Gumısta

Ocak 26, 2019

Gumısta“ Kafdağı’nın Işıkları Gumısta ” çalışmalarını sürdürdüğüm kitaplar dizisinin ilkidir. Bu dizi ile Kafkasya davasına hizmet eden fakat haklarında çok az bilgi sahibi olduğumuz yazarlarımızı, şairlerimizi, heykeltıraşlarımızı, el sanatçılarımızı kısacası topluma hizmet eden tüm değerlerimizi ölümsüzleştirmeyi onları olumlu birer örnek olarak gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyorum.

Abhazya Cumhuriyeti

Aralık 28, 2018

Abhazya Cumhuriyeti

Republic of Abkhazia

Республика Абхазия

Аҧсны

   

 

Başkenti: Sohum - Akua
Cumhurbaşkanı: Sergey Bagapş
Cumhurbaşkanı Yardımcısı: Aleksandr Ankuab
Başbakan: Sergey Şamba
Nüfus: 215.972 (2003)
Yüzölçümü: 8.600 km2
Nüfus yoğunluğu: 25.11 kişi/km2
Resmî dil(ler): Abhazca, Rusca
Saat Dilimi UTC+5
Milli Marş: Dinle-İndir
Resmi Sitesi: www.abkhaziagov.org
Yönetim Şekli: Cumhuriyet
İdari Bölgeleri: 7 bölgeden oluşmaktadır: Gagra, Gudauta, Sohum, Gulrıpş, Oçamçıra, Tkuarçal ve Gal
Bağımsızlık: 30 Eylül 1993 (Gürcistan' dan)
Anayasa: 26 Ekim 1994'te ülke çapında yapılan referandumla kabul edildi.
Oy Kullanma Yaşı: 18 yaş (tüm vatandaşlar için)

Yürütme Organı:
Bakanlar Kurulu: Bakanlar, başbakanın tavsiyeleri üzerine devlet başkanı tarafından atanır. Abhazya' da yürütme yetkisi devlet başkanına bahşedilmiştir. Cumhurbaşkanı, devletin başıdır ve 5 yıllık dönemler için seçilir.
35-65 yaşları arasındaki Abhaz uyruklu her Abhazya Cumhuriyeti vatandaşı Abhazya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı seçilebilir. Seçimler tüm vatandaşların eşit ve doğrudan oylarıyla yapılır. Başkan, üst üste iki dönemden fazla görev yapamaz

Yasama Organı
Yasama organı Abhazya Cumhuriyeti Parlementosu' dur
(Halk meclisi-Ajular Reilazara). Tüm vatandaşlarının eşit ve doğrudan oylarıyla, 5 yıllık dönemler için seçilen 35 vekilden oluşur.
Parlemento Başkanı: Nugzar Aşuba. Seçimler en son Mart 2007' de yapıldı. Bir sonraki seçim Mart 2012' de olacak.

Yargı Organı
Anayasa Mahkemesi, en yüksek yargı organıdır.Diğer yargı organları: Şehir Mahkemesi, Hakem Mahkemesi, Askeri Mahkeme. Cumhurbaşkanı, Adalet Konseyi'nin başı olup yargı organlarının bağımsızlığında garantör olarak hizmet eder.
Muhalefet: Ulusal Birlik Forumu ( Birkaç partiden oluşmakta);

Resmi Tatil Günleri 
Yeni Yıl : Ocak 1-2 
Noel (Ortodoks): Ocak 7
Ajirnihua (Dünyanın yaratıldığı gün, Yenilenme):14 Ocak
Kadınlar Günü :8 Mart
Zafer Günü ( 2.Dünya Savaşı): 9 Mayıs
Bağımsızlık Günü: 30 Eylül
Anayasa Günü: 26 Kasım
Kurban Bayramı (Müslümanların dini bayramı): Hicri takvime göre 
Paskalya (Ortodoks Hıristiyanlarının dini bayramı): Kilise takvimine göre 

Anma Günleri
Aziz Simon Günü : 23 Mayıs
Kafkas Savaşı' nda Ölenleri ve Kafkas Sürgünü'nü Anma Günü: 31 Mayıs
Anayurdu Savunanları Anma Günü: 14 Ağustos 
1992-1993 Gürcü-Abhaz Savaşı'nda Ölen Çocukları Anma Günü: 14 Aralık

