Abhaz Halk Şarkıları

Aralık 19, 2018

Abhaz halkı sayısız şarkıdan oluşan bir hazineyi belleğinde saklamakta, ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa aktarılan bu şarkılar onun ulusal zenginliğini oluşturmaktadır. Abhaz halkının yaşamının ayrılmaz bir parçası olan şarkılar, büyük bir ustalıkla onun manevi güzelliğini, psikolojisini, dünya görüşünü,yaşam biçimini ve kişiliğini gözler önüne seriyor ”Abhazların her yaşamsal olay için söylenmiş özel bir şarkısı vardır’’ diye yazıyor N.S Canaşya.

Abhazların müzikal halkbiliminin özgünlüğüne P.Suvarov, N.Albov, K.F.Gan, A.Mile ve Romen Pollan da işaret ediyor. Maksim Gorki 1928’de Abhazya’da bulunduğu sırada bütün bölgeleri dolaştı; Abhazların yaşam biçimiyle, gelenekleriyle, şarkılarıyla ve oyunlarıyla tanıştı. Gördüklerinin etkisiyle şu satırları kaleme aldı: ‘’Bütün Avrupa’yı, Amerika’yı dolaştım, birçok halkın şarkılarını dinledim, ancak böylesine coşkulu ve insanı saran şarkılar hiç duymadım. Çok güzel, harika şarkılar...’’

Abhaz halk şarkıları, eski dönemlerden beri Abhazya topraklarında yaşayan halkların müzikal folkloruyla sıkı bağları olmasına karşın, özgün tarzını, ulusal karakterini belirleyen ve yüzyıllar öncesinden taşınarak getirilen özelliklerini korudu.

Abhaz halk şarkıları yüksek anlatım gücü olan resitatif, vokal melodi sentezi özelliği taşır. Abhaz halk melodilerinin uyumlu, ağır ve hüzünlü temposu doğal olarak anlatımı güçlü bir şekle dönüşür. Halk şarkılarının melodileri canlı insan konuşmasına yakın vokal ve resitatif tonlama zenginliği içinde toplar; bu da Abhaz halk melodilerinin çizgilerinden biridir.

Abhaz halk şarkılarına genellikle tek bir cümleden oluşan, veciz sözlü metinler eşlik eder. Bu cümleleri çevirisi yapılamayan sözler ve nidalar izler ve şarkının heyecan düzeyini ayarlar. Şarkı içeriğinin ayrıntılı açıklaması ise şarkıcı anlatıcının anlatımında verilir.

Abhazların müzikal folklorunda “Auou”. “Azar”, “Atlarçora”, “Dziuou”, “Atsunuh” gibi eski putperest kültürüne ilişkin relikt (fosil) şarkılar korunmuştur. Bunların stilistik özellikleri ve işlevsel görevleri, Abhazların müzikal folklorunda, şarkıların M.Ö’den beri gelişmiş formlara sahip olduğunu gösteriyor. Daha geç dönem melodik yapılar ise gelişmişlikleri ve karmaşıklıkları ile ayrılıyor.

Abhaz halk müziği, törensel, tarihsel üretim ilişkileri ve sosyal ilişkilerle ilgili şarkılar içerir. Nart Destanları’nda ve halk kahramanları hakkındaki birçok şarkıda işlenen kahramanlık teması, müzikal folklorda da özel bir yer tutar. Abhazların kahramanlık konularına eğilimi tarihi geçmişleriyle, çetin yaşam koşullarıyla,halkın ulusal karakterini belirleyen yüksek ahlaki değerlerle ve parlak, özgün müzik sanatı ile açıklanıyor.

Abhazya, coğrafi konumu ve ılımlı iklimiyle eskiden beri Grek’ler, Romalı’lar, İskit’ler, Bizaslı’lar, Arap’lar ve Türk’ler gibi birçok istilacıyı kendine çekiyordu. Yabancı işgalcilerle yapılan sonu gelmez savaşlar Abhazlar’ın yurtseverlik duygusunu besledi ve halkın belleğinde, en iyi insani nitelikler atfedilen bir halk kahramanını ‘’Afırhatsa’’yı doğurdu. Kahramanlık şarkıları, savaşta yiğitlik göstermeleri için savaşçılara ilham veriyordu.

