Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti

Şubat 1917'de Çarlık Rusyasının yıkılması sonrasında Kuzey Kafkasya'da kurulan devlet. Uzun yıllar boyu Rus istilası altında sömürge olarak bulunan Kuzey Kafkasya halklarına mensup aydınların girişimi ve sürükleyiciliği ile 11 Mayıs 1918'de resmen ilan edildi.

Çarlığın yıkılışını takip eden günlerde Terekkale'de (Vladikavkaz) 5-6 Mart 1917 tarihlerinde Kuzey Kafkasya'nın geleceği üzerine yapılan değerlendirme toplantıları bu devletin ilanına gidecek sürecin başlangıcını oluşturdu. Bu toplantıda, başkanlığını bir sosyalist devrimci olan hukukçu Basiat Şahan'ın yaptığı Birleşik Kafkas Dağlıları Birliği Geçici Yönetimi oluşturuldu ve Kuzey Kafkasya'da “eyalet komiteleri”nin oluşturulması ve kamuoyunun genel eğilimini belirlemek üzere I. Genel Kuzey Kafkasya Kongresi'nin toplanması kararlaştırıldı.

1-9 Mayıs 1917'de tarihlerinde Terekkale'deki (Vladikavkaz) Olginski Kız Lisesi'nde Hazar'dan Karadeniz'e kadar bütün Kafkas halklarından toplam 500'den fazla temsilcinin katıldığı ve Terekkale Kurultayı olarak da anılan I. Genel Kuzey Kafkasya Kongresi'nde çeşitli komisyonlar oluşturularak ülkenin geleceğine ilişkin görüşler sistematize edildi, yönetsel-politik yetkilerle donatılan Kuzey Kafkasya Merkez Komitesi olarak adlandırılan icra organı tesis edildi ve siyasi programın başına, o dönem Rusya'nın diğer halklarının da tercihine benzer şekilde, Kuzey Kafkasya’nın da ayrı devlet statüsünde katılacağı, Rusya'da yeni bir federal cumhuriyetin kurulması talebi koyuldu. Bu kongrenin sonuç bildirgesi “devrimin getirdiği özgürlükleri güçlendirmeyi, demokrasi ilkelerini hayata geçirmeyi, politik, milli, kültürel kazanımları korumayı ve Kuzey Kafkasya halklarının birliğini” ön plana almaktaydı.

Bu dönemde Kafkasya bölgesi, Çarlık Rusyasının çöküşüne paralel olarak çözülen Kafkas cephesi dolayısıyla başıbozuk birimlerin gözlerinin dikildiği bir bölge olmuştu. Dağılan Rus ordusunun uzantıları özellikle temel gereksinimlerin yeterli şekilde karşılanabileceği Kuzey Kafkasya'ya ulaşmaya çalışıyordu. Cepheden demiryolu ile Kuzey Kafkaslara ve deniz yolu ile Sohum, Soçi, Tuapse ve Anapa gibi yerleşim birimlerine ulaşan onbinlerce silahlı asker ve denizci, yerli nüfusa yönelik hareketlere girişmişti. Kuzey Kafkasya'nın doğusunda da Kafkas cephesinden asker kaçakları olarak dönen Kazak alayları da ciddi tehditler sergilemekteydi. RSDİP(b)'nin de (Rusya Sosyal Demokrat-Bolşevik İşçi Partisi) bölgede Rus etnik grubu üzerinden giriştiği örgütlenme ve propoganda çalışmaları Kuzey Kafkasya sahasında siyasal ayrışmaları hızlandırmada önemli bir faktör oluşturmuştu. Bu tehditler karşısında Kuzey Kafkasya Merkez Komitesi pratik bir adımla Rus Ordusunda muvazzaf bir güç olarak bulunan yüksek vurucu güce sahip Kafkas Süvari Tümeni'nin ülkeye çekilmesini karara bağlayarak Petrograd’taki “Geçici Hükümet” nezdinde temaslar gerçekleştirdi. Ağustos 1917 boyunca Kuzey Kafkasya Merkez Komitesi üyeleri,ülkenin değişik yörelerinde bir dizi toplantı yaparak 2. Genel Kuzey Kafkasya Kongresi’nin 18 Eylül 1917'de Andi'de toplanması takvime bağlanarak, delegasyonlar belirlendi.