Diğer Tatil Günleri
Abhaz Ordusu Günü: 11 Ekim

Abhazya Hayatın Ruhu

Aralık 28, 2018

1  Abhazya, halkιn sana teşekkür etti mi?

2  Abhazya, hedef başlangιcιn sonudur.

3  Abhazya, seri olmak önemlidir, dayanιklι olmak daha iyi.

4  Abhazya, seni tanιmayanlar henüz yaşamadι.

5  Abhazya, bir evladιn olmak istiyorum.

6  Abhazya, Tanrι seni kalbine gömmüş olmalι.

7  Abhazya, gün ağarιrken kιzιllaşan dağlarιn, hayatιn kanιdιr.

8  Abhazya, Karadenizde güneşin batιşι, mehtabιn doğuşudur.

9  Abhazya, ne zaman halkιn sesini duyacaksιn?

10  Abhazya, tabiat kalplerin dokturudur.

11  Abhazya, yeni yιl, tarihin bir saniyesidir.

12  Abhazya, halkιn, yorgun ve bitkin.

13  Abhazya, kalbin kιvιlcιmι yanmaya başlιyor.

14  Abhazya, sevgin sonsuz olmalι.

15  Abhazya, gecenin karanlιğιnda tüm kediler külrengidir.

16  Abhazya, toprağι ilk kim işlemege başlayacak.

17  Abhazya, para, yeteri kadar olmayan bir nesnedir.

18  Abhazya, bir At, bir arabadan daha iyidir, çünkü benzine ihtiyacι yok.

19  Abhazya, ülken kιş uykusunda, uyandιracak bir güneşe ihtiyacι var.

20  Abhazya, turist, hoşgelen, ödeyen bir misafirdir.

21  Abhazya, ülkendeki arιlar en çalιşkanlarιdιr.

22  Abhazya, hayata üşüyorum.

23  Abhazya, hayatιn kadehi henüz senin yanιndan geçmedi.

24  Abhazya, tüm bunlarι yaratan hayatιn tanrιsιnι dinle.

25  Abhazya, iş zenginleştirir.

26  Abhazya, işşizlik, çocuksuz bir aileye benzer.

27  Abhazya, alkol, ruhun cehennemidir.

28  Abhazya, sadece meyvalarιn halkι beslemeye yeter.

29  Abhazya, dünya ayaklarιnιn önünde yatιyor.

30  Abhazya, senin yoksulluğun, düşmanlarιnιn rιzkιdιr.

31  Abhazya, neden beni hayatιmιn en acι saatlerinde yalnιz bιraktιn.

32  Abhazya, halkιnιn kalkmasιna yardιm et.

33  Abhazya, seni kim seviyor, canιm ülkem.

34  Abhazya, memnuniyetle evlenirim seninle, lakin, milyonlarca insanla paylaşmam gerekir seni.

35  Abhazya, sen hayatιmιn sinirlerisin.

36  Abhazya, hayatιn ruhu senin içinde.

37  Abhazya, dünya bir günde inşa edilmedi.

38  Abhazya, halkιn seni seviyor.

39  Abhazya, politikacιlarιnda sadece bir insan.

40  Abhazya, evlatlarιna bir yaşam şansι ver.

41  Abhazya, yemek, dostlarιn olduğu yerde yenir.

42  Abhazya, kιzlarιnιzι saklamayιn, çünkü onlar hayatιn çiçekleridir.

43  Abhazya, ablukanιn diğer tarafιndada dostlar var.

44  Abhazya, ressam ve sanatçιlar sadece bir anι tutarlar, sizin önünüzde tüm bir yaşam var.

45  Abhazya, şarkιn, meleklerin şarkιsι.

46  Abhazya, minibüslerin salyangozlardan daha hιzlι.

47  Abhazya, kötülüğünü isteyen daima yanιndakidir.

48  Abhazya, para yol üstünde yatιyor, sadece eğilmek gerekir.

49  Abhazya, tabiat, kanunlarιnι bize önveriyor.

50  Abhazya, hayat treni henüz gitmedi.

51  Abhazya, erkeklerin daha büyük görevler için varlar.

52  Abhazya, şairlerin senin dilini unutmadι.

53  Abhazya, sesini dünyaya karşι yükselt.

54  Abhazya, sesin, Kanun olmalι.

55  Abhazya, nerede seni takdir eden ve yücelten insanlar.

56  Abhazya, ruhun, insanlιğιn özüdür.

57  Abhazya, herkes senin güzelliğini yaşayabilmeli.

58  Abhazya, yapιlacaklardan konuşmayalιm, hemen başlayalιm çalιşmaya.

59  Abhazya, sen hayatιn ve insanlιğιn ruhusun.

60  Abhazya, tabiatιn, kalplerι açsιn.

61  Abhazya, Karadenizin kιyιsιndaki ülke.

62  Abhazya, dağlarιn ve vadilerin ülkesi.

63  Abhazya, bal ve süt akan ülke.

64  Abhazya, nehirlerin tabiatιn can damarι.

65  Abhazya, bereketliliğin sιnιr tanιmιyor.

66  Abhazya, nehirlerin Altιn Post kadar saf.

67  Abhazya, paylaşmadan önce hasat etmek gerekir.

68  Abhazya, hayat ile yaşamayι öğren.

69  Abhazya, şarabιn, hayatιn yaşam suyu.

70  Abhazya, pesimizmin ülkesi.

71  Abhazya, seslenmeni duydum.

72  Abhazya, seslenmene kim cevap verdi?

73  Abhazya, hayat bugün başlιyor, yarιn değil.

74  Abhazya, ah benim Abhazyam, insan seni sevebilmeli.

75  Abhazya, pιnarlarιn ruhun kadar saf.

76  Abhazya, yeni misafirlerine iyi bak.

77  Abhazya, araba sürücülerin şeytanιn arkadaşlarι.

78  Abhazya, şarabιn zevkine bak ama, akιllιca iç.

79  Abhazya, sahillerinde dünyadaki insanlardan daha çok taş var.

80  Abhazya, ülken, rahatlιk için yaratιlmιş.

81  Abhazya, ahalinin kökeni asil kandan.

82  Abhazya, yaşlιlarιnιn yaşιna dikkat et.

83  Abhazya, bir çocuğun doğumu, tarlada tohumun yeşermesi gibidir.

84  Abhazya, köpeklerin, dostu ve düşmanι tanιyor.

85  Abhazya, otobüslerin sadece insan ve hayvan değil, yenilikler de taşιyor.

86  Abhazya, diasporadaki evlatlarιn ülkelerine sahiplensinler.

87  Abhazya, zamanιn işaretleri senin için iyi.

88  Abhazya, senin lisanιn cennetin övgü şarkιsι.

89  Abhazya, evlatlarιnιn güçlü bir devlete ihtiyacι var.

90  Abhazya, ömrün, evlatlarιnιn ömrü kadar.

91  Abhazya, damadιnι tetkik ettikten sonra evlen.

92  Abhazya, devletin doğuşu yaklaşιyor.

93  Abhazya, mandalinalarιn cennet nektarι gibi tatlι.

94  Abhazya, lisanιnι unutma, çünkü o dedelerinin mirasι.

95  Abhazya, çok kişiler seni seviyor, lakin çok az kişiler beğeniyor.

96  Abhazya, tanrι evini buraya kurmuş bile.

97  Abhazya, kιzlarιn, cennetin melekleri.

98  Abhazya, beceriksizliğin, yuvarlanmasι gereken bir taş.

99  Abhazya, davarlarιn, sokaklarιn polisi.

100  Abhazya, dilin, acιka kadar acι.

101  Abhazya, saatlerin 1992 den beri durdu.

102  Abhazya, sadece birlikte  kuvvetliyiz.

103  Abhazya, ülken, cennetin yağmuruna ihtiyaç duyuyor.

104  Abhazya, suyun, yaşamιn ve verimliliğin pιnarι.

105  Abhazya, geleceğin, geçmişte.

106  Abhazya, tabiatιn, paha biçilmez.

107  Abhazya, yokluktaki dostlarιnι hatιrla.

108  Abhazya, düşmanlarιnι unutma, zira onlar geleceğin dostlarι olabilirler.

109  Abhazya, insan düşmanιnι sözle yener, silahla değil.

110  Abhazya, eldeki silah ancak onu taşιyan kişi kadar kuvvetlidir.

111  Abhazya, barιşιn şarkιsιnι dinle.

112  Abhazya, insan barιş için mücadele etmeli.

113  Abhazya, barιş, öğrenilmesi gereken bir kelime.

114  Abhazya, barιşι korumak, savaşmaktan daha zor.

115  Abhazya, bir Kιş dahi, beklenmedik bir anda gelebilir.

116  Abhazya, İlkbahar, Yaz´ιn başlagιcιdιr.

117  Abhazya, dakik ve temiz olmak bir özelliktir.

118  Abhazya, İlkbahar, ekim zamanιdιr.

119  Abhazya, Yaz, duygu zamanιdιr.

120  Abhazya, Sonbahar, hasat zamanιdιr.

121  Abhazya, Kιş, düşünme zamanιdιr.

122  Abhazya, Bilge´lerini ve onlarιn hayat tecrübelerini düşün.

123  Abhazya, Cehennemi unut, Cennet seni bekliyor.

124  Abhazya, Batι´dan gelen herşey, illaki iyi değil.

125  Abhazya, sokaklarιnι temizle, çünkü bir misafir düşebilir.

126  Abhazya, ağaçlarιn, evlatlarιnιn ciğerleri.

127  Abhazya, sana aşιk oldum.

128  Abhazya, ιrmaklarιn, yιldιzlι bir gece kadar berrak.

129  Abhazya, kahramanlarιnιn adlarι hiç unutulmayacak.

130  Abhazya, hepimiz birer kahramanιz, kendi çapιmιzda.

131  Abhazya, sen, dünya birliği ülkelerinin yιldιzιsιn.

132  Abhazya, azizler sana yürüyerek geliyorlar.

133  Abhazya, kültürünü unutma, zira o, senin düşünebildiğinden daha eski.

134  Abhazya, her ülkenin kültüre ve sanatçιlara ihtiyacι var.

135  Abhazya, sanatçιlarιn, gökyüzünün eksik yιldιzlarι.

136  Abhazya, sanatçιlar bir ülkenin dilidir.

137  Abhazya, kültür, yaşamιn bir ifadesidir.

138  Abhazya, kültürsüz bir hayat yavandιr.

139  Abhazya, Kafkasyanιn dağlarι seni koruyor.

140  Abhazya, ne zaman yürümeyi öğreneceksin.

141  Abhazya, deniz, balιkçιlarιn zenginliğidir.

142  Abhazya, uyan, Gelecek yakιn.

143  Abhazya, Tanrι seni iyi ve kötü günlerde kolluyor.

144  Abhazya, sen, dünyadaki cennetsin.

145  Abhazya, ganimetlerini tüm dünya ile paylaş, ve sadece dostlarιn olacak.

146  Abhazya, çocuklarιnιn ve gençlerinin eğitimini unutma, zira onlar senin geleceğini etkileyecekler.

147  Abhazya, benim Abhazyam, tohum yeşeriyor.

148  Abhazya, tüm saatler aynι istikamete yürüyor.

149  Abhazya, dünya seni ve evlatlarιnι bekliyor.

150  Abhazya, arzularιn bir rüya olarak kalmasιn.

 