Avcı şarkıları da kahramanlık şarkıları türüne girmektedir. Geçit vermez ormanlar, aşılmaz kayalıklar, sarp dağ boğazları, delice akan ırmaklar, çağlayanların başdöndürücü yüksekliği Abhaz avcısının dayanma gücü ve cesaret kazanmasına yardımcı oluyordu.

Abhazlar’ın karakteristik ulusal özelliklerinden biri de ‘’alamısvicdan’’ kavramıdır. Genç bir sülüne küçük halkımızın gücünü atfedip onunla ‘’kim kimi çekecek’’ diye mücadeleye girdiğinde kazanan sülün olabilir, avcıyı kendi tarafına çekebilir, elbette eğer Abhaz’ın kalbinde “alamıs” yaşıyorsa; iki yüz öküz bile onu yerinden oynatamaz.


M. LAKRBA

K. Gan ‘’Abhazlar’ın ahlaki değerleri yüksektir, anne ve babalarına büyük saygı gösterirler’ diye yazıyor. Geleneklere göre Abhaz kadınının insanlara duygularını göstermesi, çocuklarının ve kocasının ardından ağlaması ayıptır. İlginçtir ki Abhazlar’ın müzikal folklorunda ninniler ağıtlar dışında kadın şarkıları yoktur. Bütün bunlar toplu olarak kahramanlık şarkılarının baskın yerini, anlatım araçları olarak özelliklerini, melodi ve armoni dilinin yoğunluğunu belirliyordu.

Abhaz müzikal folklorunda kahramanlık edebiyatının en eski örneklerinden biri Nart Destanları’dır. Nart Destanları’nın ana teması halkın özgürlük ve bağımsızlık savaşıdır. Epik konulu halk müziğinde en göze çarpan figür, insanlara mutluluk taşıyan savaş tanrısı güçlü ‘’Abrıskil’’ dir; hakkında bir şarkı vardır. Abrıskil Abhaz Promethe’sidir, akıl gücünün ve adaletin sembolüdür.

Abhazların müzikal folklorunda kahramanlık edebiyatının bir sonraki aşaması tarihi-kahramanlık türü ile ilgilidir. Bu şarkılar Abhaz halk kahramanları: Pşkyaç-ipa Mança, Danakay, İnapha, Kyagua, Mıstaf Çolakua ve Hacarat Kyahba ile ilgilidir. Bu şarkılarda halkın koruyuculuğnu yapan, cesur, güçlü iradeli insanların özgürlük düşkünü karakteri konu edilir. Çok sık olarak bu şarkılarda ölmüş kahramanların yiğitlikleri övülür. Burada, yalnız konularda değil, müzikal anlatım araçlarında da halk ağıtı türü ile bağlantı görüyoruz. Kahramanlar kahramanı ‘’Afırhatsa’’nın yaşamını, Aphartsa’’ eşliğinde söylenen bir dizi ‘’yaralı şarkısı’’ genellikle ağır yaralananlar tarafından savaş meydanında söylenirdi. Vatanına karşı kutsal görevini hakkıyla yerine getirdikten sonra Afırhatsa da dudaklarında bir şarkıyla yaşama veda ediyordu.

Abhazlar’ın müzikal folklorunu derleyen N. KAVAÇ ‘’Kalplerinde ve zihinlerinde kendiliğinden doğan şarkıları söylerken ölen, hastanın başucunda hüzünlü şarkılar söyleyen bu insanlar en derin saygıya değer, kahraman insanlardır’’ diye yazıyor.