18 Eylül 1917’de kalabalık bir izleyici kitlesinin önünde 1500 delegenin katılımıyla başlayan ve Andi Kurultayı olarak da bilinen bu kongrede geçici bir anayasa hazırlanarak Kuzey Kafkasya Merkez Komitesi'ne "ulusal ordu kurma", "temel tüketim mallarının ihracını yasaklama", "uygun zamanda Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını ilan etme" gibi olağanüstü yetkiler verildi.

Gregoryen takvimine göre 25 Ekim 1917'de (Miladi: 7 Kasım 1917) Petrograd'da Lenin liderliğindeki bolşeviklerin darbe ile iktidarı ele geçirmeleri sonrasında, Rusya'dan ayrılacağını kesin hatlarla ortaya koyan Kuzey Kafkasya Merkez Komitesi'nin kararı, komşu Transkafkasya’da, bolşevik iktidarı oybirliğiyle reddeden milliyetçi partilerin tavrıyla büyük ölçüde çakışıyordu. Bu gelişmelere paralel olarak, bölgesel gelişmelerin dışında kalmanın getirebileceği muhtemel sıkıntılarını dikkate alan komite Transkafkasya ile güç birliği arayışı çerçevesinde, Mart 1918'de Bakü ve Tiflis'te girişimlerde bulundu ve aynı ay içinde Trabzon Konferansı'na gözlemci olarak katıldı. İstanbul'da Osmanlı yetkilileri ile siyasal temaslar gerçekleştirildi. Kuzey Kafkasya Parlamentosu'nda ülkenin bağımsızlığının ilanı yönünde karar alınması üzerine, 11 Mayıs 1918 günü yayınlanan Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti Bağımsızlık Bildirisi ile Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti'nin kuruluşu ilan edildi.

Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti Hükümetleri

Abdülmecid Tapa Çermoy kabinesi (11 Mayıs 1918-15 Aralık 1918)

Devlet ve Hükümet Başkanı: Abdülmecid Tapa Çermoy

Başkan Yardımcısı: Pşimaho Kosok

İçişleri Bakanı: Reşid Han Kaplan

Dışişleri Bakanı:Haydar Bammat

Savunma Bakanı: Nuh Bek Tarkovski

Maliye Bakanı: Vassan Girey Cabağı

Ulaştırma Bakanı: İbrahim Haydar

 

I. Pşimaho Kosok kabinesi (15 Aralık 1918-25 Mart 1919)

Devlet ve Hükümet Başkanı: Pşimaho Kosok

İçişleri Bakanı: Reşid Han Kaplan

Dışişleri Bakanı: Haydar Bammat

Savunma Bakanı: Nuh Bek Tarkovski

Maliye Bakanı: Vassan Girey Cabağı

Ulaştırma Bakanı: İbrahim Haydar

Ticaret ve Sanayi Bakanı: Bahadur Malaçihan

Milli Eğitim Bakanı: Nur Mahmed Şahsuvar

Tarım ve Emlak Bakanı: Aslanbek Butatı.

 

II. Pşimaho Kosok kabinesi (25 Mart 1919-12 Mayıs 1919)

Devlet ve Hükümet Başkanı: Pşimaho Kosok

İçişleri Bakanı: Reşid Han Kaplan

Dışişleri Bakanı: Haydar Bammat

Savunma Bakanı: Saraceddin Musala

Milli Ekonomi Bakanı: Aslanbek Butatı

Ulaştırma Posta ve Telgraf Bakanı: Zubeyr Temirhan

Milli Eğitim Bakanı: Nur Mahmed Şahsuvar

Adalet Bakanı: Taceddin Penzulai

Dini İşler Bakanı: Necmeddin Gotinski

Mikail Halil kabinesi (12 Mayıs 1919-29 Eylül 1919)

kabine oluşturulamamıştır.

 

Referanslar

Haydar Bammat - The Caucasus Problem, Berne, 1919.

Haydar Bammat - La Caucase et la Revolution Russe, Paris, 1929.

Pşimaho Kosok - Kuzey Kafkasya Hürriyet ve İstiklal Savaşı Tarihinden Yapraklar, İstanbul, 1960.