Yıldırım: “Biz olduğumuz, bir olduğumuz müddetçe güçlüyüz”

Alan Kültür ve Yardım Vakfı

Alan Kültür ve Yardım Vakfı ; 2009 yılında kuruluşunun 20. yılını kutladı. Vakıf başkanı Remzi Yıldırım ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

 Jıneps: Nice 20 yıllara diyerek başlayalım.

Remzi Yıldırım: Alan Kültür ve Yardım Vakfı, kuruluşunun 20. Yılını 17 Ekim 2009 tarihinde Sophia Çengelköy’de görkemli bir şekilde kutladı. Kardeş dernek ve vakıf temsilcilerinin de katıldığı geceye Osetya’dan gelen 6 sanatçı renk kattı. Gecenin bir başka özelliği de Oset şair, ressam ve düşünürü Hetaggatı Kosta’nın doğumunun 150. yılına denk düşmesiydi.

-Osetler’in Türkiye’deki yaşamı nasıl başladı?

-Osetler, Türkiye’de yaşayan Kuzey Kafkas Halkları arasında en az nüfusa sahip kesimi oluşturmaktadırlar. Bugün Türkiye’de yaşayan Osetler’in sayısının 20 bin olduğunu söyleyebiliriz. 1859 da Osmanlı topraklarına aileler bazında başlayan göç, 1865 yılında kitlesel göçle devam etti. Özellikle göç diyoruz çünkü Osetler’in topraklarını değiştirmelerinin nedeni sürgün değildi. Dini nedenler, feodalite, Batı Kafkasya’daki sürgün ve özellikle Çeçenler’in sürgünü Osetler’i göçe teşvik etmiştir. General Musa Kunduk Paşa (Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Dışişleri Bakanı Bekir Sami Kunduk’un babası) bu göçte önemli bir rol oynamıştır. Göç eden aileler Kars, Erzurum, Muş, Van, K.Maraş, Kayseri, Tokat, Sivas, Yozgat gibi geniş bir alana dağılmış veya dağıtılmışlardır. Kars’ta yerleşen aileler 1923 yıllarına kadar Kafkasya ile ilişkilerini zor da olsa sürdürmüşler, karşılıklı evlilikler yapmışlardır. Bu dönemlerde de göçler hatta geri dönüşler olmuştur. Ancak Anadolu içlerine yerleşenlerin ilişkileri 1865 te son bulmuştur.

Osetler de, Anadolu’da Kuzey Kafkasyalılara verilen ortak ad “Çerkes”i benimsemişler, kendi dillerinde kendilerini İron-Dıguron diye ifade etseler de dışarıya karşı kendilerini Çerkes olarak tanıtmışlardır. Tüm Kuzey Kafkas halklarıyla kardeşçesine yaşamışlardır. Yaşamaya da devam etmektedirler. Bulundukları şehirlerdeki Kafkas kültür derneklerine üye olmakta, dernek faaliyetlerine katılmaktadırlar.

-Vakfın kuruluş aşamasını anlatır mısınız? Nasıl karar alındı? Gerekçeler neydi?

-Alan Kültür ve Yardım Vakfı iki yıllık bir çalışma sonucunda 1989 yılında kuruldu. Bu süreç aynı zamanda Sovyetler Birliği’nin dağılması, Güney Osetya ve Abhazya’da bağımsızlık mücadelesinin başlaması, Kafkas derneklerinde ayrışmasının topluca yaşandığı bir zaman dilimidir. Ancak vakfın kuruluşunu etkileyen nedenler kesinlikle bu süreç olmadı. Osetler’in coğrafi olarak parçalanıp bölündükleri, sayılarının gün geçtikçe azaldığı bir ortamda varlıklarını devam ettirebilmeleri mümkün değildi. Bu nedenle dernekleşme yoluyla ayrışmaya gidilmeyip o günkü koşullarda Oset kültürünün yaşatılması amacıyla vakıf kurulması en uygun yol olarak kabul edildi. Bundan önce 1960 ve 1970 yıllarında da benzer adımlar atılmış, ancak iyi niyetle ve güzel duygularla başlayan bu çalışmalar maalesef kurumsal bir yapıya dönüşemeden sonlanmıştı.

Osetler’in  Anadolu’ya topluca ayak basmalarının üzerinden 124 yıl geçtikten sonra kurdukları ilk ve tek resmi kurumları “ALAN KÜLTÜR VE YARDIM VAKFI” dır. Onun için Vakıf bizimgözbebeğimizdir. Kuruluşundan sonra Ankara ve İzmir’de şubeler açılmıştır. Ancak daha sonraki yıllarda bu şubeler kapatılmıştır. Bu günkü gelinen noktada İzmir ve Ankara’da yeni bir oluşumun başlatılması gerekliliğine inanmaktayız.

-Kuruluştan bugüne geçen sürede yapılan çalışmaları özetler misiniz? Amaca ulaşıldığını düşündüğünüz çalışmalar ve henüz yeterli aşama kaydedilemeyen çalışmalar hangileridir?

-Alan Kültür ve Yardım Vakfının misyonu, Oset kültürünü ve kimliğini yaşamak ve yaşatmak, toplumumuzun eğitimli ve çağı yakalayan uluslar seviyesinde hayatını sürdürmesi için gerekli alt yapılarının oluşumuna ve ilişkilerine katkı sağlamaktır.

Vakfımızın kuruluşundan bu güne kadar Oset kültürünün yaşatılması ve Oset bilincinin gelişmesi amacıyla, mensuplarımızın sık sık bir araya gelmeleri için birçok kültürel ve sosyal etkinlik düzenlenmiştir. Konferanslar, toplantılar, aylık kahvaltılar, piknik ve kültür gezileri, her yıl düzenlenen “Geleneksel Gece”ler bu çalışmaların birer parçası ve tamamlayıcısı olmuştur. Yardıma muhtaç mensuplarımıza yardımlar yapılmış, başarılı öğrencilerimize burs verilmiştir. İyi ve kötü günlerimizde vakıf mensuplarımızla iletişim içinde olunmuştur. Bu sayede Türkiye’den ve Osetya’dan birçok insan artık birbirlerini tanır olmuşlardır. Dil kursları düzenlenmiştir. Az da olsa Osetler’le ilgili kitaplar yayınlanmıştır. Geçmişte Oset halk dansları çalışmaları yapılmış ve bunun için Osetya’dan uzun süreli dans ve müzik hocaları davet edilmiştir. Bostancı Gösteri Merkezi, Kadıköy Cafer Ağa Spor Salonu , İstanbul Spor Yazarları Salonu başta olmak üzere birçok mekanda gösteriler düzenlenmiştir.