Şarkıların melodik çizgisi için karakteristik olan, yüksek ses perdesinde tutunma çabasıdır. Bu şarkıya dramatizm ve tını coşkusu katan karakteristik ses titreşimi yaratır. Melodik çizginin, yükselen kuartet (dörtlü) çıkışlarla birleşen iniş hareketi, şarkılara kahramanlık ve özgürlük havası verir. Kahramanlık şarkılarının çok sesliliğinin karakteristik türü, burdon ve kompleks türü iki sesliliktir. Şarkıların perde düzeni son derece berraktır, bu tür şarkıların karakteristik makamı miksolidik ve frigiktir.

Halk şarkısı geleneğini yaşlı kuşak temsilcileri korumaktadırlar; çalışmaktan arta kalan zamanlarda toplanarak şarkı söylerken çok seslilik içerisinde mükemmel bir ahenk ve ustalığı yakalamaktadırlar.

‘’Şarkılar ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa geçiyor ve zamanla değişiyor; bazen de başka bir şarkıya ek olarak katılıyor; ve sonuçta şarkılar yazarı yalnız halk olan manzum yapıtlara dönüşüyor.’’

Aphartsa: İki telli,yaylı Abhaz ulusal çalgısı

Meri Haşba Müzikbilimci, Kavkaz Kültürel Dergi 1993

 

Abriskil

Aralık 08, 2018

Yalnız 'Batı'nın Promethesi mi var? Her halkın bir Promethe'si vardır! Çok tanınmasalar da, halklarının tarihindeki yeri Promethe'den geride değildir. Her biri kendince ateşe kavuşturmuştur halkını, kendince yol göstermiştir.

Abrıskil, Kafkas mitolojisinin kahramanlarından biridir. Batı Kafkasya'da yaşayan Abhaz (Abaza) halkına ait bu efsanenin diğer Kafkas halklarında da benzerleri vardır.

Örneğin Adige halkının Promethe'si, Abrıskil'i de Nesren Jake'dir.

Abrıskil, Nesren Jake ya da farklı isimlerde dile gelen ise, Yunan mitolojisinin, Marks'ın deyişiyle "en çilekeş kahramanı" olan Promethe'den aşina olduğumuz Tanrılara başkaldırı ve insanlığın geleceği için her türlü cefayı, eziyeti göze alıp kendinden vazgeçebilme erdemidir.

Abrıskil, Kafkas halklarının özelde Abazaların Promethe'sidir.

Bilinir ama kısaca hatırlatalım; Promethe, mitolojideki Yunan Tanrılarının en büyüğü Zeus'un egemenliğine başkaldırıp onunla savaşmış, o zamana kadar Tanrıların tekelinde bulunan ateşi, yaşadıkları Olimpos Dağı'ndan çalıp insanoğluna vermiştir. Yalnız bu kadar da değil; Promethe o güne dek kimsenin tanımadığı madenleri insanların kullanımına sunmuş, onlara ev, bark, gemi yapmayı, hastalıklarla savaşmak için ilaç kullanmayı öğretmiştir.

Kısacası, Promethe, insanlığı, zalim Tanrı Zeus'un mahkum ettiği karanlık, soğuk ve çaresizlikten kurtarmış, insanlığın kaderini değiştirmiştir. İnsanlık onunla birlikte gücünün farkına varır ve bu durum Zeus'un aczi haline gelir. "Kimse beni dinlemezse eğer, egemenlik elden gider" der Zeus. Promethe'ye tüm hışmıyla saldırması bu korkudandır. Zeus sonunda Promethe'yi tutsak alır ve Kaf Dağı'nda zincire vurdurur. Her gün bir kartal gelip Promethe'nin yüreğini lime lime eder. Ama aynı yürek ertesi gün yine oluşmuştur. Bu sonsuz bir işkencedir ve Promethe tüm bu acılar karşısında "Zeus tahtından inmedikçe benim acılarım dinmez" der. Promethe binyıllardır halkların dilindeyse, bu onun taşıdığı umut ve dirençtendir.

Abhazların Promethe'si Abrıskil'in de sonu, insanlarına adanmış bir yaşamın ardından başkaldırdığı Tanrı Ançûa tarafından Kaf Dağı'nda bir mağaraya zincirlenmek olmuştur.