Pşimaho Kosok - “Revolution and Sovietization in the Northern Caucasus”, Caucasian Review, Münih, 1955 ve 1956, No:1 ve 3.;

Vassan Girey Cabağı - “Kuzey Kafkasya'nın İstiklal Savaşı”, Serbest Kafkasya, Münih, 1952, No:1.

Vassan Girey Cabağı - Kafkas Rus Mücadelesi, Baha Matbaası, İstanbul, 1967.

Yılmaz Nevruz Karaçaylı - “Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti”, Birleşik Kafkasya, İstanbul,1964, No:1.

Barasbi Baytugan - Kuzey Kafkasya, Samsun, 1978?

Said Şamil - Montagnards du Caucase, Paris, 1930.

Şerafettin Erel - Dağıstan ve Dağıstanlılar, İstanbul, 1961.

Ahmet Hazer Hızal - Kuzey Kafkasya Hürriyet ve İstiklal Davası, Orkun Yay., Ankara, 1961.

Ahmet Hazer Hızal - “Kuzey Kafkasya İstiklali ve Türkiye Matbuatı”, Birleşik Kafkasya, İstanbul, 1964-1965, No:2,3 ve 4.

Stefanos Yerasimos - Türk-Sovyet İlişkileri, Ekim Devriminden Milli Mücadeleye, Gözlem Yay., İstanbul, 1979.

(Haydar Bammat-Aziz Meker)- Circassia and Daghestan, Lozan, 191(9)?.

Ali Sultan - “11 Mayıs 1918”, Severnıy Kavkaz, Varşova, 1934, No:1.

Hüseyin Tosun Şhaplı - Aperçu Historique Ciscaucasiens pendent La Guerre Mondaile, İstanbul, 1918.

Hüseyin Tosun Şhaplı - Compte-Rendu des Assembles des Peoples de la Ciscaucasie et de Leurs Travaux Legislatifs, İstanbul, 1918.

Cem Kumuk – Neredesin Prometheus?, Alfa Yay., İstanbul, 2004.

Sefer E. Berzeg - Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti (1917-1922), (I.cilt), Birleşik Kafkasya Derneği Yay., İstanbul, 2003.

Sefer E. Berzeg - Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti (1917-1922), (II.cilt), Birleşik Kafkasya Derneği Yay., İstanbul, 2004.

Sefer E. Berzeg - Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti (1917-1922), (III.cilt), Birleşik Kafkasya Derneği Yay., İstanbul, 2006.

Çarlık Rusyasının yıkılışını hazırlayan olayların başlangıcı 1904-1905 Rus-Japon savaşına ve 1905 ihtilaline kadar uzanmaktadır. Bu dönemin gelişmelerini kısaca şöyle özetleyebiliriz:
 
1891 yılında “Transsibirya” demiryolunun inşasına başlayan Rusya, 1904 yılında bu demiryolunun büyük kısmını bitirdi ve Uzakdoğu’da Çin ve Japonya’ya karşı bir nüfuz elde etti. Bu arada, 1894-1895 yıllarındaki savaşta Japonya’ya yenilen Çin hükümeti, Port-Artur limanını Japonya’ya bıraktı. Bu bölgeyi Rusya’ya katmayı planlayan Çar hükümeti Port-Artur’u işgal ederek Çin denizine ayak bastı. Rus ilerleyişini durdurmak isteyen Japonya 1902 yılında İngiltere ile bir ittifak kurdu. Rusların geri çekilmeyi reddetmeleri üzerine Japonya 1904 yılında Rusya’ya savaş ilân etti. Japonlar karşısında ağır bir yenilgiye uğrayan Rusya, 3 Ocak 1905’te Port-Artur kalesini kaybetti ve Japonlar Rus ordusunun 30 bin askerini esir aldılar. Bu sırada Rusya’daki iç karışıklıklar ve sosyalist mitingleri Çar hükümetini bir an evvel savaşı bitirmeye zorladı. 23 Ağustos 1905 tarihinde Rusya ile Japonya arasında barış imzalandı. Bu savaşta Rusya’nın kaybı ölü, yaralı ve esir olarak 400 bin kişiydi.