-Kafkasya’da 1989 yılı ile (aynı zamanda Vakfın kuruluş yılı) başlayan bir süreç var. SSCB’nin dağılması, Gürcistan - Güney Osetya çatışmaları, en son 2008 yılı Ağustos ayında Gürcistan’ın işgal girişimi ve sonucunda daha önceden ilan edilmiş bağımsızlığın Rusya tarafından tanınması.. Bu süreçte Vakıf nasıl etkilendi? Neler yapıldı? Osetya ile ilişkiler konusunda bilgi verir misiniz?

-Kuzey ve Güney Osetya ile hep sıcak ilişkiler kurulmuş, karşılıklı ziyaretler yapılmıştır. Bakanlar, yazarlar, üniversite rektörleri, kültür ve sanat elçileri davet edilerek Türkiye’de ağırlanmıştır. Bizler sık sık ziyaretlerde bulunduk. Zor günlerinde hep yanlarında olmaya çalıştık. Oset Halk Hareketi-Stır Nıhas’ın kongrelerine katıldık. Son olarak 2009 Haziran ayında Vladikavkaz’da yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısında, Osetya sınırlar içinde faaliyet gösteren Oset Halk Hareketi-Stır Nıhas, çalışma alanını Rusya Federasyonu olarak genişletti. Bunun dışında Dünya (Uluslar arası) Oset Halk Hareketi-Stır Nıhas kuruldu. Türkiye’den ben ve Burhan Canpolat,Dünya (Uluslar arası) Oset Halk Hareketi-Stır Nıhas meclis üyeliğine seçildik. Aynı kurumun Yönetim Kurulu üyeliği ve Başkan Yardımcılığa da seçildim.

Vakfın kuruluşunun ilk yıllarında Güney Osetya’da Gürcü vahşeti yaşandı. G. Osetya’nın Gürcistan’la zoraki birliği, ilk olarak Çarlık Rusyası Kafkasya’yı işgal ettiğinde başladı. Çarlık yıkılınca, G. Osetya Gürcistan’ın saldırısına uğradı ve 18 bin Güney Osetyalı hayatını kaybetti; 50 binden fazlası göç etmek zorunda kaldı. 1922’de Stalin, Abhazya gibi G. Osetya’yı da Gürcistan’a dahil etti. Şimdiye dek gelen sorunların da tohumu böylelikle atıldı. 1939 da Gürcü alfabesi dikte edildi, Osetçe yasaklandı. 1980’e kadar adım adım devam eden baskılar, 1989’da zirveye ulaştı ve G. Osetya tekrar Gürcü saldırısına uğradı. Yükselen Gürcü ırkçılığı, 1990’da iktidar koltuğuna oturdu ve G. Osetya’nın özerkliği ortadan kaldırıldı. 1991 yılında G. Osetya Gürcü işgaline uğradı, Osetler binlerce şehit vererek Gürcü kuvvetlerini püskürttü. 1992’de referandum yapıldı ve G. Osetya halkı %98 oranla bağımsızlıktan yana oy kullandı. 2004’te değişen Gürcü iktidarı, yine G. Osetya’ya saldırdı ve işgale yeltendi. Ama Osetler bağımsızlık yolundaki mücadelelerini yılmadan sürdürdüler. Bütün devlet kurumlarını, parlamentolarını oluşturdular. En son 2008 Ağustosunda Gürcüler tekrar G. Osetya’ya saldırarak soykırım harekatını başlattılar. İki bine yakın masum sivil insanı katlettiler. Binlercesi yaralandı ve on binlerce Oset mülteci durumuna düştü. Rusya’nın da devreye girmesiyle Gürcüler Oset topraklarını sonsuza kadar terk ettiler. 1992 yılında bağımsızlığını ilan eden G. Osetya bu gün 4 ülke tarafından tanınmış durumda.

G. Osetya’da savaşın devam ettiği günlerden 9 Ağustos 2008 tarihinde, Beyoğlu’nda Yenişehir Palas salonunda G. Osetya ile ilgili yapılan basın toplantısından sonra toplantıya katılan dernek, komite ve vakıf temsilcilerinin de katılımıyla 9 ağustos günü Kafkas Vakfı’nda toplantı kararı alındı. 9 Ağustos 2008 bizim için önemli bir gündü. Tıpkı Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi’nin kurulduğu gün olduğu gibi tüm Kuzey Kafkas halkları yine tek bir yumruk olmuştu. O gün salona zor sığan dostlarımız, büyük bir coşkuyla yalnız olmadığımızı bir kez daha bize hatırlattılar. Kafkas - Osetya Dayanışma ve İnsani Yardım Komitesi’ninkuruluşu o toplantı sonucu karara bağlanmıştı. Komitede KAFFED ve Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi’ni temsilen birer üye de görev almıştı. Hep arzulanan birlik ve beraberlik ruhu yeniden hayata geçmişti ki doğru olanı da buydu.

Ancak son dönemlerde gözlemlediğimiz, kurumlarımız arasında yaşanan kısır çatışmalar hem o kurumlara, hem de camiamıza büyük zararlar vermektedir. Biz olduğumuz, bir olduğumuz müddetçe güçlüyüz. Parçalanarak asla hedeflerimize varamayız. Kurumlar arası mutlaka diyalog kurulmalı. Birbirimizi dinleyip anlamaya çalışmalıyız. Birileri bir şey söylemeye çalışıyorsa baştan hemen red etmek yerine ne anlatmaya çalıştığını anlamak için kulak vermeliyiz.

-İstanbul’daki diğer Kafkasyalı kurumlarla ilişkiler nasıl yürüyor? Mevcut ilişkileri yeterli görüyor musunuz? Bu konuda önerileriniz var mı? Abhazya ve Güney Osetya’da yaşananları da dikkate alarak bu ilişkileri değerlendirir misiniz?

-Biz Alan Kültür ve Yardım Vakfı olarak birliktelik yolunda bir adım atarak İstanbul’daki dernek ve vakıf temsilcilerini 13 Nisan 2008 Pazar günü Fıccın Restaurant’a davet ettik. İstanbul’da bulunan 18 kurumumuzdan 13’ünün değerli temsilcileri ve Jıneps Gazetesi ile Ajans Kafkas bu çağrımıza olumlu tepki vererek toplantıya katılmışlardı. Toplantıya iştirak eden tüm Kafkas örgütlenmelerinin temsilcileri söz alırken, toplantıya hakim olan fikir İstanbul’un değişik bölgelerinde yer alan Kafkas örgütlenmelerinin artık birbirinden habersiz çalışmalar yerine hep birlikte hareket etmesi gerektiği, bir süre Koordinasyon Kurulu adı ile faaliyet gösteren yapılanmanın yeniden hayata geçirilmesiydi. Toplantı sonucunda aylık olarak bir araya gelinmesi kararı alındı. Birer ay arayla ve Avcılar Kafkas Kültür Derneği’nde toplanıldı. İstanbul Kafkas Kültür Derneği’nde yapılan toplantıda bu koordinasyonun başkanlığına ben seçildim. Ancak bilemediğimiz (!) nedenlerle son Avcılar Kafkas Kültür Derneği’ndeki toplantıya bazı dernek temsilcileri katılmadılar. Ağustos ayında G. Osetya’da yaşanan olaylar nedeniyle biz de o tarihten sonra bu çalışmayı sürdüremedik. Ancak Kafkas  - Osetya Dayanışma ve İnsani Yardım Komitesi’nin kuruluşunda bu ön toplantıların ve örgütlenmenin yararlarını gördük.