Halklar farklı coğrafyalarda birbirine benzer efsaneleri yaratıyor ve binyıllar boyu yaşatıyorlarsa, bu çektikleri acıların ve de özlemlerinin birbirine benzemesinden kaynaklanıyor olsa gerek.

Abhaz şair Bagrat Şınkabu, Abrıskil efsanesini derlediği kitabında, Abrıskil'i "politik bir kahraman" olarak tanımlıyor.

Abrıskil, efsaneye göre, bir yaşındayken yedi yaşında, yedi yaşındayken on yedi yaşında gibidir. Korku nedir bilmez, ayağına tetik, gözüpek, yürekli bir yiğittir ve hem akıllı, hem çok güçlüdür.

Abhaz halkı böylesi bir efsane kahramanı yaratmıştır, çünkü efsanede tanımlanan ve Abrıskil'in doğduğu Abhaz yurdu, durmaksızın baskınlara, istilalara ve talana uğramaktadır.

Bu dönemde "eşitlik bozulmuş, hakim güçler ortaya çıkmış, doğaüstü olayların Tanrının eseri olduğuna inanılmış, kötü ve şeytani güçler dış istilalar, içeride uğursuz sülaleler, zararlı otlar türemiştir."

Abrıskil'in politik içeriği, bu koşullarda kişisel hiçbir beklenti taşımaksızın halkı ve yurdu için uğruna giriştiği mücadeleden kaynaklanıyor. Şınkuba'nın ifadesiyle o, "... yurtsever bir halk lideridir. Abhazya'ya sevdalıdır. Onun halkına, doğasına zarar verebilecek her şeyle mücadele eder. Tanrı Ançûa'ya başkaldırısı bu yüzdendir. Halkın güvenini kazanmak ve onları korkularından kurtarmak için Tanrıyla adeta yarışır."

Efsaneye bakılırsa, bu yarış kaybedilmiş gibidir. Ama Zeus, Promethe'yi zincirlemekle ne kadar kazanmışsa, Ançûa da Abrıskil'i zincirlemekle o kadar kazanmıştır. Ki Tanrılara başkaldırmanın bedelini ödeyenler, hiçbir zaman kaybetmezler. Efsanenin hala yaşıyor oluşu bile kaybedenin esasta zalimler olduğunu göstermiyor mu!

Gereksiz Sarmaşıklar

Abrıskil'in Tanrı Ançûa tarafından zincirlenmesinden önceki dönem, Abhaz halkı ve yurdu için tam bir gönenç dönemi olur. Abrıskil, istilacılara, soygunculara, kötülere aman vermez, ülkesini onlara dar eder. Düşmanları Abrıskil'in adını duyunca kaya deliklerine, kuytu köşelere saklanır, kıyıdan köşeden onu dinleyip gizli gizli izler. Tek dertleri kendilerine huzur vermeyen, kılıçlarını kınında paslandıran bu yiğitten kurtulmaktır. Efsanede "ama ne mümkündü..." diyor; "Halk Abrıskil'i öylesine benimsemişti ki, ona bir adım daha yakın olabilmek, onun himayesine girebilmek ve onu korumak için adeta yarışıyordu."

Abrıskil'in yenilmezliğindeki sır, efsanede bu şekilde, açıkça ortaya konur. Halk ve Abrıskil, etle tırnak gibi oldukları için düşmanları çaresizdir.

Abrıskil'in belirgin bir özelliği de çiftçileri çok sevmesi, ekip biçene yardım etmesi, üreticiye zarar verenleri gördüğünde yakaladığı gibi kafasını dazlak etmesidir. Bir kahramanın emeğe verdiği değerin bizzat halkın yarattığı bir efsanede altının böyle çizilmesi çarpıcıdır.