1904-1905 Rus-Japon savaşına Kafkasya halklarından* zorla asker alınması, Kafkasya halklarının Rus hükümetine güvenini sarsmıştı. 1905 yılında bütün Rusya’da patlak veren isyanlar ve ihtilal hareketi Kafkasya’da da yankılanmakta gecikmedi. Zaten XIX. Yüzyıl sonlarından itibaren Rusya’ya karşı her fırsatta ayaklanmaya devam eden Kafkasya halkları, “abrek” adını verdikleri silahlı savaşçılarla Rus ordusuna karşı Kafkas Dağları’nda bir gerilla harbi vermekteydiler. 1900-1913 yılları arasında Çeçenistan’da ve Dağıstan’da Ruslara karşı gerilla savaşını yürüten Abrek Zelimhan bunların en ünlülerinden biriydi. Dağıstanlı, Çeçen ve İnguşlardan oluşan çetesiyle Rus hükümetine zor günler yaşatan Abrek Zelimhan, 1913 yılının sonbaharında hastalanıp dinlenmeye çekildiği Şali adlı Çeçen köyünde Rus askerlerine ihbar edildi. Kaldığı ev kuşatılan Abrek Zelimhan, son kurşununa kadar kendini savunduktan sonra evden dışarı çıktı ve Rusların yaylım ateşiyle canını teslim etti.

Adigey’de, Karaçay-Malkarda, Kabardey’de, Çeçenistan ve Dağıstan’da abreklerin hürriyet mücadelesi hız kesmeden devam etti. 1914 yılında başlayan Birinci Dünya Savaşı’nda Rusya’nın yenilmeye başlaması Kafkasya halklarına bağımsızlık yolunda umut verdi. Bu sırada, Osmanlı devleti topraklarına sürülmüş olan Kafkasya göçmenlerinin kurdukları cemiyetlerin temsilcileri 1916 yılında Berlin ve Viyana’ya giderek, Rusya esareti altındaki Kafkasya halklarının durumunu Avrupa devletlerine anlattılar. Haziran 1916’da Lozan’da toplanan Esir Milletler Kongresi’ne katılan Kafkasya temsilcileri Çerkezistanlı İsmail Bidanuk ile Dağıstanlı Seyyid Tahir Elhüseyni, Kafkasyalıların milli kahramanı İmam Şamil ile Dağlıların hürriyet savaşlarını dile getirerek, Avrupa’da Kafkasya’nın Rusya esaretinden kurtarılması için faaliyette bulundular.

Çarlık rejiminin sonunu hazırlayan Şubat 1917 ihtilali Kafkasyalılara bağımsızlık fırsatını vermişti. Rusya’nın çözülmeye başladığını gören Kafkasyalılar 8 Mart 1917’de Terekkale (Vladikavkaz) şehrinde Birleşik Kafkasya Dağlıları Birliğinin Geçici İdaresi adlı millî bir teşekkül meydana getirdiler. Bu teşekkülün öncülüğüyle bütün Kafkasya’dan gelen 500 temsilcinin katılımıyla 3-7 Mayıs 1917 tarihleri arasında Birinci Genel Kuzey Kafkasya Kongresi toplandı. Kongrede dil bakımından aralarında farklar bulunan Kafkas halklarının gelenek, görenek ve hayat felsefesi yönünden bir millet halinde birleşip kaynaştıkları vurgulandı. Andi şehrinde 18 Eylül 1917’de toplanan ikinci kongreye katılan 1.500 temsilci Birleşik Kafkasya Dağlıları Cumhuriyetinin anayasasının temel ilkelerini belirledi. Bu ilkeler arasında Kafkasyalıların siyasî bir birlik teşkil ettikleri ve bu birlik içinde her kabilenin tam bir özerkliğe sahip olacağı gibi önemli maddeler yer almaktaydı.

Ekim 1917 ihtilaliyle Bolşevikler Rusya’da iktidarı ele geçirdiler. Rusya sınırları içinde yaşamakta olan Müslümanların sempatisini kazanmaya çalışan Merkezi Hükümet, 24 Kasım 1917’de “Rusya halklarının hakları beyannamesi”ni yayınladıktan hemen sonra, “Rusya’nın ve Doğu’nun bütün Müslüman işçilerine” hitaben özel bir çağrı neşretti. Bu çağrıda Müslümanların inanışlarına ve geleneklerine saygı gösterileceği vaat ediliyordu. Lenin ve Stalin imzalarını taşıyan bu tarihi belgede şunlar dile getiriliyordu:

