rate: 0.00

Son Twetler

RT @Cerkesya: Abhazya Ulusal Bayrak Günü Kutlu Olsun. #Abhazya #Bayrak #Abkhazia https://t.co/FlUYIdyuRv
Kars’ta Çerkes Mezarlığı https://t.co/huSx2CBZAv
RT @Cerkesya: Unutmadık, unutmayacağız #MedetÖnlü #22Mayıs2013 https://t.co/qGd7zsOuIV
https://t.co/c8y7vrGLmm #may21in21languages #21dilde21mayıs
Follow Çerkesya on Twitter

Post Gallery

Çerkes Parası ve Kaffed'in Kozmik Aklı

Çerkeslerin Mitolojik Kahramanı Nart Sosruko Mobil Oyun Oluyor

Eski Kafkas halkları, Amerikan yerlileri ve Sibirya halklarıyla akrabaymış

Belgesel Film Gösterimi-Çerkes Atının Öyküsü Şağdi

Hayriye Melek Hunç Anısına Kitap Günleri

Adıgey Halkı Anadilde Eğitim İstedi

Sarıkamış’tan Bir Şehit Öyküsü

Efsanevi Kabardey Atları Dörtnala Geri Dönüyor

Çerkes Kültürüne Son Bir Yaşam Alanı