-Oset kültürü ve kimliğini yaşatmak ülkenin demokrasi düzeyi ile doğrudan ilintili. Altın tepside sunulan demokrasinin söz konusu olmadığını yaşayarak öğrendik. Bu belli bir mücadele gerektiriyor. Benzer durumda olan kimliklerin bu anlamda dayanışması konusundaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?

-Tüm bu çalışmaların sonuca ulaşması için içinde bulunduğumuz ülkenin demokrasi düzeyinin de mutlaka önemi var. Haklarınızın olmadığı veya var olan haklarınızı kullanamadığınız bir ortamda; temel hak ve özgürlüğünüz olması gereken kültürel değerlerinizi korumak ve yaşatmak ta pek olası değil. Onun içindir ki sadece kültürü yaşatmak diye yola çıkmak yetmiyor. Var olan gerçeklere sırtınızı dönerek bir yere varamazsınız. Ülkenin demokratikleşme mücadelesinde alın teriniz yoksa diğer gayretleriniz hep güdük kalacaktır. Bu konuda bireysel değil toplumsal hareketin içinde bulunmak ve dayanışma kararlılığını sürdürmek esastır diye düşünüyoruz.

-Teşekkür ediyoruz. Son bir sözünüz varsa..

-2010 yılının, tüm dünyada ve ülkemizde özgürlük ve demokraside önemli adımların atıldığı, halkın mutluluktan gülümsediği bir yıl olarak anılmasını diliyorum.

KUTU

Misyonu: Oset kültürünü ve kimliğini yaşamak ve yaşatmak, toplumumuzun eğitimli ve çağı yakalayan uluslar seviyesinde hayatını sürdürmesi için gerekli alt yapılarının oluşumuna ve ilişkilerine katkı sağlamak; Alan Kültür ve Yardım Vakfının misyonudur.

Kaynak: Jineps Gazetesi Sayı:14 01 Ocak 2010

Abhazya Geri Dönüş Komitesi Başkanı Anzor Mukba Abhazya Cumhuriyeti gazetesinden Zaire Tsvijba’nın sorularını yanıtladı.

Kafkas Abhazya Dayanışma Komitesi’nin Türkçeye kazandırıp Ajans Kafkas’a gönderdiği röportajda Mukba diasporadan dönüş süreciyle ilgili ayrıntılı bilgiler verdi.

Repatriant (anavatanına geri dönen) kimdir? Geri Dönüş Komitesi yardımıyla Abhazya Cumhuriyetinin vatandaşlığını kimler alabilir?

1998 yılında Abhazya Cumhuriyeti Parlamentosu tarafından anayasaya yeni bir kanun eklendi - “Geriye Dönüş Yasası” Bu yasaya göre Abhaz (Abaza) kökenli olan, Rus-Kafkas savaşında, Rusya-Türkiye savaşında ya da 19. yüzyılda herhangi bir değişik olaylardan sonra ana vatanını terk etmek zorunda kalanlara ‘Repatriant’ denir. Bu insanların çocukları ve torunları dünyanın birçok ülkelerinde yaşıyorlar. Tüm Repatriantların, Abhazya Cumhuriyetinin vatandaşı olma ve Abhazya’da yaşama hakkı bulunuyor.

Bildiğiniz gibi 19 yüzyılda Adıge halkları de Osmanlı İmparatorluğuna sürgüne gönderildi. Onlar bizim kan kardeşlerimizdir. Onların içinden birçok kişi Kafkasya’ya, özellikle Abhazya’ya dönmek istiyorlar. Neden onlara Abhazya vatandaşlığı verilmesin?

Haklısınız, Adigeler bizim kan kardeşlerimizdir, onlarla ortak köklerimiz var, tarihi kaderimiz de aynı. Ancak, bir insan sadece kendi tarihi anavatanında ‘repatriant’ olabilir.

Peki Ubıhlar? Bildiğiniz gibi Ubıhya adli ülke çoktan haritalardan silindi. Onlar Kafkasya’ya geri dönmek istedikleri zaman nereye yerleşmeli?

Ubıhların sorunu- özel bir sorun dur. Maalesef Ubıhlar bu günlerde toplu halde yaşamıyorlar, ancak belli yerlerde ayrı yaşayan ve eski gururlu milleti temsil eden bir kaç aileler ile karşılıyoruz. Ubıhların ülkesi yeniden kurulamaz. Ubıhların sorunu, eski ve gururlu milletin yeryüzünden silinmesi ve sürgüne gönderilmesi 19. yüzyılın en dehşet verici olaylarından biridir. Bu olay, sürgüne sebep olan 19. yüzyıl imparatorluğunun üzerinde kara ve utandırıcı bir iz olarak kalacaktır.

Birçok Ubıh kökenli insan tanıyorum - hepsi değerli insanlardır. Kafkasya’nın herhangi bir ülkesine dönmek isteyen Ubıhlar için hiç bir engel olmamalıdır. 21. yüzyıl insanının düşünceleri 19. yüzyılın insanının düşüncelerinden farklı olmalıdır diye düşünüyorum. Biz Ubıhları kabul ediyoruz ve Ubıhlara verdiğimiz pasaportlarda millet ismini ‘Ubıh’ diye yazıyoruz. Amacımız Ubıhların varlıklarını korumak.

Son iki senede Diaspora insanları için Abhazya’ya giriş-çıkışlar kolaylaştı. Bu kolaylıkların geri dönüş hareketine herhangi bir katkısı oldu mu?

Son iki sene içersinde Türkiye’den, Suriye’den ve Ürdün’den yaklaşık 300 kişi karşıladık. 2000den fazla Kuzey Kafkasya’dan gelen Abazin, Abhazya vatandaşı oldular ve Abhazya’ya yerleşiyorlar. Onlarca kişi Eski Acaristan otonomisinde bulunan muhacirler, Abhazya’ya gelip yerleştiler.

Rusya Federasyonu, Abhazya Cumhuriyetinin bağımsızlığını tanıdıktan sonra Abhazya’ya yurt dışından gelip yerleşmek isteyen Diaspora insanlarının sayısı arttı. Abhazya Diasporası uzun zamandır beklediğimiz Abhazya’nın bağımsızlığını sevinçle karşıladılar. Diaspora, Rus milletine ve Rus hükümetine, tarihi Ana-Vatanı’nın özgürlüğünü ve bağımsızlığını tanıdığı için teşekkür ediyor.

Diasporamızın çoğunluğu diyor ki: ‘Bizim atalarımız Kafkas savaşında özgürlük ve bağımsızlık için savaşıyorlardı, ama Rusya imparatorluğu bizi kendi vatanımızdan sürgün etti. Ancak yeni Rusya farklıdır,- yeni Rusya kardeşlerimize ‘yardım eli’ uzattı. Bundan sonra Rusya’ya karşı duygularımız değişecektir, geçmişteki olayları unutmaya çalışacağız. Rusya’ya güveniyoruz. Bundan sonra Abhazya’nın güvende olacağına ve her geçen gün daha da gelişeceğine inanıyoruz’.