Rusya Müslümanları, Volga ve Kırım Tatarları, Sibirya ve Türkistan Kırgızları ve Sartları, Kafkas Ötesinin Türk ve Tatarları, Çeçenler ve Kafkas Dağlıları, sizler!...Camileri ve ibadethaneleri yıktırılmış, inanışları ve gelenekleri Çarlar ve Rusya’nın yıkıcıları tarafından boğulmuş olan sizler!...İnanışlarınız ve gelenekleriniz, milli ve kültürel kurumlarınız bundan sonra serbesttir ve dokunulmazlık içindedir. Milli hayatınızı serbestçe ve müdahalesiz şekilde organize ediniz. Bu sizin hakkınızdır. Biliniz ki, haklarınız Rusya’nın bütün halklarının hakları gibi, İhtilalin bütün gücü ve onun organları olan milletvekilleri, işçiler, askerler ve köylülerin Sovyetleri tarafından korunacaktır. O halde, bu ihtilali destekleyiniz…

Birleşik Kafkasya Dağlıları Geçici Hükümeti Rusya’dan ayrılarak bağımsız bir devlet kurduğunu daha 20 Kasım 1917 tarihinde duyurmuştu. Kafkasya’nın bağımsız bir politika izlemesi bölgedeki Rus, Kazak ve Ukraynalıları rahatsız etmiş ve bölgenin birliğini parçalamak için harekete geçmişlerdi. Kafkasya birliğinin parçalanma tehlikesi üzerine, Ruslara karşı ittifak imkânlarını araştırmak ve Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan devletlerinden oluşan Mevarayi Kafkas (Kafkas Ötesi) Konfederasyonunun durumunu anlamak, aynı zamanda da Kafkasya’nın bağımsız devlet olmasını sağlayıp bu konuda Türkiye’den yardım istemek üzere Abdülmecit Çermoy ve Haydar Bammat başkanlığında bir heyet 1918 Nisanında Trabzon’a geldi. Kafkasyalılar en muhtaç oldukları maddî yardımı Türkiye’den bekliyorlardı.

Karadeniz iskelelerinden yardım almaları mümkün olmadığı için, Kafkasyalılar Türkiyenin kendilerine yapacağı silah ve cephane yardımının Mevarayi Kafkas Konfederasyonu ile anlaştıktan sonra kara ve demiryolu vasıtasıyla yapabileceğini belirtmişlerdi. Bu itibarla Osmanlı devletinin Kafkasya’ya yardım etmek istemesi yetmiyor, Kafkasya ile Kafkas Ötesi arasında barış ve dostluğu sağlayıcı bir rol üstlenmesi de gerekiyordu.

Kafkasya heyeti Enver Paşa ile görüşmek üzere Batum’a gitti. Heyetin tekliflerini kendi siyasetine uygun bulan Enver Paşa onları İstanbul’a getirerek hükümetin diğer üyeleriyle görüşmelerini sağladı. Böylece Osmanlı siyasî ve askerî çevrelerinde Kafkasya meselesi bir anda ön plana çıktı. Basında da heyetin faaliyetleri hakkında olumlu yazılar yazılmaya ve Kafkasya’nın Türkiye için taşıdığı önemi belirten yorumlar çıkmaya başladı.

Kafkasyalılar 11 Mayıs 1918’de Birleşik Kafkasya Cumhuriyetini kurduklarını ilan ettiler ve bunu Osmanlı devleti ile diğer ülkelere birer nota ile duyurdular. Notada şu maddeler yer almaktaydı:

1- Kafkasya Dağlıları Birliği, Rusya’dan ayrılarak müstakil bir devlet kurma kararı vermiştir.

2- Yeni devletin ülke sınırları kuzeyde Dağıstan, Terek, Stavropol, Kuban ve Karadeniz vilayetlerinin eski coğrafi sınırları, batıda Karadeniz, doğuda Hazar Denizi olacak, güney sınırları Maverayi Kafkas (Kafkas Ötesi) hükümeti ile daha sonra tesbit edilecektir.

Birleşik Kafkasya Cumhuriyeti’nin nüfusu 4.221.860 kişiden oluşuyordu. Bunların içinde asli unsur olan Kafkasya halklarının sayısı 3.228.259 kişi idi. Kazak, Rus ve Ukraynalılardan oluşan Slav nüfusu 892.362 kişi idi. 100.969 kişilik nüfus ise Ermeni, Yahudi, Gürcü, Rum, Tatar v.s. gibi yabancı unsurlardan oluşuyordu.