Bu özelliğini tamamlayan bir diğer yan da Abrıskil'in ekinlere zararlı eğrelti otunu nerede olursa olsun biçip kökünü kurutmasıdır. Bir de sarmaşıklarla arası hiç iyi değildir Abrıskil'in, ama bakın neden:

"Atıyla uçup giderken, yüzüne gözüne çarpan gereksiz sarmaşıklara çok kızıyordu. Onları kılıcıyla budamadan geçmiyordu. 'Şimdi bu dallar yüzüme değmesin diye başımı eğsem, yukarıdaki Ançûa, kendisine eğiliyorum sanacak' diye düşünüyordu."

Efsanelerde halklar başı her zaman dik kahramanlar yarattılar veya şöyle demek de doğrudur ki; halklar başı hep dik kahramanlarını efsaneleştirdiler.

Abrıskil'e bakın; düşmanını, zalimi umutlandıracak, bir zayıflıkmış gibi gözükecek en küçük bir söze, davranışa bile tahammülü yoktur.

Abrıskil, Ançûa'ya boyun eğmemekle kalmaz, onunla eşit, hatta ondan daha güçlü olduğunu söyleyecek kadar da cüretli ve kendine güvenlidir. Ançûa'nın yıldırımları varsa, kendisinin de kılıcıyla çıkardığı kıvılcımlar vardır. Kısacası, Abrıskil Tanrının egemenliğini sarsmaktadır. Ançûa'nın korkusu da Zeus'unkiyle aynıdır.

Dırgantsuha'nın Ettiği

Ançûa, Abrıskil'i ancak kurnazlıkla tuzağa düşürür ve Raş cinsi atıyla birlikte yakalatır. Efsanede Abrıskil'in "en kötü huyu" olarak derin uykusundan söz ediliyor. İşte Ançûa, düşmanına tuzağı en derin uykusundayken kurar. Önce, kırmızı bir takke vaadiyle bir ağaçkakanı kandırır ve Abrıskil'in asası Labaşa'nın içini oydurur. Ardından zirvesinde uyuduğu Elbruz Dağı'nın tüm yamaçlarını koyun, keçi derileriyle kaplatıp, üzerlerine kaygan olsun diye çökelek döktürür. Asası Labaşa ve Raş cinsi atı, Abrıskil'i dağdan dağa, ovadan ovaya taşıyan baş yardımcılarıdır ve Ançûa, onlar varken Abrıskil'e bir şey yapamamaktadır.

Ançûa'nın hilekâr hazırlıkları sonuç verir ve asası kırılan, kaygan zeminde adım atamayan Abrıskil ve atı yakalanırlar.

Efsaneler halkın hem düşgücü, hem tarihsel tecrübesi, dersleridir. Halk Abrıskil gibilerin ancak böyle hinliklerle yakalanabileceğini anlatıp, yiğitlerini uyarır aynı zamanda. Neyse biz efsanemize dönelim yine.

Abrıskil'in yakalanması, "tez zamanda bütün Abhazya'da duyuldu. Bütün ülke yasa büründü. Halk karalar bağladı. Abrıskil işkence gördükçe tüm Abhazya gözyaşı döktü."

Ançûa'nın, Kaf Dağı'nda zincire vurdurduğu Abrıskil ve atı, aç, susuz bırakılırlar. Ama Abrıskil için halkından, yurdundan koparılmış olmasının acısı yanında hiçbir işkencenin önemi yoktur. "Onu asıl üzen şey, canı gibi sevdiği yurdu, Abhazya'sı ve onun halkıdır."

Abrıskil, esaretine son verme mücadelesinden hiç vazgeçmez. Efsaneye kulak verelim yine.

"... Bağlı olduğu demir kazığı yüzyıllarca salladı durdu. Tam kanırtıp kökünden sökeceği sırada Dırgantsuha (kuyruk sallayan) denen bir kuş, gelip bu kazığın tepesine oturur, cır cır ötmeye başlardı. Yorgunluktan bitkin düşen, yüreği ve kafası paramparça olan, perişan haldeki Abrıskil, bu duruma çok öfkelenirdi. Kendisi bu denli acı çekerken tepesine gelip alay edercesine keyifle öten bu kuşu öldürmek için yerden bir demir parçası alır ve olanca hızıyla kuşa fırlatırdı. Kurnaz kuş pırr! diye uçup giderdi. O fırlattığı demir parçasıda gidip dosdoğru Abrıskil'in bağlı olduğu demir kazığın üstüne düşer ve kazık tekrar toprağın yedi kat dibine saplanırdı. Abrıskil'in çilesi işte böyle yüzyıllarca sürüp gitti."