Tarihi Ana-Vatanına geri dönmek isteyenler hangi ülkelerden geliyorlar? Bu soruya ayrıntılı yanıt almak isterdim.

Kısa bir zaman önce Abhazya’ya ailelerle yerleşmek isteyen ve yerleşmek için olanakları öğrenmek için Ürdün’de yaşayan Abhaz Diasporasından bir grup geldi. Bu kardeşlerimiz Abhazya’nın her yerini gezdiler, Abhazya’nın tabiatına ve insanların sıcaklığına çok şaşırdılar, beklediklerinden daha da güzeldi. Onlara Oçamçıra bölgesindeki arsaları teklif ettik ve onların hoşlarına gitmiş. Doğrusunu söylemek gerekirse, bu arsaları onlara ücretsiz vereceğimizi öğrenince çok şaşırdılar. Ve dedilerdi: ‘Bize ücretsiz arsaları veriyorsanız biz kendi olanaklarımızla evleri inşa edeceğiz ve Abhazya’nın imalat sektörüne yatırımda bulunacağız’.

Suriye’den de bir grup kardeşlerimiz de geldiler, onlara da arsaları teklif ettik.

Kafkas Abhazya Dayanışma Komitesi Ahaldaba köyünde yerleşim konusunda güzel teklifte bulundu.

Yazın Türkiye’den bir grup kardeşlerimiz geldi ve Kındık köyündeki boş arsaları gezdiler. Oçamçira bölgesinin ve Kındık köyün idaresiyle bu arsaları kardeşlerimize vermeye anlaştık. Bu yerde Türkiye’den gelen Diasporalı kardeşlerimiz bir kasaba inşa etmeye planlıyorlar. Yaklaşık 100 aile o bölgede eve sahip olacak.

Trabzon-Suhum arasında gemi seferleri düzelirse daha çok kardeşlerimiz Abhazya’yı ziyaret ederler, bazıları yerleşmek için, bazıları turistik gezi amacıyla ve diğerleri de iş ve yatırım amacıyla gelirler.

Geriye Dönenleri karşılamaya ne kadar hazırsınız? İş bulma ve evlere yerleştirme sorularını nasıl çözüyorsunuz?

2008 yılın sonunda Sohum’da, Eşba caddesinde tamir ettiğimiz apartmanda 44 aile daire sahibi oldu. Bu sene de 9 katli 54 dairelik evin inşaatını bitirdik. Bu günlerde bu daireleri de hazırladık, daireleri alanların çoğu Türkiye’den gelen repatriantlardır. Başka apartmanlar de inşa edeceğiz. Bu evleri maddi durumları zayıf olan repatriantlara veriyoruz. Maddi durumları iyi olan repatriantlara hemen bir kaç dönüm arsa veriyoruz, tabii ki ücretsiz. Verdiğimiz arsalarda repatriantlar kendi evleri inşa edebilirler.

Abhazya’ya yerleşmeye karar verenler bize önceden haber vermeli ve davetiyemizi beklemeliler. (Bu sadece maddi durumu zayıf olanlar, ve kendi gücüyle evi satın alamayanlar içindir). Bize internet üzerinden, e-mail den (This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.) ya da İstanbul’da bulunan Abhazya Tam Yetkilli Temsilcisinin yardımıyla ulaşabilirsiniz. Temsilcimizle sürekli ilişki halindeyiz. Repatriantları onun vizesiyle ve izni ile karşılıyoruz. Bizim için habersiz yapılan göç, kardeşlerimizin yerleştirilmesi konusunda ekstra sorun yaratıyor. Bunun için önce davet karşılığında gelen kişilere yardım edeceğiz.

Bildiğim kadar Diasporada söylentilere göre, maddi durumlara bakmadan Abhazya herkese ücretsiz ev veya daire vermeye mecbur dur.

Bu yanlış bir düşüncedir. Abhazya hiç kimseye yardım etmeye mecbur değildir- Abhazya’ya yardım etmeye mecbur olan biziz. Herkese konut verilecektir, diyen yasamız yoktur. Allaha şükür ki Diasporamızın yaşadığı ülkelerde savaş yok ve onları oradan kimse sınır dışı etmiyor. Diasporamız mülteci konumunda değildir! Kardeşlerimizin yaşadığı ülkelerde belli bir sermayeleri vardır. Abhazya’ya yerleşmeden önce, kardeşlerimiz bu ciddi adımı atmaya hazır olmalılar. Herkese ücretsiz anahtar teslimi ev verme olanağımız yok. Buna benzer olaylar dünyanın hiçbir ülkesinde yapılmıyor, İsrail gibi zengin ülkede bile. Şimdilik gayrimenkul yardımını sadece maddi durumu zayıf olan repatriantlara yapıyoruz. Tabi ki diğer repatriantlara da yardım ediyoruz. Bu yardım danışmanlık ve bilgilendirme alanlarındadır.

Biz savaştan çıktık, çok sorunlarımız var, biz Diasporamızdan ve Abhazya’ya yerleşmeye gelenlerden yardım ve destek bekliyoruz. Anavatanına, Apsnıya yardım etmenin repatriantların borcu olduğunu düşünüyoruz.

Demek ki Diaspora temsilcilere hiç bir maddi destek vermiyorsunuz.

Anayasanın ‘repatriantlar’ yasasına göre, geriye dönenler Abhazya vatandaşı olma hakkı kazanıyorlar. Abhazya vatandaşlığı onlara kendi milletini ve tarihi sülalesini korumaya ve Abhaz pasaportu almaya olanaklarını sunuyor. Abhazya’da yaşamak isteyen yabancı ülke vatandaşları Abhazya vatandaşı olmak için senelerce beklemek zorunda, ama Diasporadan gelen kardeşlerimiz birkaç gün içerisinde Abhazya vatandaşı olabiliyorlar. Bu bir maddi destek değilmidir? Geri dönenlerden herkes kayıt işlemleri yaptıktan sonra 5 yıl boyunca repatriant statüsü taşıyor. Maddi durumu zayıf olanların yerleşmesi için maddi yardım sunuyoruz. Anadilini bilmeyenler için bedava Abhazca dil kurslarımız var. Abhazya Devlet Üniversitesi, gençlere bedelsiz eğitim olanakları sunuyor. Geriye Dönüş Komitesinin fonu repatriant çocuklarının anaokulu ve okul masraflarını karşılıyor. Repatrıantların çocuğu doğduğunda ya da repatriantlar evlendiğinde maddi yardim yapıyoruz. Kardeşlerimizden biri hastalandığı zaman, elimizden geldiği kadar hastane masrafları karşılıyoruz. Yani yaptığımız maddi destek az değildir.

Geriye Dönüş Komitesi’nin satın aldığı arsaları ve inşa ettiği apartmanların masraflarını kim karşılıyor?

Abhazya’da çalışan herkesin maaşından % 2 Geri Dönüş Komitesinin Fonunda birikiyor. Bu halkın parasıdır.

Peki herhangi bağımsız bir kişi Fonunuza finansal katkıda bulunabilir mi?

Evet. İsteyen herkes, Diaspora temsilcileri dahil Fonumuza maddi katkıda bulunabilir. Ama maalesef, bu güne kadar çok az kişi bağımsız olarak maddi katkıda bulundu.

Uzun zamandan beridir Dünya Abhaz Fonu açmaya gerek duyuyoruz. Bunun oluşturulması gereklidir.