Birleşik Kafkasya Cumhuriyeti’nin kabul edilen bayrağında 7 yıldız yer almaktaydı. Bu 7 yıldız, Cumhuriyeti oluşturan 7 eyaleti temsil etmekteydi. Bu eyaletler: Abhazya, Adigey, Kabardey, Karaçay-Malkar, Osetya, Çeçen-İnguş ve Dağıstan idi.

Osmanlı devleti Birleşik Kafkasya Cumhuriyeti’ni hemen tanıdı. Enver Paşa da her türlü yardımın yapılacağını resmen taahhüt etti. Birleşik Kafkasya Cumhuriyeti’nin İstanbul tarafından tanınması Rusya’nın şiddetli tepkisine yol açtı. Bu şekilde Türkiyenin nüfuz ve hâkimiyeti Kafkasya’ya yayılmış bulunuyordu.

Kafkasya’nın istiklalini ilan etmesi Türk basınında büyük yankılar uyandırdı. 14 Mayıs 1918 Salı tarihli Tasvir-i Efkâr gazetesi “Şimali Kafkasya İlan-ı İstiklâl Etti” başlıklı haberinde yeni devletin sınırları, yüzölçümü ve nüfusu konularında ayrıntılı bilgiler verdikten sonra “Kafkasya’da bir Türk Hükümet-i İslamiyesi’nin kurulması biz Türkler ve Osmanlılar için ayrıca sevinç ve memnuniyetle karşılanacak hayırlı bir hadisedir”yorumuyapılıyordu. gazetesi “Şimali Kafkasya İlan-ı İstikll Etti” başlıklı haberinde yeni devletin sınırları, yüzölçümü ve nüfusu konularında ayrıntılı bilgiler verdikten sonra “yorumu yapılıyordu.

Rusya’nın tehditlerine aldırmayan Türkiye 8 Haziran 1918’de Batum’da Birleşik Kafkasya Cumhuriyeti murahhasları ile bir dostluk anlaşması imzaladı. Bu anlaşma gereğince Türk Hükümeti Birleşik Kafkasya Cumhuriyetine askerî yardımda bulunmayı ve dış tehlikelerden korumayı üzerine almıştı.

Osmanlı Devleti Hükümeti ile Kafkasya Dağlıları Birliği Hükümeti arasında imzalanan dostluk antlaşmasının bazı maddeleri şöyleydi:

1- Hükümet-i seniyye ile Kafkasya Cibaliyyunu İttihadı hükümeti arasında daimi müsalemet ve müstakır muhadenet hüküm-ferma olacaktır.
(Osmanlı Hükümeti ile Kafkasya Dağlıları Birliği Hükümeti arasında daimi barış ve istikrarlı dostluk hüküm sürecektir.)
2- Kafkasya Cibaliyyunu İttihadı hükümeti tarafından taleb vuku’unda , hükümet-i Osmaniye, intizam ve asayiş-i dahilinin temin ve iadesi için lede’l icab silah kuvvetiyle muavenette bulunacaktır.

(Kafkasya Dağlıları Birliği Hükümeti tarafından talep edildiğinde, Osmanlı Hükümeti düzen ve iç güvenliğin sağlanması ve eski haline getirilmesi için gerektiğinde silah gücüyle yardımda bulunacaktır.)

8 Haziran 1918 tarihinde Batum’da düzenlenen antlaşma metninin altında Birleşik Kafkasya Cumhuriyeti temsilcilerinden Haydar Bammatov, Abdülmecid Tapa Çermoyev, Ali Han Kantemir, Zubeyr Timurhan, Mehmet Kadı’nın imzaları bulunmaktaydı. Çeçen kökenli Abdülmecid Tapa Çermoyev Hükümet Başkanı, Kumuk kökenli Haydar Bammatov ise Dışişleri Bakanı idiler.

Kafkasya’nın kaybı Lenin’in deyimiyle hayat kaynağına giden yolların elden çıkması demekti. Rusya’nın hayat kaynağı ise Kafkas Ötesindeki Bakü petrolleriydi.