Ve Abrıskil, Kaf Dağı'nda şımarık kuşa öfkesinin yarattığı girdabın sonsuz döngüsünde tutsaklığına devam ediyor. Bir Abhaz söylencesine göre, bu kuşun toprağa borcu vardır. Kuş, toprağa konunca, toprak kuşa yapışıp "borcunu ver" dermiş. Kuş da "vereceğim vereceğim" diye kuyruğunu sallayarak ötermiş.

Evet, kuş toprağa, toprak ise Abrıskil gibi halk sevdalılarına borçlu. Ve muhakkak ki, bir gün toprak kuşu bırakmayıp borcunu ödettiğinde Abrıskil'in esareti de son bulur.

Yeni dünyanın merkezindeki Tanrılar, dünyaya zulümler yağdırırken, zararlı otlar ve sarmaşıklar dünyayı bürümüşken, Abrıskil gibi, boynumuzu eğmeden, Tanrılara isyan ederek, zararlı otların köklerine kılıcı vura vura, atlarımızı dimdik sürüp gitmektir önemli olan.

Bagrat Şınkuba Yürüyüş dergisi, 21 Aralık 2008

Abhaz Prometesi AbriskilEgemenlik ve güç! Zeus'la Promethe arasındaki asıl kavga budur. Günün geçerli gücü "Akıl"dır. O da Zeus'un tekelindedir. Ama, Promethe, ondan daha akıllı çıkar. Bu, Zeus'u çıldırtır, öfkesinden ateşi vermez olur insanlara. İnsan dostu Promethe, çalar ateşi Zeus'tan. Giden ateş değil, güçtür, Zeus'un elinden.

Hakkımızda

ÇerkesyaCerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.

Çok Okunanlar

Çerkesler Türk mü?

Çerkesler Türk mü?

Ara 02, 2018 Rate: 0.00

Kafkasya Neresidir?

Kafkasya Neresidir?

Ara 10, 2018 Rate: 0.00

Kabardey Aile Armaları

Oca 25, 2019 Rate: 0.00

Son Twetler

Adıge Cumhuriyeti'nin Kuruluş Yıl Dönümü Kutlu Olsun https://t.co/10PUan3hJA
RT @ajanskafkas: Mustafa Aydın Turan | Mehdi Nüzhet Çetinbaş yazdı https://t.co/bM0qHZIb6X https://t.co/LV5Nislevy
RT @gilahsteney: Bu hikayeyi daha önce de duymuştum bir dadeden çok araştırdım doğruluğunu Şorten Askerbiy'in Kazanokue Jabağı kitabında da…
BBC News Türkçe - Kafkasya'nın incisi Abhazya'da seçim zamanı: Ülke küçük, yarış büyük - Fehim Taştekin https://t.co/bjR7eWQ8gt
Follow Çerkesya on Twitter

Post Gallery

Çerkes Parası ve Kaffed'in Kozmik Aklı

Çerkeslerin Mitolojik Kahramanı Nart Sosruko Mobil Oyun Oluyor

Eski Kafkas halkları, Amerikan yerlileri ve Sibirya halklarıyla akrabaymış

Belgesel Film Gösterimi-Çerkes Atının Öyküsü Şağdi

Hayriye Melek Hunç Anısına Kitap Günleri

Adıgey Halkı Anadilde Eğitim İstedi

Sarıkamış’tan Bir Şehit Öyküsü

Efsanevi Kabardey Atları Dörtnala Geri Dönüyor

Çerkes Kültürüne Son Bir Yaşam Alanı