Son zamanlarda Geriye Dönüş Devlet Programı oluşturmasının geciktiği konuşuluyor. Bu gereken bir programdır ve olacak bir şeydir, ancak anlamamız gereken şu ki, bu programı gerçekleştirmek için ciddi paraya gereksinimimiz var. Maalesef Devletimizin bu günlerde bu programı gerçekleştirmesi için olanakları yok. Ama söylemem gereken şu ki, Abhazya Cumhuriyeti Hükümeti geriye dönüş sorunlarının Abhazya için en stratejik ve önemli sorulardan biri olduğunu düşünüyor ve yapabildiği kadar yardım ediyor.

Bir İnsanın Repatriant olup olmadığını nasıl çıkartıyorsunuz? Türkiye’nin yada Arap ülkelerinin pasaportlarında vatandaşın ‘milleti’ yazılmıyor.

Kayıtın başında her biriyle teke-tek görüşüyoruz. Birinden şüphelendiğimiz zaman sürekli temasta olduğumuz İstanbul’daki Kafkas Abhazya Dayanışma Komitesinden o kişi hakkında bilgi alıyoruz.

Eski repatriantlardan veya Kültür Derneklerinden bilgi alıyoruz. Ancak toplu göçlerde hatalarımız olabiliyor.

Bu tarz problemlerle 2007 Uluslararası Abhaz-Abazın Birliği Kongresinde ve 15.ci zafer günümüzde karşılaştık. Bir kaç gün içerisinde birkaç yüz kişiyi kontrol etmek çok zordur. Bence bu tür işlemlere son vermeliyiz. Dünyanın hiç bir ülkesinde yabancı vatandaşlarına bir kaç günde pasaport verilmiyor, biz de istisna olmamalıyız, diye düşünüyorum. Muhacir kardeşlerimiz Abhazya’ya geldikleri zaman vatandaşlık için başvuru yapsın ve bir sonraki gelişte pasaportunu alsınlar. Bu şekilde olursa her kişiyi kontrol etme şansımız olacaktır. Bu konuda hata yapmamak için yakın zaman içerisinde bir çalışma uygulayacağız: Abhazya’ya yerleşmek isteyen kişiden yaşadığı yerde olan Abhaz (abaza) derneğinden, o kişinin Abhaz (Abaza) olduğunu ispatlayan belge isteyeceğiz. Bir de Abhazya’ya göç edenlerin kanun kaçağı olup olmadığını kontrol etmeye planlıyoruz. Demek istediğim, Diaspora üyesi yaşadığı ülkede kanunla problemi varsa Abhazya’ya yerleşmek istediğinde engel olmaya çalışacağız. Bu sorun üzerinde de çalışıyoruz.

Türkiye’de yaşayan Abhazların sayısı hakkında değişik söylentiler vardır, 200, 500, 700 bin kişi. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Maalesef Türkiye’deki Abhazları hiç bir zaman saymadılar. Türkiye’de etnik azınlıkları hiç bir zaman ayrı saymıyorlardı.

Şüphesiz, Türkiye’de yaşayan Abhazların sayısı Abhazya’da yaşayan Abhazlarin sayısından daha fazladır, ama eminim ki, fark bir kaç kat değildir.

Demek ki yurtdışında yaşayan Abhazların sayısı, Abhazya’da yaşayanlardan daha fazladır. Kalabalık göç beklenmiyor. Bunun için hiç bir sinyal görmüyoruz. Abhazların bir kısmı göç etse bile, çoğunluğu yaşadıkları yerlerde kalacaktır. Onlar nasıl bir katkıda, yardımda bulunabilirler, sizin önerileriniz nelerdir?

Abhazya bağımsız ülke olarak ilk adımları atıyor. Olan sorunları çözmek için hepimizden maksimum katkı bekleniyor. Bu yüzden Diasporadaki kardeşlerimizin yardımına gereksinimimiz var. Abhazya’nın hepimizin vatanı olduğunu anlamalıyız, dünyadaki tüm Abhazların ateşidir. Ateşin sönmemesi için ve hepimizin ısıtılması için desteğe gereksinim var. Rusya Federasyonu sayesinde bugünlerde Abhazya’da yeni savaş başlama korkusu ortadan kalktı. Barış içerisinde Demokratik Sosyal Devletimizi geliştirme şansımız oldu. Gürcistan ve Abhazya arasındaki savaş ve Ekonomik ambargo Abhazya’nın gelişmesine engel oluşturuyordu. Savaş onlarca milyon ABD doları zarar getirdi. Yardımlaşarak her şeyi düzeltmeye ve geliştirmeye mecburuz. Bu nedenle ilk başta diasporamızdaki iş adamlarına sesleniyoruz, Abhazya Devletinin güçlendirilmesinde, ekonomik ve sosyal gelişiminde katkılarınızın olmasını isteriz. Çok önceden sözlerden çıkarak harekete geçmeliydik. İş adamlarının sayesinde yeni iş yerleri açılırsa, diğer diaspora yaşayanları için Abhazya’ya geri dönmeleri daha da kolay olur. Birleşmek için tarihi bir şansımız var ve bu şansı kaybetmemeliyiz.

Yurt dışındaki Diasporamızın geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Ayrı bir millet olarak kendi kimliğini koruyabilecekler mi?

Maalesef, Diasporanın geleceği hakkında düşündüğüm zaman üzülüyorum. Bu konu bana acı veriyor ama yaşananlar durumu anlatıyor. Bir milleti ulus olarak korumak istiyorsanız, o ulusun dilini korumalısınız. Dil yoksa ulus da yok! Türkiye’de ve Diasporanın yaşadığı diğer ülkelerde azınlıkların anadili korumaları çok zordur. Ürdün’deki Abhazlar anadilini kaybetmişler: Arapça ya da Çerkesce konuşuyorlar. Suriye’de durum hemen, hemen aynı, ana dilinde konuşan sayısı yok denecek kadar az. Türkiye’de durum biraz daha iyi: Yaşlı ve Orta nesil ana dilini koruyabildiler, ancak sorun olan şudur ki, gençler anadillerini konuşmuyorlar.

Size göre, Kardeşlerimiz yaşadığı Ülkelerde anadilleri öğrenmek ve korumak için olanak ve ortam yaratılabilirler mi?

Bulundukları ülkeler olanakları ve ortamları yaratmaya gerek duymuyorlar ve kimsenin bunu talep etme hakkı yoktur. ‘Anadilinizi korumak istiyorsanız, konuşun. ’ derler ‘engel olan mı var’ derler. Türkiye’de yabancı dili konuşmak ve o dilde şarkıları söylemek çoktan serbest. Azınlıklara kültür merkezlerde anadili öğretmek serbesttir. Milli Folklor ekipleri düzenlemeye hakları var. Diasporamızın de ekipleri vardır. O ekipler değişik şenliklere, festivallere ve gösterilere çıkıyorlar. Bu konuda Diasporamız için hiç bir engel yok.

Ama buna rağmen bu her şey dili ve kültürü korumak ve geliştirmek için yeterli değildir. Ana dilde devlet dili statüsü ancak devlet dili olarak kullandığı ülkede olabilir. Bu sadece Abhazya’da mümkündür. Türkiye’deki büyüklerimiz zamanla Türkiye’de Abhaz Dilinin kaybolabileceğini anlıyorlar. Elbette çoğu çok üzülüyor, acı veriyor. Yapacak bir şey olmadığını anlıyorlar. Sonunda bu duruma razı oldukları görünüyor. Ancak sevindiren şudur ki gençler Abhaz dilini öğrenme ve Abhazya’ya göç etme konusunda ilgili görünüyorlar. Bu da bizi sevindiriyor.