Lenin, Astrahan yolu ile Dağıstan üzerinden Kafkasya’ya Kızıl Ordu tümenlerini sevk etmeye başladı. Öte yandan İngilizler tarafından silahlandırılmış bir donanma ile desteklenen Beyaz Rus ve Ermeni kuvvetleri de güneyden Kafkasya’ya saldırdılar.

Kafkasya’nın Rus işgaline uğraması üzerine Türk Hükümeti harekete geçerek Dağıstan üzerinden Kafkasya’ya “Kafkas İslam Ordusu” adıyla teşkil olunan askerî birlikler gönderdi. Bunun üzerine Beyaz Rus ve Ermeni orduları güneye çekildiler. 6 Ekim 1918’de Derbend’i ele geçiren Kafkas İslam Ordusu, Doğu Kafkasya’yı hâkimiyet altına aldı. 7 Kasımda Şamilkale şehrinin kurtarılmasıyla Beyaz Rus birlikleri Hazar denizi yoluyla Kafkasya’yı terkettiler.

Kafkasya’nın doğu kısmında duruma hâkim olan Türk ordusu ve millî kuvvetler Dağıstan’da millî otoriteyi kurmuşlar, devlet teşkilatının sağlamlaştırılması için Türk subayları millî hükümetle işbirliğine girmişlerdi. Fakat Kafkasya’nın batı kesiminde Terek ve Kuban Kazaklarının yerli halka yaptıkları baskı gittikçe artmaktaydı. Türk hükümeti bu bölgelerde de düzeni sağlamak ve millî otoriteyi güçlendirmek için askerî tedbirlere başvurdu ve durumu hızla düzeltmeye başladı.

Birinci Dünya Savaşının Osmanlı Devletinin yenilgisiyle sonuçlanması üzerine Türk ordusu 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros mütarekesine göre 1914 öncesi sınırlara çekilmek zorunda kaldı. Türk ordusu 28 Aralık 1918’de Kafkasya’dan ayrıldı. Kafkasya’yı terk eden Türk ordusunun Anadolu’nun kurtuluş savaşına girişmesiyle Kafkasyalılar Rusya’ya karşı mücadelelerinde yalnız kaldılar.

Bu arada, 12 Aralık 1918’de Çermoyev hükümeti istifa etmiş, yerine Pşimaho Kosok hükümeti geçmişti. Yeni hükümet bütün Kafkasya halklarını seferber ederek Rusya’ya karşı mücadeleye devam etti. Ancak bolşevik Rusya ile savaşan Çar taraftarı ve bolşevik düşmanı Rus generali Denikin, Kafkasya’da bağımsız bir devletin kurulmuş olmaına tahammül edemeyerek bolşevik aleyhtarı Rus Kazaklarından oluşan büyük bir ordu ile Kafkasyalılara saldırmıştı. İngiltere tarafından desteklenen Denikin’in düzenli ve tam techizatlı ordusuna fazla direnemeyen Dağlılar yavaş yavaş yenilgiye uğramaya başladılar. Denikin’in orduları nihayet Osetya, Kabardey, Adigey ve Karaçay-Malkar bölgelerini işgal etti. Mayıs 1919’da Denikin’in ordularının Dağıstan’da Hasavyurt’u da ele geçirmesinin ardından, Pşimaho Kosok hükümeti 12 Haziran 1919’da istifa etmek zorunda kaldı.

Birleşik Kafkasya dağlıları hükümetinin artık fiili olarak çalışma imkanı kalmaması üzerine, bağımsızlık yolunda savaşa devam kararı veren Kafkasyalılar dağlara çekildiler ve tarihten gelen abrekgeleneğini sürdürdüler. Kafkasya halkları bir cephede bolşeviklere karşı savaşırlarken, diğer cephede İngiltere’nin emperyalist siyasetine alet olan, Çar destekçisi general Denikin’in ordularına karşı mücadele ediyorlardı.

Mart 1920’de Dağıstan’ın bolşevikler tarafından ele geçirilmesinin ardından, 20 Mart 1920’da general Denikin bolşeviklere yenilip, kumandayı general Wrangel’e bırakıp kaçtı. Sovyet hükümetinin kızıl ordusu böylece Kafkasya’yı işgale başladı. Kafkasyalıların bolşeviklere karşı hürriyet mücadelesi çok kanlı çarpışmalarla geçti ve 1921 yılı Mart ayına kadar devam etti. Bu arada Mustafa Kemal tarafından kurulan Ankara hükümetinin Sovyet hükümeti tarafından tanınması ve 16 Mart 1921 Moskova antlaşmasının imzalanmasıyla, Kafkasyalılar Türkiyeden umutlarını kestiler.