İstanbul Kafkas–Abhazya Dayanışma Komitesi’nin çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Kimilerine göre komitede bir reforma gidilmeli, kimileri ise savasın artık bittiğini ve bu yüzden de komitenin fesih edilmesinin gerekliliğinden söz ettiğini biliyoruz.

Reformlar, zamanın getirdiği zorunluluklardandır, her alanda gerekirler. Bilindiği gibi Kafkas Abhaz Dayanışma Komitesi halkımızın en zor döneminde, Gürcü-Abhaz savası zamanında Diasporamız tarafından kurulmuştur. Abhazya’nın Kurtuluş Savaşında kurulan Dayanışma Komitesi bu süreçte Abhazya‘nın bağımsızlık ve tanınma mücadelesine, büyük katkı sağlamıştır. Evet! savaş bitmiştir ve ekonomik ambargo kalkmıştır. Abhazya Cumhuriyeti Rusya Federasyonu ve birkaç ülke tarafından bağımsız olarak tanındı. Lakin Abhazya‘nın ve Abhaz halkının sorunları bununla sınırlı değildir. Dayanışma Komitesi bugünde, bağımsız bir devlet olarak kalkınmaya çalışan Abhazya‘ya yardımlarına devam ediyor.

Dayanışma Komitesi‘nin feshedilmesi ise akılcı bir düşünce değildir. O, bugünde, yarında, Abhazya ve Abhaz Diasporası için gerekli bir kuruluştur. Bu benim düşüncemdir. Çalışmalarını daha aktif hale getirmek ise, o ayrı bir sorudur.

Peki, orta ve yaşlı nesil Abhazya’da yaşamayı istemiyorlar mı? Dönmeyi düşünmüyorlar mı?

Biliyorum ki, bazıları Abhazya’ya yerleşmeye düşünüyorlar. Ancak düşünmek ve hareket etmek arasında büyük fark vardır. Maalesef aktif hareketlenme göremiyoruz. Geriye dönüş sorunu çok zor bir sorundur. Bir yeri bırakıp ve başka bir yere (ana vatanına da olsa) taşınıp yerleşmenin kolay olmadığını biliyoruz. Bu bir kahramanlıktır. Ama bildiğimiz gibi herkes kahraman olamıyor. Tabii ki bu sorun sadece kahramanlıkla ilgili değil, bir sürü global nedenleri de vardır.

Şimdi Türkiye’de yaşayan Abhazlar göçmenlerin beşinci ya da altıncı nesildir. Onlar Türkiye’yi, doğdukları, büyüdükleri, aile oluşturdukları, işe ve bir işe başladıkları, arkadaşları, akrabaları, evleri ve geniş arsaları oldukları ülke olarak görüyorlar. Kısaca kendileri için iyi yaşamları bulunuyor. Türkiye onların için, sürgüne uğrayan atalarına kapılarını açan ve yardım eden ülkedir. Binlerce Abhaz, Türkiye Cumhuriyeti için yaşamını verdi. Türkiye’deki Abhazlar gururla duruyorlar. Bu sadece Abhazların etnik özelliklere bağlı olan bir şeyi değildir Onlar diyorlar ki: ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni oluşturan sosyal topluluğun bir parçasıyız ve bu ülkede mutlu yaşamaya hakkımız var’. Bunda doğru olan çok.

Diaspora insanlarımızdan askerler ve politikacılar belli zamanlarda Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinde önemli görevlerde yer almışlardır. Abhazlar ve diğer Kafkas Göçmenler Türkiye Cumhuriyeti oluşmasında önemli yer almışlar. Mustafa Kemal Atatürk’ün yoldaşlarının arasında Abhaz kökenli kardeşlerimiz de vardı. Rauf Orbay (Aşharua) onlardan biridir. Görünen her şey Diasporadaki kardeşlerimizin Türkiye ile bağlarını güçlendiriyor.

Onlar için Türkiye vatan oldu, bunda zamanında bir katkısıdır. Ama vatandan daha önemli bir şey vardır, bu da Anavatandır. O da Kafkasya’daki Abhazya’dır. Abhaz halkının derin kökleri buradan başlıyor. Dünyanın sadece bu ülkede gururla ve emin bir biçimde ‘bu bizim ülkemiz, burada eski tarihimiz ve kültürümüz başlıyor ve biz bu toprakların sahipleriyiz’ diye söyleyebiliriz. Eminim ki, yabancı ülkede mutlu olabileceğine inanan insan, hatalı düşünüyor ve yeryüzünden kaybolma ihtimali çok yüksektir. Bu konuda Tanrı bile güçsüz kalır. Efsaneye göre Tanrı kendine sakladığı toprağı Abhazlara verdi. Bu doğruysa kendi mutluluğumuzu sadece bu Tanrının cennet topraklarında bulabiliriz.

Abhazya - Abhazların ülkesidir. Sadece bu ülkede ulus olarak kendimizi koruyabiliriz, sadece Abhazya’da kendi kimliğimize sahip olabileceğiz ve sadece burada asimile olmadan kendimizi dünyaya tanıtabileceğiz.

Abhazya’da tarihi eski olan halkımız, tüm gücüyle kültürünü geliştirip, Abhazya’yı modern dünyanın eski medeniyeti olarak tanıtabilecektir. Her şey bize bağlı, bizim inancımıza, düşüncülerimize ve kendi bilinçlerimize! Allah bizi korusun.....!

Kaynak: Ajans Kafkas

Page 1 of 6

Hakkımızda

ÇerkesyaCerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.

Çok Okunanlar

Çerkesler Türk mü?

Çerkesler Türk mü?

Ara 02, 2018 Rate: 0.00

Kafkasya Neresidir?

Kafkasya Neresidir?

Ara 10, 2018 Rate: 0.00

Son Twetler

RT @Cerkesya: Unutmadık, unutmayacağız #MedetÖnlü #22Mayıs2013 https://t.co/qGd7zsOuIV
https://t.co/c8y7vrGLmm #may21in21languages #21dilde21mayıs
RT @Cerkesya: #21Mayıs1864 #21may1864 #genocide1864 #CircassianGenocide #circassianexile #CerkesSoykırımı https://t.co/uCRADFgBAf
RT @Cerkesya: ADIĞE BAYRAK GÜNÜ KUTLU OLSUN https://t.co/dl3NVFLgSA
Follow Çerkesya on Twitter

Post Gallery

Çerkes Parası ve Kaffed'in Kozmik Aklı

Çerkeslerin Mitolojik Kahramanı Nart Sosruko Mobil Oyun Oluyor

Eski Kafkas halkları, Amerikan yerlileri ve Sibirya halklarıyla akrabaymış

Belgesel Film Gösterimi-Çerkes Atının Öyküsü Şağdi

Hayriye Melek Hunç Anısına Kitap Günleri

Adıgey Halkı Anadilde Eğitim İstedi

Sarıkamış’tan Bir Şehit Öyküsü

Efsanevi Kabardey Atları Dörtnala Geri Dönüyor

Çerkes Kültürüne Son Bir Yaşam Alanı