11 Mayıs 1918’de kurulan Birleşik Kafkasya Cumhuriyeti Sovyetler tarafından ortadan kaldırıldıktan sonra, Sovyet Kızıl Ordusu Kafkasya’yı işgal ederek bölgeyi Sovyet hâkimiyeti altına aldı.


* Kafkasya Halkları ortak bir kültür etrafında birleşmiş, tarih boyunca kader birliği yapmış olan Abhaz, Adige, Karaçay-Malkar, Oset, Çeçen-İnguş ve Dağıstan halklarıdır.
 
Kaynakça
Aslanbek, M. Karaçay ve Malkar Türklerinin Faciası.-Ankara, 1952.
Baytugan, Barasbi. Kuzey Kafkasya (1917-1970).-Samsun, 1998.
Bennigsen, A. – C.L. Quelquejay. Step’de Ezan Sesleri.-İstanbul, 1981.
Havjoko, A. Canbek. “Abrek Zelimhan”. Birleşik Kafkasya, 1 (3) 1965, 16-20.ss.
Hızal, Ahmet Hazer. Kuzey Kafkasya Hürriyet ve İstiklal Davası. Ankara: 1961.
Kumuk, Cem. Neredesin Prometheus?.- İstanbul, 2004.
Kurat, Akdes Nimet. Rusya tarihi-Başlangıçtan 1917’ye kadar.-Ankara, 1993..-Ankara, 1993.
Kutlu, Tarık Cemal. “Göç, katliam ve sürgün”. Kuzey Kafkasya , 3 (16), Ocak1973, 10-11.ss.
Saydam, Abdullah. “Kuzey Kafkasya’daki Bağımsızlık Hareketleri” Avrasya Etüdleri, 2 (1), 1995, 88-122.
Şahin, Enis. “Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nin İlanı”. Kafkasya Araştırma&Analiz, 2 (3), 2007, 4-17.ss
Turan, M. Aydın. “Kuzey Kafkasya Toplumlarının Nüfuslarındaki Kantitatif Değişmeler”. Kuzey Kafkasya, 11 (64-65), 1987, 8-18.ss.
 
Prof. Dr. Ufuk TAVKUL
Ankara Üniversitesi
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi
 
Kaynak: Kafkasevi

Hakkımızda

ÇerkesyaCerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.

Çok Okunanlar

Çerkesler Türk mü?

Çerkesler Türk mü?

Ara 02, 2018 Rate: 0.00

Kafkasya Neresidir?

Kafkasya Neresidir?

Ara 10, 2018 Rate: 0.00

Kabardey Aile Armaları

Oca 25, 2019 Rate: 0.00

Son Twetler

https://t.co/z2AVKFGjVf
Adıge Cumhuriyeti'nin Kuruluş Yıl Dönümü Kutlu Olsun https://t.co/10PUan3hJA
RT @ajanskafkas: Mustafa Aydın Turan | Mehdi Nüzhet Çetinbaş yazdı https://t.co/bM0qHZIb6X https://t.co/LV5Nislevy
RT @gilahsteney: Bu hikayeyi daha önce de duymuştum bir dadeden çok araştırdım doğruluğunu Şorten Askerbiy'in Kazanokue Jabağı kitabında da…
Follow Çerkesya on Twitter

Post Gallery

Çerkes Parası ve Kaffed'in Kozmik Aklı

Çerkeslerin Mitolojik Kahramanı Nart Sosruko Mobil Oyun Oluyor

Eski Kafkas halkları, Amerikan yerlileri ve Sibirya halklarıyla akrabaymış

Belgesel Film Gösterimi-Çerkes Atının Öyküsü Şağdi

Hayriye Melek Hunç Anısına Kitap Günleri

Adıgey Halkı Anadilde Eğitim İstedi

Sarıkamış’tan Bir Şehit Öyküsü

Efsanevi Kabardey Atları Dörtnala Geri Dönüyor

Çerkes Kültürüne Son Bir Yaşam Alanı